viral pazarlama

Pazarlama ve Satış Arasındaki Ezeli Rekabet mi? Ebedi Kazanç mı ?


 

Pazarlama ve Satış genelde birbirlerine karşı önyargılıdırlar. Satış için pazarlama hipermetropi, Pazarlama için satış miyopidir. İkisi de birbirlerini küçümserler ve ikisi de buna istinaden başarısız olur.

Satış, pazarlamacıların satış sürecinde müşterilerle daha mesafel1e5accei olduğunu ve müşteriler ile ilgili ortaya çıkan bütün durumlardan bihaber olduğunu düşünme eğilimindedir. Bu sırada pazarlama ise satışın bireysel müşteriye daha fazla odaklanarak büyük pazarın farkında olmadığı ve geleceği tehlikeye atarak yapılan kısa vadeli eylemler olduğunu düşünür. Genellikle işletmelerde ve zihinlerde bu ikisi birbirine karışmış durumdadır. Bunun sebepleri ise ekonomik ve kültürel değişiklikler olarak görülebilir. İşletmelerin bu iki birime yeterince bütçe ayırmak istememesi ve yöneticilerin satış biriminin pazarlamanın bir parçası olduğunu görmemesinden kaynaklanır.

Pazarlama ürün veya hizmetimizi hedef kitlenin ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda sunulmaya hazır bir değer haline getirmeyi pazarlama karması kapsamında amaçlarken, satış ise müşteriye sunmaya hazır bu değeri satma eylemi ve işletmeye finans kaynağı oluşturma sürecinin faaliyetidir. Satışçılar kendilerini düşünerek kendisine belirlenen kota hedefini tutturmak için düşük kar oranlı ürünlere yönelirler. Pazarlama ise kota yoktur işletmeyi düşünür, yüksek kar oranlı ve geleceği olan ürünlerin satılmasını ister. Belirlenen bütçeler Pazarlama ve Satış çatışmasında kazananı belirlemek için etkili rol oynar.

Pazarlama fonksiyonu ise işletmeden işletmeye önemli ölçüde bütçe ve yönetim anlayışı doğrultusunda farklı rollere bürünebilir. Çoğu işletmeler pazarlama odaklı olmayı 4p içinden sadece “Promotion” kısmı olduğunu düşünmekten öteye gitmezler ama başarılı şirketler, organizasyonun “Pazarlamanın Öncülük Ettiği” bir işletme haline gelmesi gerektiğine inanırlar. Örneğin Coca-Cola, IBM, General Electric gibi şirketlerde ciddi ve özel bir güç olarak gördükleri pazarlamaya özen gösterirler. Tanımlanmamış ilişki türünde birimler bağımsız hareket eder ve büyürler, herhangi bir problem çıkmadıkça bilgi akışı söz konusu değildir. Tanımlanmış ilişki içinde süreçler ve kurallar belirlenmiştir, bu anlaşmaya ve sorumluluklarına bağlı kalarak ortak hareket ederler. Satış ve pazarlama uyumunda net sınırlar vardır ama bu sınırlar esneyebilir. Satışçılar ve pazarlamacılar birbirlerine uyum göstermeye gayret ederler. Bütünleşmiş ilişki ise sınırları ortadan kaldırır, bütçeleme daha esnek ve daha karmaşık hale gelir, ”Beraber yükselip beraber düşme” kültürü gelişir. Tanımlanmamıştan tanımlanmışa geçişte pazarlamanın rolü esas olarak satış gücünü destekleme halinde geçerlidir, yöneticiler ilişkinin açık kurallarını oluşturmak zorundadır. Tanımlanmıştan uyumluya geçiş, uyumlu bir ilişki oluşturma ve yeni beceriler eklemek için; Disiplinli iletişimi teşvik etme, ortak görevler yaratma ve işleri rotasyona sokma, satış gücüyle çalışmak üzere pazarlamadan bir arabulucu atama, pazarlamacılarla satışçıları yan yana koyma, satış gücünün geribildirimini iyileştirme adımlarını atmak gerekir. Uyumludan bütünleşmiş bir ilişkiye geçmek için; Baş gelir görevlisi atama ,pazarlamayı iki gruba ayırma, paylaşılan gelir hedefleri ve ödül sistemleri oluşturma, satış ve pazarlama ölçülerini bütünleştirme yapılabilir. Bu iki birimin ölçülebilir olması için pazarlamacılar uzun vadeli planlar yaptıkları için uzun vadeli değerlendirilmeleri gerekir. Satışçıların değerlendirilmesi pazarlamacılara nispeten daha kolaydır. Satış kotaları ve yüzdeleri, brüt kar gibi daha nicel değerler taşır.2b05eca

Pazarlama’ya hareket etme imkanı bırakılır ve pazarlama karmasının gerekleri yerine getirilirse; müşteri talepleri doğru karşılanır ve memnuniyet artar bu memnuniyet arttıkça satış departmanı daha kolay satarken, pazarlama aynı zamanda işletme için daha kolay plan yapabilir. Ve yıllardır karıştırılan bu kavramlar daha net anlaşılabilir. Ne dersiniz? Pazarlama ve Satış barışırsa kazanan hem müşteri hem işletme olmaz mı ? Bu kavramlar arasındaki ezeli rekabet, ebedi kazanca dönüşebilir mi ?

Tebrikler LinkedIn! Tam 12’lik Dilimi Vurdunuz!


 

Türkiye’de 2012 yılını %97‘lik büyüme ve 1 milyonun üzerinde üyeyle kapatan LinkedIn, geçtiğimiz günlerde 200 milyon üyeye ulaştı. LinkedIn büyük haberi, örnek teşkil edebileceğini düşündüğüm bir şekilde büyüttü: Kullanıcılarının hakkını teslim ederek.Canon 70-200mm Lens Thermos Coffee Mug

Görsel, geçtiğimiz günlerde LinkedIn’den aldığım tebrik e-postasına ait. Canon 24-105mm Lens Coffee Mug

LinkedIn’de en fazla görüntülenen %1‘lik ve %5‘lik dilime giren tüm kullanıcıların aldığı e-postalardan biri. Konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek istediğinizde, hemen aşağıda görüntüleyebileceğiniz LinkedIn’in Kıdemli Başkan Yardımcısı Deep Nishar imzalı bir teşekkür mektubuna erişiyorsunuz.

LinkedIn’de en çok görüntülenen %1’lik ya da %5’lik dilimde yer almak, profesyonel ağınıza duyurmak isteyeceğiniz türden bir haber. Terfileriniz, iş değiştirmeleriniz, yöneticinizden aldığınız övgülerden farksız. Profesyonel ağınız bir yana, Facebook’ta yakın çevreniz ve arkadaşlarınıza da duyurmak isteyeceğiniz bir haber.


BASİT BİR HESAPLA 350 MİLYONLUK ERİŞİM

200 milyonluk ağda %1’lik dilimde 2 milyon, %5’lik dilimde 10 milyon kullanıcı var.

%5’lik dilime giren kullanıcıların %10’unun bu haberi paylaştığını ve ortalama 250 kişiye dokunduklarını hesaba katarsak: 1 milyon x 250 = 250 milyonluk bir erişime ulaşıyoruz.

%1’lik dilime giren kullanıcıların yine %10’unun bu haberi paylaştığını ve bir önceki gruba göre daha yüksek erişime sahip olduklarını düşünürsek: 200.000 x 500 = 100 milyonluk bir erişime ulaşıyoruz.

Basit ve mütevazi bir hesapla LinkedIn bu iletişimle 350 milyonluk bir erişim yaratıyor. Haberin yalnızca LinkedIn’de değil, Facebook ve Twitter’da paylaşılma motivasyonu yarattığını ve %10’luk varsayımı çok daha yukarılara çekebileceğini de hesaba katmak gerekiyor.

TEBRİKLER LINKEDIN! TÜM DİNAMİKLERİ TETİKLEDİNİZ!

LinkedIn, pürüzsüz bir kurguyla ve 0’a yakın masrafla yeri göğü inletmeyi beceriyor:

- Profesyonel kullanıcılarına, profesyonellere yakışan bir muameleyi teslim ediyor.

- Kullanıcılarının taşımak isteyecekleri içeriği belirliyor.

- Marka konumlanması ve mesajını kampanyanın çekirdeğine yediriyor.

Sonuç? Bu ara hedef kitle bundan söz ediyor.

Coke Zero ile 007 olmak için 70 saniyeniz var


 

Hatırlarsanız daha önce sizinle TNT’nin yaratıcı viralini paylaşmıştık. TNT, bu viralde sokak ortasına kocaman bir buton koymuş, bu butona tıklayanları gerçek hayatta dizi setinde hissettirmişti. Dipnot: TNT’nin bu videosu şu ana dek Youtube’da tam 37 milyon kez izlenmiş.

Coke Zero da [bazı sahneleri Türkiye’de çekilen] yeni James Bond filmi 007 Skyfall’un tanıtımı kapsamında bondseverlere 70 saniyeliğine James Bond olma şansı tanıdı. Katılımcılar, hedefe 70 saniye içinde çeşitli zorluklar altında ulaşmaya çalıştılar. Bir tren istasyonunda gerçekleşen aktiviteye dahil olan katılımcılardan, hedefe ulaşabilenler, filme bilet kazandılar.

P&G’nin Olimpiyatlar için hazırladığı annelere yönelik videosu gibi, Coke Zero da bondseverler için önemli bir etkinliği gerçek hayata taşıyarak o dönemin popüler konusunu bir marka çalışmasına dönüştürmeyi başarmış. İzleyelim:

Coachella 2012: Müzik Endüstrisinde İlk Ölü – Diri Düeti


 

Best Of albümlerin, nostalji fırtınalarının ve derlemelerin müzik için ne kadar önemli olduklarını bilirsiniz. Sayısız örnek arasından, Apple’ın The Beatles destekli iTunes lansmanı halen zihinlerde taze. Peki hayatta olmayan müzisyenler konser verse, düet yapsa ve hatta turneye çıksa?

Coachella 2012 kalabalığı, ilk ölü-diri düetine şahitlik etti. 1996 yılında hayatını kaybeden Tupac, hologram görüntüsüyle Snoop Dogg‘la bir düet gerçekleştirdi. Önce, izleyelim.

Yani?

1. Etkinlik, gündem yaratır. Müzik festivallerinde sürpriz düetlere, atışmalara alışkınız. Tupac hologramı, konuyu başka bir noktaya taşıyor.

2. Etkinlik, konuşulur. Rock’n Coke esnasının ve ertesinin sayısız farklı kaynakta, sayısız içeriğe dönüşmesini hatırlarsınız. Hologram Tupac, çok konuşulacak.

3. Etkinlik, sosyal + mobildir. Tupac hologramının webde yarattığı etki, Twitter hesabı ya da performans anında beliren akıllı cihazlar… Lafı uzatmaya gerek yok.

İşin çarpıcılığı ortada, etiği muhtemelen tartışılacak. Ufukta beliren, nostalji fırtınalarının dijital satışlara ek olarak canlı performanslarla da nakte çevrilmesi. Ufuğun bir adım sonrası, oyun konsollarında takip eden Guitar Hero versiyonlarında Kurt Cobain hologramının yanıbaşınızda belirmesi.

Sessiz. Sakin. Tuşa Bas, Hareket Ekle: TNT


 

Televizyon dizilerini neden seyrediyoruz? Başkalarının hayatını yaşayabilmek, olağandan uzaklaşmak, günlük döngülerimize alternatifler yaratmak… Ne de olsa hepimizin ”Friends” ya da ”How I Met Your Mother”daki karakterlerden gerçeklermişçesine bahseden tanıdıklarımız var.

TNT, yüksek kaliteli yayın lansmanı için Belçika’da ölümüne sakin bir sokağa ”Drama Tuşu” yerleştiriyor. Sokak, aniden dizi setine dönüyor. ”Drama Bizim İşimiz” minvalindeki mesaj da cabası.

Mustafa Topaloğlu & Hayko Cepkin Tartışıyor: #cikisinicinden


 

Mustafa Topaloğlu ve Hayko Cepkin“in herhangi bir konuda tartıştığını düşünebiliyor musunuz? Herhangi bir konuyu sonuçlandırmaya çalıştığını?

Facebook feed”lerimizi şenlendiren videoların önemli bir bölümünün televizyon gafları, Flash TV incileri ve benzerlerinden oluştuğunu düşününce, Mustafa Topaloğlu ve Hayko Cepkin içeriğini daha sık görme ihtimalimizin ciddiyeti su yüzüne çıkıyor. Ekşi Sözlük ve diğer sözlükler However, commercial herbal products are available made with a combination of vitamins and minerals intended to quickly buy-detox.com the body of traces. için de iyi malzeme. Viral etki göstermesi muhtemel.

İşin içinden çıkılır mı çıkılmaz mı bilinmez. Öte yandan, Cappy kapağının altından neler çıkabileceğini takip ediyor olacağız. (Dekordaki meyveler dikkatinizi çekti mi?:)

Şahan”ın “”Zorunda Mıyım?””ı henüz belleklerde taze. Şahan”ın yıllar önce webde viral etki göstermesi muhtemel işlerin frekansına yaklaşması şaşırtıcı değil mi?

Türk Hava Yolları ile Virale Uçuyoruz


 

Birkaç gündür sosyal medyada dönen video’yu izlemişsinizdir. Bir erkek çıkıyor ve sevgilisine aslında dil okulunda olmadığını, bu süre içerisinde seyahatte olduğunu ve neler yaşadığını anlatırken, bir anda farklı ülkelerden, farklı kişilerin birer kelimeyle katıldığı, güzel cümleler oluşmaya başlıyor ve sonunda evlenme teklifi… Ne kadar romantik online casino diye düşünürken, aklımıza gelen soru VİRAL!

Aslında videoyu dikkatli izlediğimizde, Türk Hava Yollarının ambleminin bir kısmının görüldüğü kart, uçtuğu millerden, ve hediye kazandığı millerden bahsetmesi, hangi markanın virali diye düşünmemize fırsat bile vermedi. Ama marka konusunda az merak uyandırsa da içerik konuşuldu mu, evet hala konuşuluyor. Sadece video ile kalmayarak thumblr üzerinden bir blog da açmışlar. Bunu da video”nun sonunda “Sevgilim bak! bi de blog yaptım:) : hepsiniseninicinyaptim.thumblr.com ile duyuruyor.

Dediğim gibi bu nedir diye fazla merak uyandırmıyor, ama konuşuluyor.

Next Page » Scroll to top