Your search for yahoo returned 10 results.

Microsoft’un Sonu mu Geliyor?


 

Microsoft..Pencereleri hayatımızın bir parçası yapan şirket. Benim de sonlarına yetiştiğim Dos işletim sisteminden Windows’a geçen, bilgisayar kullanmayı kolaylaştıran şirket. Ancak bütün fonksiyonlarını işletim sistemi ve Office’e yoğunlaştıran şirketin artık biraz daha geleceği görmeye çalışması gerekiyor.

Bu noktada konuşulması gereken iki kavram var; bilgisayar ve internet. Bilgisayarlar, internetin ortaya çıkışından önce çevrimdışı (offline) olarak çalışıyor ve mucizeler yaratıyordu (o zaman için). Sonrasında internet geldi. Bilgisayar ve internet organik bir bağ kurdular. Masaüstümüz ile internet bağlantımız etle tırnak gibiydi. Ancak bu ikili de ayrılmaya başladı. İnternet tek başına dünyada hüküm sürmeye başladı. Bağlantı hızlarının ciddi boyutlara ulaşmasıyla birlikte öyle bir noktaya gelindi ki, internetten dosya indirme hızı, bilgisayarın kendi içinde bir sürücüden diğer sürücüye dosya kopyalama hızından yüksek olmaya başladı. Bu da bilgisayar bağımsız, internet bağımlı bir dünya demek. Bunun adına Cloud Computing demişler. Yaklaşık 1.5 sene kadar önce Mert.me’de yazdığım Intel, HP ve Yahoo ‘Cloud Computing’ için birleşti başlıklı yazımda da Cloud Computing kavramından bahsetmişim.

Yakında Google, Chrome Operation Systems’ı ücretsiz olarak piyasaya sürdüğünde insanlar ücretli Windows’tan ücretsiz Chrome’a kaymaya başlayacaktır. Tabi, bu süreç Microsoft’un asıl gelir kaynağı olan ticari işletmelere de kaydığında Microsoft en büyük gücünü kaybetmeye başlayacak. Chrome için Google da tamamen internet tabanlı bir sistem olacağı duyurusunu yapmıştı. Microsoft’un internete yatırımda geç kalması, ve bir adım geriden takip etmesiyle birlikte masaüstü uygulamaların önemini büyük ölçüde yitireceği gerçeği aslında çoktan şirketi harekete geçirip yeni modeller üstünde çalışmaya zorlamalıydı.

Bu yazıya ilham kaynağı olan haber CNNMoney’de yayınlandı. The end of Microsoft. A door opens to a new cloud. başlıklı yazının yazarı Marc Benioff, Salesforce.com’un başkanı ve CEO’su. Yazıda Microsoft’un bu değişim içinde nasıl kaybolduğu anlatılıyor.

Sonuç olarak özetlemek gerekirse, elinizde altın yumurtlayan tavuğunuz da olsa, sektörü, geleceği iyi tahmin etmek ve ona göre konumlanmak gerekiyor. Microsoft’un masaüstü devrimine son veren Google’ın arama motoruyla fethettiği internet devrimine, Apple mobil devrim ile yanıt verdi. Google bu değişimin farkında ve internetten uzaklaşmadan mobile her geçen gün daha çok odaklanıyor.

Ve Dove Erkek Pazarı’nda!


 

Gerçek Güzellik Kampanyası’ndan sonra hem reklam otoritelerinin hem kadınların (özellikle de benim:)) sadakatini kazanan Dove, aynı yaratıcılık performansıyla erkeklerin dünyasına girdi.

Dove Men+Care serisi şimdilik duş jeli ve aerosol, roll on, stickten oluşan deodorant koleksiyonuyla piyasayı hareketlendirmeye hazırlanıyor. Unilever Türkiye sitesinden anladığım kadarıyla Türkiye bu konuda henüz bir adım atmayacak gibi. Yani ülkemizde egemenlik bir süre daha Nivea, Arko, 8×4 gibi markalarda kalacak.

Yurtdışında gösterime giren Dove Men+Care reklam filmi ise Gerçek Güzellik Kampanyası’nınkileri aratmayacak derecede yaratıcı ve eğlenceli.

Dove’un global reklam ajansı Ogilvy’nin hazırladığı Dove Men+Care 2010 Super Bowl reklamı, erkeklerin doğumundan itibaren yerine getirmesi gerekenleri ve özlerini sıralıyor. Tabii reklam filmi, erkek olmanın zorluklarından da bahsediyor. Kısaca tema “serde erkeklik var”.

Film: “Hassas yüzünü gösterme, mükemmel kadını bul ve evlen, arkadaşlarınla dışarı çık ama centilmen de ol, dışarıdan gelen garip sesleri kontrol et ve asla korkma, harita kullanma-nerde olduğunu her zaman bil, yağmurda lastikleri sen değiştir çünkü sen erkeksin! Nerde rahatsan orda sensin, cildini rahatlatmanın zamanı gelmedi mi?” şeklinde hızlı ve tanıdık bir ritimle ilerliyor.

Slogan Türkçe’ye çevrildiğinde “kendi cildinle rahat ol” a dönüşüyor. Dove yeni kampanyasında erkeklerin en sevdiği şey rahatlığa gönderme yapmış.

Dove’un en önemli iddiası nem, erkek ürünlerinde de ön planda. İşte rakiplerden ayrılacakları yer tam burası. Erkeklere has performans ve bakım mesajlarını da ihmal etmeyen Dove Men+Care serisi, web sitesinde -cildinizi kurutmaz- konusuna bolca değinmiş.

Bence kampanyada tek bir sorun var; nem, Dove’un marka kimlik amacı olsa bile tüm erkeksi noktaları soft bir hale getirebilir, rakipleri eleyecekleri nokta buradan geçse dahi bu değişmez. Kaç erkek nemden anlar ki?

Neden Google Çin’de Baidu’nun Gölgesinde Kaldı?


 

Yazı Adage kaynaklı. Doğruyu söylemek gerekirse yazıyı okumadan önce okuyacaklarımın bildiklerimden farklı olmayacağını düşündüm. Ancak yazıda Google’ın Çin’deki pozisyonunun ve Baidu’nun başarısının bilinenin dışında farklı parametrelere de bağlı olduğu vurgulanmış.

Google’ın dünya üzerinde hakimiyet kuramadığı iki önemli pazar var; Rusya ve Çin. Rusya’da Yandex, Çin’de Baidu, arama motoru pazarını domine etmiş durumda.

Özellikle Çin’deki sansür uygulamaları ve Çin’in önde gelen kişilerinin Gmail hesaplarına yapılan cyber saldırılar Google’ın Çin konusundaki tavrını daha net belirtmesine neden oldu. Bu tavır Google’ın resmi blogunda da açıklanmıştı.

Adage’deki yazıda Baidu’nun first mover advantage’a sahip olması (pazara ilk giriş yapan olma avantajı), Baidu’nun aksine Google’ın geleneksel pazarlama yöntemlerini kullanmayışı, Baidu’nun yerel pazarı daha iyi tanıması ve çince konusunda Baidu’nun daha başarılı olmasından bahsedilmiş. Bu sebepler zaten bir çırpıda bizim de aklımıza gelenler ancak bu noktadan sonra yazıda Google’ın Amerika’da son çıkan arama motorlarından birisi olmasına rağmen pazarı domine etmiş olması (first mover advantage’a karşı) ve yazı karakterleri bakımından benzer bir pazar olan Japonya’da pazarı Yahoo ile paylaşıyor olması vurgulanmış ve aslında Google’ın Çin’deki sıkıntısının sadece bunlar olmadığı belirtilmiş.

Baidu’nun en önemli avantajı, müzik arama motoru olarak Çin’de kullanılıyor olması gösterilmiş. Google’ın yasal sınırlamalar dolayısıyla bu tarz bir uygulama kullanması yasak, bu sebeple Baidu çinli kullanıcılar için ilk alternatif olarak ön plana çıkmış ve insanlar yoğun olarak Baidu’yu kullanmaya başlamış.

Bir diğer sebep olarak ise milliyetçilik gösteriliyor. Baidu, yaptığı reklamlarda “Google’da herşey olabilir ama” diyerek Çin sermayeli sitenin önemini milliyetçiliği kullanarak vurguluyor, ki bu durumun çinli kullanıcıları doğrudan etkilediği iddia edilmiş.

Google’ın reklamcılarla olan ilişkisi de diğer bir nokta olarak ön plana çıkmış. Yüksek hacimli alımlarda Baidu’nun reklamcılarla olan ilişkisinin daha kuvvetli olduğu belirtilen yazıda, Google’ın bu tarz anlaşmaları yapmıyor olması bir diğer zayıf noktası olarak nitelendirilmiş.

Google’ın Çin’de Baidu’nun gerisinde kalmasının sebepleri bu şekilde listelenebilir. Bu sebeplerin bazılarının ciddi etkisi varken, bazıları Google’ın sadece marka imajıyla bile alt edilebilir. Ancak durum ortada. Google’ın özellikle sansüz konusundaki hassas tavrı, Çin hükümetinin katı kurallarına takılınca, zaten Çin’de ciddi bir hakimiyet kuramamış Google’ı pazardan iyice soğutmuşa benziyor. Bundan sonra Google, Çin’deki varlığını sürdürür mü, daha agresif mi olur ya da tümden pazardan çıkar mı, artık orası Google’ın bileceği iş. Yine de 1.3 milyarlık bir nüfusu görmezden gelmek, Google için pek mantıklı bir strateji olmayacaktır.

« Previous Page Scroll to top