turkcell

Pazarlama Kokusu Sardı Dört Bir Yanımı…


 

İstinye Park’ı saran taze ekmek kokusu, tam da Starbucks’ın önünden geçerken bizi adeta hipnotize eden buram buram kahve esintileri…

Tabi ki tahmin ettiğiniz üzere bunların hiç biri tesadüf değil. Son yılların trendi koku pazarlamanın etrafımızı saran etkileri.

Bizi yıllar öncesine götürebilen koku hafızasının gücünü markaların keşfetmesiyle artık her markanın logosu gibi kendine has bir parfümü var. Turkcell TIM’lerin özgün kokusu hepimizin aklına gelmiştir. İşte koku pazarlamanın en iyi örneklerinden biri!

Geçmişimizi canlandırmanın en özel yolunun kokular olduğunu düşündüğümüzde markalar için bu pazarın ne kadar faydalı ve stratejik olduğunu anlayacaksınız. O kokuyu duyduğumuzda eski sevgilimizi hatırlar gibi markaları hatırlayacağız artık.

Fırınlar ekmek, kahve mağazaları kahve, Turkcell gibi markalar rahatlatıcı parfümlerle kendini ifade ederken müşterilerine inanılmaz bir haz yaşatıyor ve markaya olumlu duygularla yaklaşmamızı sağlıyor.

Çarpıcı bir örnek vermek gerekirse; Almanya’da Nivea’nın güneş kremi reklamı sonrası sinema salonuna verdiği kokuyla satışları %500 artış gösteriyor.

Yeni araba kokusu da aslında bu pazara dahil çünkü arabanın yeni olduğunu bize hissettiren o tanıdık koku fabrika çıkışından önce arabaların içine sıkılıyor ve sonuç ortada! Bizim yeni araba kokusu sandığımız şey araba tutkunlarını fazlasıyla etkisi altına alıyor.

Üstelik Vavana gibi markalar evler için de parfümler yaratıyor. Yani istediğimiz kokuyla evimize bile kimlik kazandırabiliyoruz. Arzu ederseniz okyanus rüzgarları, arzu ederseniz çiçeksi dokunuşlar…

Duyularımız işgal altında olsa da koku pazarlama temiz ve cezbedici bir pazar. Şimdi Chanel Egoist kokusu duyduğumuzda yıllar önce ki sevgilimizi hatırlamak yerine markaları hafızamızda canlandıracağız… Ve o tanıdık, güzel hisle başka bir markayı tercih etmek artık çok zor olsa gerek. Aldatmak gibi düşünün, başka bir koku duyduğunuzda yabancılık çeker, kötü hissedersiniz :) Koku dünyasına hoş geldiniz!

Spora Sponsor Olmanın Marka İmajına Etkisi


 

Spor derken, aslında kulüp takımlarını kastetmiyorum çünkü kulüp takımları açısından sponsorluğun önemi anlaşılalı çok oldu. Ligimizin önemli takımlarının forma ön-arka ve kol sponsorlarından aldığı meblalar zaten markaların bu konuya ne kadar önem verdiğinin net bir göstergesi. Hatta Türk Hava Yolları’nın Barcelona ve Manchester United gibi dünyanın en büyük futbol kulüplerine resmi sponsor olması da bu duruma güzel bir örnek. Markaların kulüp takımlarıyla olan bu anlaşmaları, kesinlikle futbolseverler üzerinde büyük etki yaratıyor ve markalar da bu etkiyi marka imajına iyi giydiriyorlar.

Bu yazıda bahsetmek istediğim biraz daha farklı sponsorluklar. Mesela Türkiye 1. futbol ligi (yani süper lig). Turkcell’in uzun süredir sponsor olduğu süper ligimizin artık yeni sponsoru Spor Toto. Turkcell, sponsor olduğu süreçte bu desteği çok başarılı bir şekilde kullanıcıya yansıttı ve sadece bu konuda yaptığı iletişim çalışmalarıyla marka imajını güçlendirdi. “Turkcell Süper Lig Hiç Bitmesin” sloganını hala hatırlarız ve bir süre daha hatırlayacağız. Geçtiğimiz yıl Bank Asya da 2. futbol ligine (aslında yeni ismiyle 1. lig) sponsor oldu ve bu desteği tıpkı Turkcell gibi başarılı bir şekilde tüketiciye yansıtıyor. Yaptığı iletişim çalışmaları, özellikle Bank Asya Ligi için çeşitli kanallarda yapılan spor programlarıyla birlikte marka imajını oluşturuyor ve güçlendiriyor. Bank Asya’nın geçtiğimiz yıla kadarki imajıyla bu sene itibariyle oluşan ve güçlenen imajı arasında ciddi fark olduğunu düşünüyorum. Ayrıca milli takımımızın sponsorlarına baktığımızda sektörünün en büyüklerini görebiliyoruz: Turkcell, Ülker, Nike, Mercedes Benz, Efes Pilsen, Garanti Bankası, TTNet.

Diğer yandan önümüzdeki günlerde başlayacak Dünya Basketbol Şampiyonası kapsamında da birçok marka iletişim çalışmalarına çoktan başladı. Beko, Garanti Bankası, Ülker (Metro), Turkcell bu markalardan bazıları. Özellikle Garanti Bankası’nın 2001 yılında Türkiye’de düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası kapsamında basketbol milli takımımız için başlattığı sponsorluk ve Athena tarafından bestelenen şarkı ile desteklenen iletişim çalışmaları markaya çok büyük güç kattı. O yıllardan bugüne devam eden destek, Doğuş Grubu’nun kanalları NTV ve NTVSpor’un ’12 Dev Adam’ın maçlarını yayınlamasıyla daha da güçlendi. Turkcell’in geçtiğimiz yıl Hidayet Türkoğlu ile yaptığı reklam çalışmaları da bu desteğin iletişim çalışmalarının birer parçasıydı.

Basketbol ve özellikle de futbolun Türkiye’deki rolü ve insanlar üzerindeki etkisi düşünüldüğünde bu sponsorluk çalışmalarının marka bilinirliği oluşturma ve marka imajını güçlendirme konusunda ciddi etkisi var. Kulüp takımlarının ötesinde liglere ve milli takımlara yapılan yatırımlar da son yıllarda bu desteğin hızla artmasına ön ayak oldu.

Gezenzi'nin Ünlemleri!


 

Gezenzi“nin renkli ünlemlerine Beşiktaş ve Bebek”ten sonra Taksim”de de rastladım. Özellikle yukarıdan düşmüş efekti verilmesi (yerdeki parke taşlarının bu şekilde tasarlanması) çok güzel durmuş. Mesajı doğru bir şekilde verdiğine ve kesinlikle dikkat çektiğine inanıyorum. Ünlemleri koydukları bölgeler de özenle seçilmiş anlaşılan (akıllı telefon -iPhone, Blackberry vs.- kullanıcılarının daha çok bulunabileceği bölgeler). Gezenzi, bildiğimiz gibi “lokasyon bazlı mobil iz bırakma servisi” olarak insanların bulundukları yerleri site üzerinden işaretlemesine ve yorum yapmasına imkan tanıyor. Foursquare”in yakaladığı başarıyı Türkiye”de yakalamak isteyen Turkcell“in Lost temalı reklam yapması ve açıkhavadaki bu başarılı reklamı siteye verdiği önemi de gösteriyor. Sanal ortamdaki yer işaretlemeyi, gerçek hayatta dev ünlemlerle göstererek ilgi çeken ve sitenin iletişimini başarılı bir şekilde yapan Turkcell”i (ve ajansını) tebrik etmek lazım.

Gezenzi’den Lost’un Daha Önce Yayınlanmamış Görüntüleri


 

Geçtiğimiz günlerde Lost’un Dr. Chang karakterini canlandıran François Chau, Gezenzi‘nin davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. İzleyenler bilecektir Dr. Chang Lost’ta Dharma Int. şirketinde çalışan bir bilim adamı ve Dharma’dan ve adadaki projeden bahseden videolarda gördüğümüz Lost karakteri. Gezenzi için de Lost tadında bir video çekmişler François Chau ile. İşte o video:

Mobil Uygulama Yarışması


 


Turkcell, “yerli malı” tabir edebileceğimiz mobil uygulama arayışı içinde. UygulamalarYarisiyor.com adlı siteden detaylarına ulaşabileceğiniz bu yarışmada, uygulama geliştiricilerden insanların hayatını kolaylaştıracak, uygulama çeşitliliğini arttıracak mobil uygulamalar yarışırken Turkcell’in bir amacı da geliştiricilerin girişimciliğine destek olmak.

30 Haziran’a kadar başvuru kabul edilen yarışma sonucunda kullanımımıza açılacak yaratıcı, faydalı ve pratik uygulamalar olacak mı bekleyip görmek lazım. Sağlık, Uzaktan Eğitim, Finansal İşlemler, Lokasyon, Sosyal Paylaşım kategorilerinde özel ödül verilmesi de özellikle ihtiyaç olan ve önemini koruyacak veya arttıracak mobil uygulama alanlarının sinyalini veriyor.

« Previous Page Scroll to top