iPhone

Yeni Döngü: Mobil Internet


 

Mobil pazarlamanın en temel araçlarından biri olacak gibi görünen Mobil Internet’e biraz yakından bakalım.

Morgan Stanley tarafından yayınlanan “[HTML1]” ve “[HTML2]” çalışmaları, bu alanda bizi bekleyen gelişmeler hakkında oldukça aydınlatıcı kaynaklar. Morgan Stanley Global Teknoloji Araştırma Takımının başında yer alan Mary Meeker, önümüzdeki beş yıl içinde kullanıcıların Internet’e masaüstü bilgisayarlarından daha çok mobil cihazları aracılığıyla gireceklerini vurguluyor. Çok daha kişiselleştirilebilir pazarlama uygulamalarına imkan tanıyan mobil cihazlar aracılığıyla Internet’e girme tahmin edildiği kadar çok yaygınlaştığında, pazarlama alanında da birbirinden güzel ve yaratıcı uygulamaları görmeyi bekleyebiliriz.

Morgan Stanley’in çalışmalarından beş dikkat çekici noktayı paylaşmak istiyorum:

1) Morgan Stanley, bilgisayar alanında son 50 yılda meydana gelen 5 döngüden bahsediyor. Bunlar; 1-Mainframe (anabilgisayar), 2-minicomputer (mini bilgisayar), 3-PC (kişisel bilgisayar), 4-desktop Internet (masaüstü Internet) ve 5-mobil internet. Son olarak karşımıza çıkan mobil Internet döngüsünün başlamak üzere olduğuna değiniliyor. Morgan Stanley’e göre, her döngüde farklı lider şirketler ortaya çıkıyor. Başka bir deyişle, bir döngüde başarılı olarak öne çıkan bir şirket, bir sonraki döngünün liderleri arasında görünmüyor. Grafik 1’de de detaylarını görebileceğiniz gibi, mainframe’in önde gelen şirketlerinden olan IBM, sonra gelen döngülerde adından söz ettiremiyor. Bunun ötesinde, bir döngüdeki başarılı olmuş şirketler, piyasa değeri yaratma konusunda bir önceki döngüye göre hep çok daha başarılılar (Grafik 2).

2) Mobil Internet, desktop Internet’ten daha hızlı bir büyüme gösteriyor, ve önümüzdeki beş yıl içerisinde mobil Internet kullanıcılarının sayısının, masaüstü Internet kullanıcı sayısını geçeceği öngörülüyor. Bununla ilgili aşağıdaki Grafik 3’ü inceleyebilirsiniz. Ayrıca bahsedilen döngülerdeki kullanıcı sayılarını incelediğimizde, artışın logaritmik olduğu görülüyor ve 2000’lerde 1 milyar olarak hesaplanan desktop Internet kullanıcılarına karşın, mobil Internet kullanıcılarının 2020’lere kadar 10 milyarı bulacağı tahmin ediliyor (Bakınız Grafik 4). Burda vurgulamak istediğim bir nokta var. Mobil Internet kullanıcıları derken sadece cep telefonu kullanıcıları kastedilmiyor. Cep telefonu kullanıcılarının yanı sıra; Kindle, tablet, MP3 çalar, otomobil elektroniği (GPS, ABS, A/V), oyunlar, kablosuz ev aletleri aracılığı ile Internet kullanmak da mobil Internet olarak değerlendiriliyor.

3) Mobil Internet kullanımıyla alakalı olarak, IP’ye dayalı beş farklı ürün/servis gittikçe hem daha çok büyüyor, hem de daha çok yakınsıyor. Bunlar: 3G adaptasyonu, sosyal ağlar, video, VoIP (Voice over IP – IP üzerinden ses verisi gönderilmesi) ve gelişmiş mobil cihazlar. Özellikle Apple iPhone ve iTouch’ın patlama yaratması, mobil cihazların IP bazlı networklerde kullanımının çok yaygınlaşacağına dair öngörüleri kuvvetlendiriyor. 3G’nin de pek çok ülkede hayata geçmesi ile; VoIP, video ve sosyal ağlar gibi ürün ve servislere, daha çok gelişmiş mobil cihazlar üzerinden erişilecek. Ses ve konuşma, mobil hizmetlerin sadece bir bölümü olacak; sesin yanı sıra sosyal ağlar, oyunlar, video, müzik, kitaplar, alış-veriş, mesajlaşma ve lokasyon baslı uygulamalar (LBS-Location Based Services), mobil olarak kullandığımız hizmetlerin arasında yerini alacak. Kullanıcıların elindeki cihazla istediği zaman istediği hizmeti alma yönündeki beklentileri günden güne daha da artacak. Aşağıda yer alan Grafik 5’te, desktop Internet ve mobil Internetin karşılaştırmalı olarak gelişimini görebilirsiniz.

4) Facebook ve Apple, kullanıcıların nasıl iletişim kuracakları konusunda çıtayı bir tık daha yükseltiyor. Facebook, kullanıcılar tarafından oluşturulan içerik (video, fotoğraf, yorum, sosyal oyunlar gibi) açısından önde giderken, profesyonel kuruluşlarca hazırlanan içerik tarafında ise Apple iTunes, Amazon.com gibi oluşumların baskın olacağı öngörülüyor.

5) Mobil datadaki büyüme ve gelişme, operatörler için yeni bir dönem başlatacak. Mobil telefon kullanımında, sesten dataya doğru bir kayma görmek mümkün. Aşağıda Grafikte 7’de de görüldüğü gibi, ortalama cep telefonu kullanıcıları telefonlarını %70 ses için kullanırken, iPhone’u ses için kullanma oranı %45’lerde kalıyor.

Bütün bunların yanı sıra Türkiye’de mobil Internet kullanımına büyük etkisi olacağını düşündüğüm bir gelişme bekleniyor. Vodafone, Opera Mini web tarayıcısının özel bir versiyonunu Türkiye dahil gelişmekte olan ülkelerin bazılarında lanse etmeyi düşünüyor. Böylece düşük ücretli telefonlardan 2G ile bağlanarak Internet kullanmak mümkün olacak. Pek çok kişinin hayatlarında ilk defa cep telefonları aracılığıyla Internet’e girmesi beklenen uygulamada, amaç abonelere cepten Internet alışkanlığı kazandırmak. Çok temel bir cep telefonunu bile Internet kullanılabilir hale getiren bu ürün ile, Vodafone’un çeşitli data tarifeleri de sunması bekleniyor. Bu ürünle ilgili daha fazlasını [HTML3] öğrenebilirsiniz.

Virgin Atlantic Airlines, Flying Without Fear


 

Cep telefonları her geçen gün hayatımıza daha fazla nüfuz ediyor ve hep daha akıllı modeller ile karşılaşıyoruz. iPhone gibi akıllı telefonlar kullanıcıların vazgeçilmezleri olmaya başladıkça, markalar da tüketiciye dokunmak için bu cihazlardan vazgeçemez oluyorlar.

iPhone gibi cihazları kullanarak teknolojinin nimetlerinden faydalanan pazarlamacılar, birbirinden yaratıcı ve ilgi çekici uygulamalarla kullanıcıların karşısına çıkmaya devam ediyor. Bir taraftan AR – Augmented Reality (Zenginleştirilmiş Gerçeklik) teknolojisi ile kullanıcıya fiziksel ortamla sanal ortamı birleştirme imkanı tanınırken, diğer taraftan birbirinden eğlenceli advergame uygulamaları ile hedef kitlenin kalbi fethedilmeye çalışılıyor ya da birbirinden ilginç iPhone uygulamaları ile kullanıcılara çeşit çeşit fayda sağlanıyor.

Virgin Atlantic Airlines, geliştirdiği bir iPhone uygulaması ile bu noktada dikkatimi çeken şirketlerden. “Flying Without Fear” (Korkusuz Uçmak) iPhone uygulaması, uçmaktan korkanlar için geliştirilmiş ve uçuş korkusu ile başa çıkabilmeyi amaçlayan bir eğitim programı kıvamında. Uçuş öncesi gerginlikleri gidermek için uygulamada bulunan “Rahatlama egzersizleri” ya da akıllara takılan sorulara cevap bulmak için “Sıkça sorulan sorular”, uçma konusunda sıkıntı çeken yolcular için oldukça yararlı görünüyor. 4,99 $ olan uygulamada, uçağın havada neden korkutucu sesler çıkardığının, bütün motorlar durursa ne olacağının ya da türbülansın ne anlama geldiğinin açıklamaları yer alıyor.

Check-in yaptırıp valizlerini teslim etmiş yolcu, bekleme salonunda uçağa alınmayı beklerken birden sıkıntılar basıyor, yavaş yavaş uçuş korkusu bütün benliğini kaplamaya başlıyor. Tam o anda Virgin Atlantic Airlines, bu durumu atlatmasında yolcuya destek oluyor, hem de tam o anda yolcunun yanında bulunan tek ekran olan mobil ile…

iPhone 3GS Reklamları; Ne Gerek Vardı?


 

iPhone 3GS’nin aşağıdaki reklam videolarını izledikten sonra bir düşündüm. Apple’ın iPhone 3GS’nin reklamlarını yapma sebebi ne olabilir? Ayrıca, reklamların özünün iPhone’ların işlevselliğini ortaya çıkarmak olduğunu düşünülürse iPhone’un satışlarında beklentilerin altında seyrettiğini düşünebilir miyiz? Ya da Türkiye’de olduğu gibi hakkını vermeden sırf gösteriş için iPhone kullanan insanlara aslında telefonlarıyla neler yapabileceklerini gösterme amaçlı bir çalışma mı bu? Ya da hiçbiri. Bu arada, bu reklamların Google’ın “Parisian Love” reklamına benzeyen bir yapısının olduğunu da söylemekte fayda var.

Pos Cihazı Olarak iPhone


 

iPhone‘u pos* cihazı haline getiren birkaç cihazın tanıtımını daha önce görmüştüm. Bu durumun özellikle pos cihazı sektörünün önde gelen firmalarından Verifone‘u zor durumda bırakabileceğini düşünmüştüm. Ancak Verifone da boş durmamış ve teknolojiye ayak uydurmayı başarmış. Verifone’un iPhone için ürettiği ek parça iPhone’u bir pos cihazı haline getiriyor. Satıcıların işini kolaylaştırdığı ve maliyetleri düşürdüğü kesin.

*POS = Point of Sale (Satış Noktası)

« Previous Page Scroll to top