Facebook

Arkadaş Etkisi: Sosyal Grafik ve Algoritma


 

Günlük hayatı bile belli algoritmaların içerisinde yaşıyoruz. Hiç tanımadığımız birisiyle bile mutlaka ortak bir noktamız oluyor. İşte bu ortak noktalar ve ortak ilgi alanları sayesinde dijital dünyada ayak izleri bırakıyoruz. Bu ayak izleri de bu ilgi alanları aracılığıyla tıpkı örümcek ağı gibi, dünyanın bir ucundaki kullanıcıyı diğerine bağlıyor. Sosyal medya ile birlikte bu sosyal ağlar tam bir örümcek ağı görevi görüyor. Bu grafiklerin de ilgi alanlarına bağlı olarak birçok çeşidi bulunuyor. Kısacası; social graph: connecting people.

Sosyal medyanın sosyal etkisi ile birlikte paylaşımlarımızdaki artış, ortaya işlenebilecek (ve işlenmesi gereken) büyük veriyi çıkardı. Yaptığımız paylaşımlarla birlikte aslında nasıl bir insan olduğumuzu, sevdiğimiz şeylerle ve yaptığımız paylaşımlarla daha başka neleri sevip beğenebileceğimizi, bizimle aynı kafadaki insanları takip ederek onlarla tanışabileceğimizi gördük. Bu kimi zaman bizi “yok artık, bu kadarı da nasıl oluyor? Bu algoritma bu kadar şeyi nasıl biliyor?” sorularını sormaya itti. İşte bu sosyogram sayesinde herkes birbiriyle tanışık ve ilgili hale geldi.

“Social Graph” terimi 2007 yılında gerçekleşen Facebook”un f8 zirvesinde popüler hale geldi. Aynı gün Facebook Platform”unun da lansmanı vardı ve Platform”u daha anlaşılır halde anlatmak üzere social graph teriminden faydalanıldı. Terim için yapılan “the global mapping of everybody and how they”re related” tanımı bile aslında bu ağların birbirine nasıl bağlı olduğunu anlatır nitelikte.

Facebook”un 2007″deki f8″de “social graph” nosyonunu anlatmasından sonra işler değişti. Geçen seneki f8″de Open Graph çok daha güçlü hale geldi ve Timeline ile birlikte Timeline Apps ortaya çıktı. Bu uygulamalarla birlikte sosyal ilgi alanları çok daha etkileşimli hale geldi ve uygulamalara olan bağlılık arttı. Open Graph sayesinde dinlenen müziklerden okunan haberlere, yenen yemeklerden yapılan koşulara kadar ilgi alanları çeşitlendi. İlk sonuçlarla ilgili Nisan 2012″de şunu yazmıştım.

Tek ortak bir nesne ve etrafında dönen etkileşim çerçevesinde sosyal grafik, markalar açısından da önemli. Örneğin e-ticaret siteniz var ve bunu sosyalleştirmek istiyorsanız bu tür grafiklerden yararlanarak kullanıcıya uygun ürünü o kişinin karşısına çıkarabiliyor ve satışlarınızı artırabiliyorsunuz. Ya da en sevdiği müzik türü etrafında yepyeni gruplar keşfedilerek bir anda en çok dinlenen sanatçı olabiliyorsunuz.

Facebook Ads”in de gücü yine buradan geliyor. Kullanıcı olarak yaptığınız tek şey aslında bir sayfayı beğenmek. Fakat bu grafikler sayesinde algoritma bu beğeninin de ötesine geçerek arkadaş listenizi de bu sayfayı beğenmeye davet ediyor. Bu şekilde ortaya çıkan zincirle global bir harita ortaya çıkmış oluyor. LinkedIn”in de aynı türde reklam kullanacağı geçen sene konuşulmuştu. Twitter da Promoted Tweets altında o hesabı takip eden arkadaşları göstermeye başladı.

Benzer konu olduğu için ilgi grafiklerine de değinmek gerek. Pinterest şu sıralarda ilgi grafiğine verebileceğimiz en iyi örneklerden biri. Çünkü ilgi grafiği, sosyal grafikte olduğu gibi kimi tanıdığımızla değil, neyi sevdiğimizle ilgileniyor. Hal böyle olunca Pinterest”te yer alan görseller de aynı ilgi alanı etrafında toplanmış kullanıcılarla ilgili bir harita çıkarıyor.

Sosyal grafiklere ek olarak çeşit çeşit sosyograma ve grafiğe rastlamak mümkün. Sağlık, konum, tat ve ilgi grafikleri gibi yine aynı mantıkta verileri birleştirip öneriler sunan türde grafikler de mevcut. Bununla ilgili detaya ve örneklere ulaşabileceğiniz şu okuyabilirsiniz.

Bu grafikler beni son derece heyecanlandıran ve pazarlama açısından da fırsatlar barındıran bir alan. Sizce de işin içine algoritmaların da girmesiyle iş çok daha nefes kesen ve fayda sağlayan bir noktaya doğru gitmiyor mu?

Facebook, LinkedIn, Apple: Yeni Mezunlara Öğütler


 


Değişime adapte olmak bir yana, değişimi ifade etmek için bile hızlı davranmamız gereken zamanlardayız. Televizyon ve radyonun hızlı penetrasyonunun etkileri yıllarca tartışılırken; internet ve mobilin daha hızlı penetrasyonunu neredeyse eş zamanlı deneyimliyor, anlamaya ve yorumlamaya çalışıyoruz.

Apple‘ın iPod, iPhone ve iPad’lerle geri dönüşüne, Facebook‘un doğumuna ve yükselişine, LinkedIn‘in varlığına şahit olan bir kuşak için değişimin en büyük oyuncularının tavsiyelerinden daha değerli çok az şey var.

Sherly Sandberg, teknoloji ve webin en etkili kadınlarından. Google’ın yükselişinde aldığı büyük sorumlulukların ardından, Facebook’un yükselişinde de göz önündeydi. Sherly Sandberg, 2012 Harvard MBA mezunlarına yaptığı mezuniyet konuşmasında geleneksel kariyer hiyerarşisinin kaybolmaya başladığını, liderlik tanımının değiştiğini ve gerçeği olduğu gibi duymanın neden önem kazandığını odağa alıyor.

Reid Hoffman, Wired’a göre Silikon Vadisi’nin en ‘bağlı’ insanı. Reid Hoffman, The Start-Up of You başlıklı kitabında somutlaştırdığı üzere, girişimcilik yetkinliklerinin yalnızca girişimciler için değil; herkes için vazgeçilmez olduğunu savunuyor. Reid Hoffman’ın odağında ağlar ve ağların birey üzerindeki etkisi var.

Steve Jobs’tan uzun uzadıya bahsetmeye tahmin ettiğim kadarıyla gerek yok. Öte yandan, Steve Jobs yaklaşımının ve Apple’ın uzun süre değişimin en büyük oyuncularından biri olacağı aşikar.

Sayılarla Sosyal Medya 2012: Facebook, Twitter, LinkedIn, YouTube, Pinterest, Google+ [INFOGRAFIK]


 

”Sosyal Medya”, birkaç sene öncesine kıyasla farklı bir yerde. Elimizde daha fazla sayı, daha fazla ölçüm ve daha fazla anlam var.

Aşağıda detaylıca inceleyebileceğiniz infografiklerde öne çıkan noktalar:

1. Facebook: Instagram satın alımının ne kadar anlamlı olduğunu tekrar görüyoruz.

2. Twitter: Mobil kullanıma en uygun adayken, mobil penetrasyon konusunda hayal kırıklığı yaratıyor.

3. LinkedIn: En net gelir modeli, en rahat paraya dönüştürülen mecra. En hızlı büyüyen segmentin yeni mezun ve öğrenciler olduğunu hesaba katınca, LinkedIn’in büyümeyi sürdüreceğini söylemek kolaylaşıyor.

4. YouTube: Dünya genelinde yüksek hızlı Internet bağlantısı penetrasyonunun artmasıyla, sandığımızdan çok daha önemli hale gelecek. %44lük 35 yaş altı kullanıcı oranı, ”video arama moturu” konumlanması, trafik ve sitede geçirilen zaman güçlü noktaları. Google+ için önemli bir araç.

5. Pinterest: Facebook-connect kullanımı ve Facebook içerik entegrasyonu konusunda benzersiz bir örnek. Başdöndürücü büyümesinin ulaşacağı doyum noktası ve gelir modelleri, merak konusu.

6. Google+: Günde 5 milyar +1 tuşu kullanımıyla arama sonuçlarını etkilemeyi anlıyoruz. YouTube, Gmail ve Android(Google Play) entegrasyonlarını da. Öte yandan, yarısından fazlası erkek, 5’te 1’i öğrenci ve yüzde 30’unun Amerika orjinli olduğu bir sosyal ağ için 2012 sonuna 400 milyon kullanıcı hedefi koymaktan daha öncelikli konular belirebilir.

[Infografiklere tıklayarak, büyütebilirsiniz.]

1. Facebook

- 850 milyon aylık aktif kullanıcı
425 milyon mobil kullanıcı
– Ziyaret başına geçirilen 20 dakika
– Webde görüntülenen sayfaların yüzde 20si
– Her gün yüklenen 250 milyon fotoğraf
– 2011 itibariyle 1 milyar dolar gelir
– Gelirin yüzde 12‘si Zynga oyunları
– Gelirin yaklaşık yüzde 50si reklam

2. Twitter

- 465 milyonun üzerinde Twitter hesabı (1. Amerika, 108m 2. Brezilya, 33m, 3. Japonya 30m)
– 2011 Eylül itibariyle 100 milyon aktif Twitter hesabı
– Günde 175 milyon tweet
– Kullanıcıların yüzde 26sı mobil
– Her gün 1 milyon yeni Twitter hesabı
– 2012 için öngörülen reklam geliri: 259 milyon dolar

3. LinkedIn

- 150 milyon kullanıcı
– 2011 gelirleri 522 milyon dolar
– Dünya’nın en çok ziyaret edilen 36. websitesi
– Fortune 100 şirketlerinin 75‘i LinkedIn’i işe alım için kullanıyor

4. YouTube

- 2006’da Google tarafından 1.65 milyar dolara satın alındı
– Ziyaretin %19u 12-17, %35i 18-34 yaş aralığında
– Günlük 2 milyar görüntüleme
– Kullanıcının ortalama geçirdiği zaman: 15 dakika
– Web trafiğinin yüzde 10‘u

5. Pinterest

- 12 milyon tekil aylık aktif kullanıcı
9 milyon Facebook bağlantılı kullanıcı
– Facebook bağlantılı kullanıcılar arasından günlük aktif 2 milyon kullanıcı
– 2012 başından beri %145 günlük aktif kullanıcı artışı

6. Google+

- Lansman: 28 Haziran 2011
– Temmuz 2011 itibariyle 10 milyon, Ekim 2011 itibariyle 40 milyon, Ocak 2011 itibariyle 90 milyon kullanıcı
– Kullanıcıların yüzde 31‘i Amerika’dan
– Kullanıcıların yüzde 20‘si öğrenci
– Kullanıcıların yüzde 67‘si erkek
– ”+1” tuşu günlük kullanımı: 5 milyar kez

1 Milyar Dolar, Yeterince Havalı: Instagram


 

Birkaç aydır, insanlara Facebook hesabı açmaya nasıl karar verdiklerini soruyorum. ”Arkadaşlarımın hesapları vardı.”, ”Çok güzel oyunlar var demişlerdi.”, ”Poke vardı, tanışmak istediklerine gönderebiliyordun.” ve benzerleri arasından kısa bir öykü, ısrarla farklılaşıyor:

”Topluca dışarıdaydık. Bir sürü fotoğraf çekildi. Biri, fotoğrafları Facebook’ta albüm yapacağını söyledi.”

Dün itibariyle Facebook, 1 milyar dolar değerinde nakit ve hisseyle Instagram’ı satın aldı. Önümüzdeki günlerde 5 milyar dolar hedefiyle halka arzını başlatacak Facebook‘un şu ana dek gerçekleştirdiği en büyük satın alma. Instagram, yalnızca iPhone’larda 30 milyon kullanıcıya ulaşmayı başarmış ve geçtiğimiz günlerde Android lansmanı haberini vermişti.

”A million dollars isn’t cool, you know what’s cool? A billion dollars.”

Tabii. Bir yandan da hiçbir şey sebepsiz değil.

1. Bir sürü fotoğraf çekildi ve biri, fotoğrafları Facebook’ta albüm yaptı.

Facebook’un etkileşimi görseller etrafına ördüğü ve sitede geçirilen zamanı görsellerle yükselttiği bir sır değil. Facebook’a günde 250 milyon fotoğraf yükleniyor. Webde bulabileceğiniz fotoğrafların yüzde 4’ünün Facebook’ta olduğu söyleniyor.

2. Facebook, mobil.

Çünkü, kullanıcılar mobil. 2012 başı itibariyle Facebook’un aylık aktif 300 milyon mobil kullanıcısı var; yaklaşık %40 mobil penetrasyon. Masaüstü ve dizüstü bilgisayarlardan Facebook’a erişen her kullanıcı, bir anlamda Facebook için mobil nakit akışının güçlenmesine engel.

Tam olarak bu yüzden Google, kendi mobil evreni Android’de Google+’ı önceliklendirme planları yapıyor. Tam olarak bu yüzden Apple, iOS cihazlarda Twitter entegrasyonunu Facebook’un önüne koyuyor.

Bu noktada, ”mobil fotoğraf paylaşımı” dikeyi üzerinde yükselen bir uygulamanın Android platforma da dahil olarak palazlanması karşısında Facebook, cevapsız kalmıyor.

3. Instagram, lovemark.

Instagram, görselleri kolay filtrelerle ‘remix’leyerek paylaşmayı mümkün kılan bir mobil uygulama. Kendini ifade etmek, tercihe göre kişiselleştirme ve ‘an’lar üzerine kurulu. Instagram’da yaşadığınız bir anı, bizzat seçtiğiniz bir filtreyle şekillendirmenin ve yine aynı ‘an’da takipçilerinizle paylaşmanızın gücü, çok az mobil uygulamada var.

Instagram’ın Twitter kullanıcıları ve Twitter entegrasyonuyla güçlenmesini, Facebook satın almasıyla birleştirdiğimizde tanıdık bir resimle karşılaşıyoruz: Yalnızca yakın arkadaşlarımızın bildiği, bayıldığımız alternatif/indie müzik grubu pop/rock çalmaya başlıyor.

4. Facebook, büyük.

Böyle bir satın almayı Google, Amazon, Apple ya da Microsoft’un gerçekleştirmesi kimseyi şaşırtmazdı. Facebook’un gerçekleştirmesi de şaşırtmamalı.

Facebook, uzunca bir süre yalnızca ‘Sosyal Ağ’ olarak algılandı; Google’ın uzunca bir süre ‘Arama Motoru’ olarak konumlanmasını hatırlatacak şekilde. Bu hamleyle Facebook’un ‘tek ürün’ stratejisinden uzaklaştığını söylemek mümkün değil belki. Öte yandan, ‘Sosyal Ağ’ın içinden gerekli segmentasyonla bir dolu servis ve ürün çıkacağını öngörmek de güç değil. Instagram, bunlardan ilki.

”13 kişi çalışıyorlarmış! 1 milyar dolardan değerlendiler!”

Teknoloji tarafında liderlik, başkanlık yarışından farksız. Kullanıcı tarafında algı, ”Altına Hücum!” semalarında. Instagram haberiyle ilgili en yaygın yanlış anlaşılmalardan biri, 1 milyar doların bir gecede kazanıldığı.

”1 gece, birkaç yıl ve fena halde doğru bir ürün” daha doğru bir cevap belki. 800 milyon kullanıcının günde 250 milyon görsel yüklediği bir platformu, mobilde içerikle karşılamak dün gece akıl ettikleri bir hamle değildir eminim.

Citroen UK Yeni Modelini Facebook Hayranlarına Tasarlatıyor


 

Citroen UK “You like it, we make it” sloganıyla hayranlarından yeni C1 Connexion modelini tasarlamalarını istiyor. Aracın 6 farklı konfigürasyonunu belirlemelerini isteyen Citroen, bu parçaları iç ve dış renkler gibi görsel öğelerle birlikte navigasyon, bluetooth gibi işlevsel parçalar olarak belirlemiş. Türkiye”de de Volkswagen Türkiye”nin geçtiğimiz yıl aynı konsepte sahip Fan Edition çalışması oldukça başarılı Kortom het live casino de-beste-online-casinos.info heeft ineens zoveel meer te bieden dan alleen een spelletje op de computer. sonuçlara ulaşmıştı. Hatta çalışmanın detayları Facebook Studio”da yayınlandı.

Artık Facebook hayranlarını ürün geliştirme sürecine dahil eden birçok marka var. Citroen ve Volkswagen bunlardan sadece ikisi. Hayranlar, markalarla etkileşime geçmek istiyor, sadece sorunları olduğunda, veya promosyon yapıldığında değil, ürünün kendi tasarımı, içeriği ile ilgili de fikirlerini belirtmek istiyorlar. Bu süreç ne kadar eğlenceli ve kolay olursa hayranların katılımı o kadar yüksek düzeylerde oluyor. Markalar da hayranlarının seslerine kulak vererek tasarımlarında irili ufaklı değişiklikler yaparken onların fikirlerini dikkate alıyorlar.

Sosyal Medya Ajanslarının Yapması ve Yapmaması Gerekenler


 

Facebook’ta yaklaşık 1,5 senedir çalışıyorum ve bu 1,5 senenin 8-9 aylık bölümünde hesap yöneticisi olarak görev yaptım. Bu bakımdan sosyal medya dünyasının biraz daha reklam ve pazarlama tarafında bulunuyorum. Bu dönemde birçok kişiyle, kurumla, ajansla tanıştım ve çalışma fırsatı buldum. Sosyal medya dünyasının Facebook penceresinden bakan bir üyesi olarak ve sosyal medya ajanslarının şimdiye kadar gördüklerimden yola çıkarak neler yapması ve neler yapmaması gerektiğini kısaca özetlemek istiyorum.

1) Facebook Sayfaları

Güvenlik
Facebook’ta bir mevcudiyet sağlamak isteyen markalar artık Facebook Sayfalarını kullanıyorlar. Müşterilerini ‘hayranlar’ı yapabilme, onlarla etkileşime geçebilme, uzun süreli diyalog kurabilme, hayranların arkadaşlarına ağızdan ağıza pazarlamanın gücüyle ulaşabilme, zengin medya içeriğini Facebook’ta yayınlayabilme ve daha fazla görünürlük sağlayabilme gibi birçok avantajı olan Facebook Sayfalarının yönetimi genelde sosyal medya ajanslarına verilir. Ancak bu yolda ara kademeye, markanın medya ajansları da dahil olabilir. Bu süreçte, sosyal medya ajansı markanın Facebook Sayfasının güvende olduğuna emin olmalıdır. Sayfada çok fazla sayıda yönetici bulundurmamalıdır. fMC‘de paylaşılan yeni özellik ile birlikte artık farklı kullanıcılara sayfa üzerinde farklı yetkiler verilebilecek. Henüz Türkiye’de aktif olmayan bu özellik aktif hale gelince sosyal medya ajansları doğru yetkiyi doğru kişiye verdiğine emin olmalıdır. Mümkünse sayfanın yöneticisi olarak iş hesabı atanmalıdır, böylelikle kişisel hesapların hacklenme ihtimalinden sayfa korunulmuş olur. Kişisel hesaplar bir şekilde markanın sayfasında yönetici ise, bu hesaplara sahip kişilerin Facebook’taki güvenlik önlemlerinden haberdar olması gerekmektedir. Bunlar iki başlıkta toplanabilir:

- ‘Phishing’ten korunma: Facebook’ta paylaşılan içeriklerin bazıları (çoğu zaman videolar) Facebook’u birebir kopyalamış sayfalara yönlendirilirler ve kullanıcıdan kullanıcı adı ve şifresini girmesini isterler. Adres çubuğuna bakıldığı takdirde adresin www.facebook.com olmadığı kolayca anlaşılır ancak sayfanın adresine dikkat etmeyen kullanıcılar, bu bilgileri hackerlar ile paylaşır ve hesaplarının kontrolünü kaybederler. Hesaba giren hacker, kullanıcının yöneticisi olduğu sayfaları alır. Çalıştıkları markaların sayfalarının yöneticisi olan kişiler bu ve benzeri yöntemlere karşı dikkatli olmalıdır.
– Giriş onaylarını açmak: Marka sayfasının yöneticisi olan kişiler Facebook’taki güvenlik bölümünden Giriş Onayları (Login Approvals) özelliğini aktif etmelidir. Böylelikle kişinin hesabı hacklense bile giriş yapılan cihaz başka bir cihaz olduğu için kişinin cep telefonuna bir kod gönderilecektir ve kodun girişi yapılmadığı takdirde hesaba giriş yapılamayacaktır.

İçerik
fMC’de açıklanan yeni timeline tasarımı ile birlikte cover photo, pinned post, milestones gibi özellikler markaların Facebook Sayfalarında doğru marka imajı ve bilinirliği yaratması adına üzerinde durulması gereken en önemli noktalar. Artık Facebook Sayfaları çok daha görsel, daha kolay gezinilebilir ve çok daha etkileşimli hale geldi. Markanın kimliğini çok daha etkili bir şekilde ortaya koyabileceği bir mecra oldu. Sosyal medya ajanslarının tüm bunları dikkate alarak markayı doğru yönlendirmesi ve sayfanın içeriğinin bu yönde oluşturmasını sağlaması gerekiyor.

Ajans, markaya Facebook Sayfasında paylaşılacak içerik konusunda doğru önerilerde bulunmalıdır. Sayfada sadece tek taraflı bir iletişim değil, iki taraflı bir etkileşim olması gerekir. Bu bakımdan, ajans hayranlara özel promosyonlar, özel günlerde kampanyalar, marka ile ilgili olan ilginç/komik/eğlenceli içerikler, sorular gibi farklı içeriği sunmayı ön plana koymalıdır (dipnot: genelde Facebook Sayfaları üzerinden yapılan promosyonlarda kurallara aykırı öğeler oluyor. Facebook’un promosyon kurallarını incelemenizi tavsiye ederim).Sayfanın kişiselleştirilebilecek tüm bölümleri ajans tarafından şık bir şekilde tasarlanmalıdır. Markanın, imajı ile paralel bir dili olmalı ve ajans, markanın bu dili tutarlı bir şekilde Facebook Sayfasında kullandığına emin olmalı. Facebook Sayfaları herkese açıktır ve bu sayfada kullanıcıların yaptıkları yorumları, duvar gönderilerini herkes görebilir. Bu bakımdan sayfanın bir nevi müşteri ilişkileri işlevi görmesi gerekir. Bunu yapmak için ajans belli bir işgücünün ayrılması gerektiğini markaya anlatmalıdır.

Ajans, marka için bir iletişim takvimi oluşturmalıdır, en azından tavsiyelerde bulunmalıdır. İçerik, önceden planlandığında hazırlık yapılabilir ve ona göre strateji belirlenebilir. Yapılan tüm paylaşımların istatistikleri yeni sayfa istatistikleri ile ölçümlenmelidir. Hangi tür ve içerikteki gönderilerin, hangi günlerde ve saatlerde daha başarılı olduğu düzenli olarak takip edildiği takdirde, bir süre sonra doğru iletişim stratejisini bulmak kolaylaşacaktır. Oluşturulacak iletişim takviminde tür olarak link mi, fotoğraf albümü mü, soru mu, video mu seçileceği tüm bu çalışmalar sonucunda belirlenmelidir.

Kuraldışı yöntemler
Kuraldışı yöntemlerle hayran artışı konusunda sosyal medya ajansları oldukça dikkatli olmalıdır. Aksi takdirde markaya açıklayamayacakları durumlarla karşılaşabilirler. Facebook, tüm bu çalışmaları dikkatli bir şekilde takip ediyor ve gerekli önlemleri alıyor. Eğer bir sosyal medya ajansının bu tarz çalışmalar yaptığı ortaya çıkarsa, bu durum sektördeki itibarlarını oldukça olumsuz yönde etkiler ve buna bağlı olarak markalardan alacakları işler konusunda ciddi sıkıntı yaşayabilirler.

2) Facebook Reklamları

Farklı formatlar
Ajansın farklı reklam ve pazarlama formatlarını bilmesi gerekir. Premium reklam, standart reklam, Sponsorlu Haberler nedir bilmeli, aralarındaki farkı markaya anlatabilecek kadar detayına hakim olmalıdır. Tüm bu formatları anlatan ingilizce ve türkçe dökümanlar Facebook’un pazarlama sayfalarında mevcut, rahatlıkla erişilebilir ve detayları öğrenilebilir (Premium reklam hariç). – Facebook Marketing Türkiye

Facebook’un pazarlama profesyonellerine yönelik etkinliği fMC’de tanıtılan yeni tasarım ve ürünler kapsamında, Facebook’taki ana içerik merkezin Facebook Sayfası olduğu bilinmelidir. Bu merkezden yapılacak paylaşımların, markanın hayranlarının, yani markanın en iyi müşterilerinin ne kadarlık kısmına ulaştığı sürekli olarak takip edilmelidir ve bu oranı arttırmaya yönelik reklam çalışmaları yapılmalıdır (bkz: sayfa gönderisi reklamları). Ayrıca aynı içeriğin hayranların arkadaşlarına ağızdan ağıza pazarlamanın gücü ile daha etkili bir şekilde aktarılabileceğini bilerek, markanın reklam çalışmasına bu önemli stratejiyi de eklemelidir.

Optimizasyon
Ajans, reklamdan en iyi verimi nasıl alacağını bilmelidir. Bu konuyla ilgili yine Facebook pazarlama sayfalarında dökümanlar bulunmakla birlikte geçtiğimiz aylarda benim de dahil olduğum :) bir webinar Facebook Marketing Türkiye sayfasında yayınlandı. Bu webinarı izleyerek sosyal medya ajansları optimizasyon konusunda daha detaylı bilgi sahibi olabilir. Böylelikle marka, sadece Facebook’taki mevcudiyetini değil, bütçesini de ajansa emanet etmiş olur ve bu bütçeden en iyi dönüş alacağını bilir.

3) Facebook Uygulamaları

Yaratıcılığın en fazla ortaya çıktığı ürün Facebook Uygulamaları’dır. Bunlar ilginç, eğlenceli, komik, mücadele odaklı oyunlar olabileceği gibi işlevsel uygulamalar da olabilirler. Ancak tüm bu özellikler tek bir prensip üzerine inşa edilmelidir: tasarım olarak sosyal (social by design). Tasarım olarak sosyal, temelde uygulamanın sosyal bağlantıların gücünü kullanabilmesi anlamına gelmektedir. Örneğin, Zynga’nın tüm oyunları sosyaldir, çünkü arkadaşlarımızı davet ederek oynarız, onlarla rekabet ederiz, veya onlara hediyeler göndeririz. Bu prensip Facebook’un sunduğu en önemli özelliklerden birisi olan ‘sosyal’liği üst düzeye çıkarır ve uygulamanın kalitesini, kullanılırlığını, viralitesini arttırır. Facebook Studio, dünya üzerindeki ajansların Facebook üzerinde yaptıkları çalışmaların sergilendiği bir platformdur. Sosyal medya ajansları bu örnekleri dikkatle incelemeli ve bu uygulamalarda markaların ne gibi yaratıcı çözümler ürettiğini, marka imajına nasıl katkı sağladıklarını gözlemlemelidir.

Open Graph
Yeni Open Graph ile birlikte artık kullanıcıların bir uygulamayı zaman tünellerine ekleyebilmeleri ve farklı aksiyonlar paylaşmaları mümkün. Misal, daha önce webdeki içerikler üzerinde sadece “beğen” ve “tavsiye et” aksiyonları alınabiliyor ve bu yönde Facebook’ta paylaşımlar yapılabiliyorken, artık “okuma”, “izleme”, “dinleme” gibi farklı aksiyonlar tanımlanabiliyor. Markalar açısından burada oldukça önemli bir fırsat var. Sosyal medya ajanslarının bu yeniliği hızla öğrenmeleri ve neler yapmaları gerektiğini belirlemeleri gerekiyor. Şu anda Türkiye’de bu aksiyonların onay süreci henüz başlamamış olsa bile orta vade planlarına bu yeniliklerin dahil edilmesi, markanın doğru şekilde bilgilendirilmesi oldukça önemli.

Sosyal medya ajansları reklam ve pazarlama sektörünün bir anda yükselen oyuncuları haline geldiler. Markalar için sosyal medya yönetiminin henüz emekleme aşamalarında olduğunu düşünürsek, bu farklı dünyaya daha iyi adapte olabilen, kendisini daha iyi yetiştiren ajanslar bir adım daha ön plana çıkacaktır.

Katkılarından dolayı Serhad Bolukcu’ya teşekkürler.

Facebook 2025’te Nerede Olacak? [INFOGRAFIK]


 

Bilimkurgudan ayrıştırılamayan gelecek tahminlerinin aksine, Facebook‘un 2025’e dek yapabilecekleriyle ilgili tahminlerin paylaşıldığı infografiğin ciddi bir kısmı, gerçek olmaya çok yakın.

2012, Arama: İçeriğin Facebook kullanıcı etkileşimleriyle çok daha anlamlı hale geldiğini, yakın geçmişte hayat bulan pek çok büyük içerik platformunun Facebook entegre çalıştığını hesaba katalım.

2013, Ödeme Sistemleri: Facebook’un PayPal‘la yakın münasebetini hesaba katalım.

2014, Sadakat Programları: Her alışverişinizin ardından elinize tutuşturdukları kuponlardan ne kadar yararlanabiliyorsunuz? Hepsini tek bir karttan takip etmek istemez miydiniz?

2016, E-Ticaret: E-Ticaret’in geleceğinin Sosyal Ticaret‘te olduğunu biliyoruz. Geriye ”Nasıl”ı cevaplamak kaldı.

Infografiğin 2016’dan sonrası Facebook’u kimlik olarak kullanırsak, nelerin mümkün olduğuna değiniyor.

Tahminler güzel. Daha güzeli, doğruluklarını beraber gözlemleyebileceğiz.

Görsele tıklayın, büyütün.

« Previous Page - Next Page » Scroll to top