Apple

Karşımızda Play Station Vita


 

İflah olmaz bir konsol oyunu hastası olduğumdan oyun dünyasına nispeten yakınım. Her ne kadar tüm konsollarda, farklı onlarca, yüzlerce oyunu oynamamış olsam da, hatrı sayılır bir oyun geçmişim olduğu söylenebilir. PSOne ile başlayan konsol maceram, PS2, XBOX 360, Wii, PS3 sıralamasıyla devam etti. Şu anda tek yaptığım şey, PS3″de Fifa12 oynamak. Ancak bu dünya benim takip ettiğimden çok daha hızlı ilerliyor ve pazar gittikçe büyüyor. iPhone oyunlarının, Facebook”taki oyunların hızlı yükselişi, konsol oyunlarında teknolojinin sınır tanımayışı oyunların insanların hayatında ne kadar önemli olduğunu ispatlıyor. Sony, Play Station ile domine ettiği pazarı bir süre sonra XBOX ve Wii ile paylaşmaya başladı, hatta her ikisine de satış adetleri açısından geçildi. Sony”nin mobil dünyadaki performansı ise birçok başarı ve başarısızlıkla dolu. Walkman ile bir devre damga vurması ancak sonrasında pazarı iPod”a bırakması, PSP (Play Station Portable) ile mobil oyun oynama tecrübesine farklı bir boyut getirmesi ancak sonrasında yine pazarı başka bir Apple ürünü olan iPhone”a bırakması. iPhone oyunları PSP kadar güçlü değil tabi ki ancak en önemli özelliği iPhone”un tek başına bir oyun konsolu olmaması. İnsanların zaten yanında taşıdıkları ve temel özelliği olan iletişimin yanında akranlarına göre çok daha kaliteli oyun tecrübesi sunması iPhone”u bu pazarda güçlü kıldı. Sony, tüm gelişmelerin sonucundan PS Vita”yı çıkardı. PS Vita, PSP”nin dokunmatik olan yeni versiyonu, ancak bir telefon değil, yine bir mobil oyun konsolu. Kısacası, Sony Zynga olmak yerine Electronic Arts olmayı tercih etmiş.

Reklamı ise muazzam olmuş:

Samsung’tan Apple ‘Fanboy’larına Gönderme


 

Apple’ın cihaz bazında en önemli rakiplerinden Samsung, yeni reklamında Apple’a ve fanboylarına (yani hayranlarına) ilginç göndermeler yapmış. Apple’ın yeni telefonu için saatlerce sırada bekleyen kişileri bir nevi tiye alan reklamda bir sonraki büyük şeyin-Next Big Thing- (Türkçe’de pek bir garip duruyormuş :) ) Samsung Galaxy S II olduğu vurgulanıyor. “Apple” kelimesi reklam boyunca hiç telaffuz edilmiyor, hiç görünmüyor ancak iPhone bir sahnede reklama dahil oluyor. Gerçi iPhone’un dahil olmasına gerek kalmadan biz Samsung’un kime gönderme yaptığını ilk görüşte anlıyoruz. Reklamda Samsung, akıllı telefon pazarında Apple’a meydan okuduğunu göstermiş. Ancak, Apple hayranlarını bu şekilde doğrudan hedef alması bana pek doğru bir hamle gibi gelmedi. Apple’ın hayranları ürünlerinin eşsiz özelliklerinin yanı sıra, tarzını ve tasarımını seviyor. Farklılığını seviyor. Samsung, ürünlerinde bu farklılığı yakalabildi mi? Kişisel fikrim, hayır. Apple, bir trend yaratıyor, diğerleri tabir-i caizse bu trendi sadece takip ediyor. Bu bakımdan, Samsung’un kendine özel bir kitle yakalaması daha doğru olacakken, doğrudan Apple hayranlarını hedef alan böyle bir reklam hazırlayarak yanlış bir strateji izlemiş.

Fast Company Gözüyle: 2012 Teknoloji Savaşları


 

Steve Jobs’ın vefatıyla oyun bir kez daha değişti.

Fast Company, Kasım 2011 kapağını 2012’nin müstakbel teknoloji savaşlarına ayırdı.

Apple, Facebook, Google, Amazon.

Dördünün de birbirlerinin alanlarına daha önce olmadığı kadar göz diktiklerini, mobil pastasından uzak kalmak istemediklerini, içerik-medyanın yeni habitatlarını düzenlemeye talip olduklarını, sosyal-eğlence-bilgi dağıtımı-iletişim-yeni nesil finans araçları gibi konularda rekabet ettiklerini biliyoruz.

Teknoloji tarafında iş dünyasının, Amerikan Başkanlık Seçimleri’nden hemen hemen farkı kalmadı.

Google Motorola’yı Satın Aldı, Yaşasın Android!


 

Google, yaklaşık 12.5 milyar dolar karşılığında Motorola‘yı satın aldı. Motorola, 2009 yılında üretimini Android’e odaklamıştı.

Android ekosisteminin güvenilir üreticilerinden Motorola’nın satın alınması, Google ve Android tarafında ne anlama geliyor?

1. Google, halen akıllı telefon pazarının en ‘seksi’ ürününün iPhone olduğunun farkında. Rekabet için yazılımdan cihaza, tam hakimiyet gerektiğini biliyor.

2. Motorola’nın satın alınmasından sonra, Android’in sonsuza dek açık kalacağı açıklandı. HTC, Samsung, LG, Sony Ericsonn ve diğer Android cihaz üreticileriyle stratejik paralellik sürüyor. (Satın almadan sonra diğer Android cihaz üreticilerinden yükselen sesler, pozitif.) Yine de Google’ın, Motorola üzerinden iPhone’u sallayacak bir cihaz üretmeye niyetlenmesi halinde, Android pazarında Motorola’nın öncelikleneceğini tahmin etmek güç değil.

3. Patent. Yeniliğe bu kadar ihtiyaç duyan bir pazar için önemli bir kelime. Android’in, özellikle Apple+Microsoft+Oracle tarafından patent hususunda zorlandığı biliniyor. Motorola’nın 14.000’in üzerinde onaylı, 6.000’in üzerinde onay için bekleyen patenti mevcut. Google, yakın bir geçmişte patent saldırılarına karşı koymak için Nortel‘i satın almak istemiş ancak başaramamıştı.

Apple’ın özel ve muhafazakar yazılım & patent duruşuna Google, Android’i açık tutarak ve akıllı cihaz üretiminde aktif davranarak karşılık vermek istiyor. Motorola satın alımını agresif bir hamleden ziyade, atılması gereken bir adım olarak değerlendirmekte yarar var.

Pepsi – Ikea – Apple : Fight Club Ürün Yerleştirmesi


 


Bir Cumartesi akşamını renklendirme amacıyla, çok sevdiğim bir arkadaş grubuyla Fight Club‘ı yeniden seyretmek, benim tarafımda yeni farkındalıklar anlamına geldi.

Pepsi, Apple ve Ikea‘nın Fight Club’ta ürün yerleştirmesi yaptığını fark etmiş miydiniz?

Ikea’yı muhtemelen hatırlıyorsunuzdur. Pepsi ve Apple’ı dün fark etme şansım oldu.

a. Pepsi’yi film boyunca görebileceğiniz üç sahne : 1) ”Project Mayhem”in ilk vukuatı, canlı yayın bölünerek ekrana taşınmadan hemen önce televizyonda Pepsi reklamını görebilirsiniz. 2) Tyler Durden, film aralarına müstehcen görüntüler eklemekle meşhur. O görüntülerden birini ekleyişine tanık olurken, sinema salonundaki bir kadının Pepsi içtiğini görebilirsiniz. 3) Tyler’ın film boyunca kendisiyle verdiği en şiddetli kavgalar esnasında, kapalı mekan çekimlerinde, duvarda Pepsi afişlerini görebilirsiniz.

b. Ikea’yı ve ürün katalogunu, anlatıcı hayatını neler üstüne kurduğundan ve kendini ürünlerle nasıl eşleştirdiğinden bahsederken görebilirsiniz.

c. Apple ürünlerini ve güzelim bir vitrini, Project Mayhem patlamaları esnasında havaya uçarken görebilirsiniz.

Pepsi, Ikea ve Apple’ın uygulamaları, dün itibariyle beni büyüledi.

Pepsi : Coca Cola ve Pepsi’nin rekabetini tekrarlamak bile fuzuli. Fight Club’a ”devrimsel” sıfatının ne kadar yakıştığını düşündüğümüzde, Pepsi’nin lidere meydan okuyan tavrının bu kurguda yer almakla ne kadar tutarlı olduğunu fark edebiliyoruz.

Ikea : Kullanıcının ürünle kendini eşleştirmesi, takdir edeceğiniz gibi artık jenerikleşmiş bir ifade gibi dursa da, öykü esnasında bu eşleştirmenin bütünüyle Ikea ürünleri üzerinden verilmesi fark yaratıyor.

Apple : Bildiğimiz manada uygarlığı ve insanı yeniden tanımlama gibi bir iddiası olan kurguda, Project Mayhem dahilinde ilk saldırılan noktalardan birinin, bir Apple satış noktası olması, bildiğimiz uygarlığı seyircide Apple’la eşliyor.

Fight Club gibi bir yapıma ürün yerleştirmek, başlangıçta en hafif tabirle korkutucu gibi gözükse de içerik ve ilettiği mesaj titizce irdelendiğinde, ürün yerleştirmenin ne denli büyük etkileri olabileceği tekrar fark edilebiliyor. Üstelik bu, Pepsi’nin Fight Club semalarına tek yanaşması değil.

Ikea, Apple ve Pepsi, önümüzdeki günlerde çok daha sık gündeme gelmeye aday ürün yerleştirme hususunda bu örnekle pek çok ders vaat ediyorlar.

Dünyanın En Değerli Markası Artık Apple


 

31 ülkede 1.5 milyon tüketiciye fikirleri sorularak 50.000’den fazla markanın kıyaslandığı Brandz Dünyanın En Değerli Markaları araştırmasının 2011 sonuçları açıklandı. 2010 yılının en değerli markası Google iken, 2011 yılının en değerli markası Apple oldu. 2011’de bir önceki yıla göre değeri en fazla yükselen marka ise Facebook oldu. Facebook’un marka değeri Brandz’e göre geçtiğimiz yıla kıyasla %246 arttı, ve listede 35. sırada yer buldu. İşte dünyanın en değerli 10 markası:

Sıralama Marka Değer (milyar $) 2010
1 Apple 153.2 3
2 Google 111.4 1
3 IBM 100.8 2
4 Mc Donald’s 81,0 6
5 Microsoft 78.2 4
6 Coca Cola 73.7 5
7 at&t 69.9 22
8 Marlboro 67.5 7
9 China Mobile 57.3 8
10 General Electric 50.3 9

Dökümana buradan ulaşabilir, sıralamanın kısa videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz:


 

Orabrush’tan Apple Reklamı


 

Orabrush, diş değil, dil fırçası aslında ve markanın vurgu yaptığı özellik ağız kokusunu gün boyu engellemesi. Ürünün işlev itibariyle çok heyecan verici olmadığı ortada. Onlar da bu durumun farkında olacak ki, hazırladıkları ve Youtube’da yoğun olarak yayınladıkları reklam kampanyalarında yaratıcı çözümler üretmişler. Bu reklamlardan en ilginci, Apple tarzında hazırlanmış olan. Apple’ın iPhone, iPad gibi ürünler için hazırladığı arka planı beyaz ve genelde ‘executive’lerin konuştuğu reklamı örnek alan Orabrush, ürünü anlatan farklı kişiler oynatmış reklamda. Daha da ilginç olan, bu kişilerin hepsinin tek bir kişi tarafından oynanmış olması ve makyaj mucizesi. Ürün için hazırlanmış başka bir reklamı yine Youtube da izledim ve kesinlikle söylemeliyim ki, reklamların ikna edici özelliği yüksek. Kendimi bir an Kadıköy-Beşiktaş vapurundaki satıcıların sattıkları ürünün methiyelerini dinliyormuşum gibi hissettim.


 

« Previous Page - Next Page » Scroll to top