Your search for twitter returned 110 results.

Sosyal Televizyonda Yeni Dönem: Nielsen ve Twitter Anlaşması


 

Nielsen, Twitter’la yaptığı anlaşma sonucu Amerika’daki televizyon reytinglerini ölçebileceği yeni metriği Nielsen Twitter TV Rating‘i duyurdu. Bu metrikle birlikte toplanan verinin tamamı Twitter’daki paylaşımlardan oluşacak ve sosyal televizyon dediğimiz şeyi biraz daha anlamamıza yardımcı olacak. Yeni metrik reyting ölçümlemesine nasıl yeni bir soluk getirebilir?

Televizyonun yaygın olmadığı yıllarda mahalledeki tek televizyon sahibi evde 3-5 aile tek televizyonun başında toplanır, haberler (o dönem “ajans”) böyle izlenirdi (Gerçek sosyal televizyon deneyimi bu olsa gerek). Şimdi pek çok evde en az 2 televizyon var. Üstelik televizyonları artık cep telefonlarımızdan da izleyebiliyoruz. Hal böyle olunca televizyon izleme alışkanlığımız evrim geçirerek sosyal bir deneyime dönüşüyor.

Campaign Türkiye’de çıkan yazımda televizyon ve sosyal medya entegrasyonundan bahsetmiştim. Türkiye’de özellikle futbol maçları ve diziler özelinde Twitter’da paylaşım sayılarında gözle görülür artış olurken, Trending Topics’te (En Çok Konuşulanlar/Gündem) ilgili #etiketler yer alıyor. Yine bu entegrasyon dahilinde Twitter’ın televizyon sektörünü resmen desteklediği bölümü de her geçen gün yeni örneklerle karşımıza çıkıyor.

Televizyon ölçümlemede çok sağlam bir yeri olan Nielsen, yeni metrikle birlikte markalara da pek güzel veriler sunacak. Çünkü kullanıcıların Twitter’da yaptığı paylaşımlara, izleme deneyimlerine dair verileri canlı canlı, program özelinde toplayacak. Bu sayede sosyal televizyon deneyimi verilerle desteklenecek. Markalar da bu kapsamda yaratıcı çalışmalara imza atacak.

Sadece Twitter’dan değil, GetGlue benzeri izlenilen programlara check-in yaptığımız uygulamalarla da ölçümleme konuşuluyor. Twitter’ın kullanıcı sayısı, kullanım kolaylığı, televizyon izlerkenki kullanım alışkanlığı göz önüne alındığında ölçümleme konusunda daha geniş kitlelere ulaşma ve sağlıklı veriler sunma avantajını da belirtmekte fayda var.

Yeni metrikle birlikte -şimdilik Amerika özelinde bile olsa- reyting tartışmaları sosyal medyaya kayarak çok daha önemli hale geliyor. Başta kanallar olmak üzere televizyonun tüm vazgeçilmez unsurları daha çok izlenmek için sosyal medyayı vazgeçilmez bir mecra olarak konumlayacak.

Peki siz televizyonu nasıl izliyorsunuz? Siz de televizyonu Twitter’dan izleyenlerden misiniz?

Sayılarla Sosyal Medya 2012: Facebook, Twitter, LinkedIn, YouTube, Pinterest, Google+ [INFOGRAFIK]


 

”Sosyal Medya”, birkaç sene öncesine kıyasla farklı bir yerde. Elimizde daha fazla sayı, daha fazla ölçüm ve daha fazla anlam var.

Aşağıda detaylıca inceleyebileceğiniz infografiklerde öne çıkan noktalar:

1. Facebook: Instagram satın alımının ne kadar anlamlı olduğunu tekrar görüyoruz.

2. Twitter: Mobil kullanıma en uygun adayken, mobil penetrasyon konusunda hayal kırıklığı yaratıyor.

3. LinkedIn: En net gelir modeli, en rahat paraya dönüştürülen mecra. En hızlı büyüyen segmentin yeni mezun ve öğrenciler olduğunu hesaba katınca, LinkedIn’in büyümeyi sürdüreceğini söylemek kolaylaşıyor.

4. YouTube: Dünya genelinde yüksek hızlı Internet bağlantısı penetrasyonunun artmasıyla, sandığımızdan çok daha önemli hale gelecek. %44lük 35 yaş altı kullanıcı oranı, ”video arama moturu” konumlanması, trafik ve sitede geçirilen zaman güçlü noktaları. Google+ için önemli bir araç.

5. Pinterest: Facebook-connect kullanımı ve Facebook içerik entegrasyonu konusunda benzersiz bir örnek. Başdöndürücü büyümesinin ulaşacağı doyum noktası ve gelir modelleri, merak konusu.

6. Google+: Günde 5 milyar +1 tuşu kullanımıyla arama sonuçlarını etkilemeyi anlıyoruz. YouTube, Gmail ve Android(Google Play) entegrasyonlarını da. Öte yandan, yarısından fazlası erkek, 5’te 1’i öğrenci ve yüzde 30’unun Amerika orjinli olduğu bir sosyal ağ için 2012 sonuna 400 milyon kullanıcı hedefi koymaktan daha öncelikli konular belirebilir.

[Infografiklere tıklayarak, büyütebilirsiniz.]

1. Facebook

- 850 milyon aylık aktif kullanıcı
425 milyon mobil kullanıcı
– Ziyaret başına geçirilen 20 dakika
– Webde görüntülenen sayfaların yüzde 20si
– Her gün yüklenen 250 milyon fotoğraf
– 2011 itibariyle 1 milyar dolar gelir
– Gelirin yüzde 12‘si Zynga oyunları
– Gelirin yaklaşık yüzde 50si reklam

2. Twitter

- 465 milyonun üzerinde Twitter hesabı (1. Amerika, 108m 2. Brezilya, 33m, 3. Japonya 30m)
– 2011 Eylül itibariyle 100 milyon aktif Twitter hesabı
– Günde 175 milyon tweet
– Kullanıcıların yüzde 26sı mobil
– Her gün 1 milyon yeni Twitter hesabı
– 2012 için öngörülen reklam geliri: 259 milyon dolar

3. LinkedIn

- 150 milyon kullanıcı
– 2011 gelirleri 522 milyon dolar
– Dünya’nın en çok ziyaret edilen 36. websitesi
– Fortune 100 şirketlerinin 75‘i LinkedIn’i işe alım için kullanıyor

4. YouTube

- 2006’da Google tarafından 1.65 milyar dolara satın alındı
– Ziyaretin %19u 12-17, %35i 18-34 yaş aralığında
– Günlük 2 milyar görüntüleme
– Kullanıcının ortalama geçirdiği zaman: 15 dakika
– Web trafiğinin yüzde 10‘u

5. Pinterest

- 12 milyon tekil aylık aktif kullanıcı
9 milyon Facebook bağlantılı kullanıcı
– Facebook bağlantılı kullanıcılar arasından günlük aktif 2 milyon kullanıcı
– 2012 başından beri %145 günlük aktif kullanıcı artışı

6. Google+

- Lansman: 28 Haziran 2011
– Temmuz 2011 itibariyle 10 milyon, Ekim 2011 itibariyle 40 milyon, Ocak 2011 itibariyle 90 milyon kullanıcı
– Kullanıcıların yüzde 31‘i Amerika’dan
– Kullanıcıların yüzde 20‘si öğrenci
– Kullanıcıların yüzde 67‘si erkek
– ”+1” tuşu günlük kullanımı: 5 milyar kez

‘@bamya_yemegi’, Artık Onlar da Twitterda!


 

Son zamanlarda pazarlama açısından en gözde trend kuşkusuz sosyal medya. Hepimizin bildiği gibi de markalar pazarlama stratejilerinden biri olarak kabul etmeye başladı sosyal medyada bir hesap sahibi olmayı. Bazı markalar çok aktif olup, müşteri ilişkisini çok güzel yönetmesine rağmen; bazı markalar ise hesabı açtıklarıyla kaldı, ne ses veren var, ne de bir haber.

Her markanın bir hesabı olduktan sonra, şu anda en etkili yollardan biri de sosyal medya olduğu için, bunun içini daha da doldurmak gerekti. İşte benim sosyal medyada karşılaştığım, Twitter’ı farklı kullanan bir örnek:

Yemeksepeti.com başarılı iş fikirlerinden biri kuşkusuz, günden güne büyüyerekte bunu doğruluyor. Yemeksepeti.com’un ilgimi çeken kampanyası Twitterdaki hesabının yetmeyip, yemeklere de hesap açmasıyla alakalı. Mesela, bamya ve urfa kebabı atışsa, ve tesellisi ıslak hamburgere düşse…

Ya da İskender Kebap ve Pirzola…

Siz bir bamya yemeği’nin ya da iskender kebap’ın hesabını takip eder misiniz bilmem. Ama bence bu yemek hesapları, Yemeksepeti.com’un anlaşmalı olduğu firmalarla entegre edilmeli. Canınız pirzola mı çekti? Fiyat olarak neresi uygundur? sorularına cevap verecek olursa, bu hesaplar ilerde işimize yarayabilir.

Twitter’da En Fazla Takip Edilen Kişiler


 

Twitter‘da follower yani takipçi sayısı yarıştırma inceden popülerlik ölçütü haline gelmeye başladı. Mashable’da yer alan habere göre Twitter serverlarının %3’ü tek başına Justin Bieber için çalışıyor. Justin Bieber Türkiye’de pek bilinmeyen ancak Amerika’da çok geniş bir hayran kitlesine sahip 16 yaşında Kanadalı bir şarkıcı. Bieber’ın Twitter’da tam 5.082.070 takipçisi var. Bu rakamı görünce aklıma geldi, acaba Twitter’da en fazla takip edilen (en fazla followerı olan) kullanıcılar kim? İşte yanıt:

1. Lady Gaga – 6,131,965
2. Britney Spears – 5,879,732
3. Ashton Kutcher – 5,726,788
4. Barack Obama – 5,309,729
5. Ellen DeGeneres (the Ellen Show) – 5,167,065
6. Justin Bieber – 5,082,070
7. Kim Kardashian – 4,722,721
8. Oprah Winfrey – 4,176,483
9. Taylorswift13 – 4,152,534
10. Katy Perry – 3,746,184

*İstatistikler Twitaholic.com’dan alınmıştır. Follower sayıları anlık olarak değişebiliyor ancak sıralamada bir değişiklik olmuyor.

Twitter’ın Yeni Gelir Modeli


 

Twitter’ın gelir modeli hakkında çok fazla şey konuşuldu. Biz de Marketoloji’de Twitter ve nasıl para kazanması gerektiği (veya kazanacağı) konusunda birkaç yazı yazmıştık.

Sonuçta Twitter, Promoted Ads uygulaması başlattı. Yapılan aramalarda en üst sırada çıkan reklamların dışında, sağ menüdeki 10 trend kelimenin en altına da reklam olarak Promoted bir trend kelimesi koyuyorlar. Açıkçası Twitter’ın en çekindiği nokta en başından beri kullanıcıyı rahatsız etmeyecek bir gelir (reklam) modeli oluşturmaktı. Twitter’ın bu yeni modeli bence bu açıdan başarılı ve kullanıcı olarak beni rahatsız etmiyor, doğruyu söylemek gerekirse.

Cnnmoney’de yayınlanan Twitter’s business model: A visionary experiment başlıklı haberde Twitter’ın bir başka gelir modeli üzerinde daha çalıştığından bahsedilmiş. Habere göre, Twitter @earlybird uygulamasıyla birlikte, cazip indirimli ürünler satacak, ancak bu modelde zaman kısıtı olacak. Yani indirimler belli bir süre için geçerli olacak (ve sanırım sadece Twitter’dan gelen kullanıcılar yararlanabilecek). Aslında Markafoni modeline de benziyor diyebiliriz.

Henüz Twitter bu uygulamaya tümüyle odaklanmış değil. Habere göre plan daha çok orta ve uzun vadeli. Tabir-i caizse Twitter bu ve benzeri uygulamalar yüzünden kullanıcılarıyla arasına kara kedi girsin istemiyor.

Bu yeni gelir modeli, iki açıdan faydalı görünüyor. Birincisi, insanların bu kampanyaları anında takip edebileceği ve beğendikleri ürünleri cazip fiyatlarla hemen satın alabileceği bir platform oluşmuş olacak. İkincisi, kullanıcılar olası kampanyalardan haberdar olabilmek için daha yoğun olarak Twitter’da online olmaya çalışacaklar. Bu da kullanıcıların Twitter’da harcadığı zamanı doğal olarak arttıracak.

Twitter’ın Doğru Kullanımı İle Volkan Krizini Fırsata Çevirmek


 

14 Nisan 2010 tarihinde hiç beklenmedik bir şey oldu. İzlanda’da bir volkan faaliyete geçti ve başta Kuzey Avrupa olmak üzere Avrupa ve Amerika’daki uçuşların birçoğu belli bir süre için iptal edildi. Daha önce benzeri bir durumla karşılaşıldı mı bilmiyorum ama bir çok yakın arkadaşımın ve daha milyonlarca insanın aylar önce yaptıkları bir çok plan küllerin uçuş güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle iptal edildi.
Belirsizliğin en üst düzeyde olduğu böyle bir ortamda tahmin ediyorum ki şirketler kendilerini bu tür bir krize hazırlamamıştı. Beklenmedik bir anda meydana gelen volkan aktivasyonu büyük miktarda kül bulutlarının tüm Avrupa’ya dağılmasına neden oldu. Havayolu şirketlerinin bu konuda bu kadar aciz kalmasının iki nedeni var; bilet satışlarının büyük çoğunluğunun aylar öncesinden yapılıyor olması, 100% güvenli olmadığı sürece hava sahalarının açılmaması ve kül bulutlarının rüzgar ve diğer değişkenler nedeniyle yönünün ve tehlike derecesinin kestirilememesi.

Burada havayolu şirketlerinin yapması gereken ise mağdur müşterilerin her an kendilerine ulaşabilecekleri ve uçuşlar hakkında bilgi alabilecekleri bir sistem oluşturmak. Bunu yapabilmek için ise call centerların yeterli olabileceğini hiç zannetmiyorum. Sosyal Medyanın, özellikle de Twitter’in hızlı ve mantıklı kullanımı sayesinde call centerlar ve yavaşlayan websiteler üzerindeki yük belli bir seviyeye kadar hafifletilebilir, hatta bu kriz fırsata çevrilebilirdi. Psikolojik olarak, müşteriler kendileriyle ilgilenilmesini ister. Twitter’ın avantajı ise şu; atılan bir mesaja o müşterinin adı ile cevap verildiği anda (örn @enginbali…) o müşteriye yalnız olmadığı mesajı verilebilirdi. Ayrıca, insanlar olayı twitter’dan takip ettiği sürece mağdur olanın yalnızca kendileri olmadığını farkedecekler ve bir şekilde bu da ruh hallerini olumlu yönde etkileyecekti. Ayrıca şirketin güncel olarak vereceği bilgiler, örneğin yolcusuz test uçuşlarının sonuçları, müşterilerin yine o sayfayı güncel olarak takip etmesini sağlayacaktı. Bu şekilde yaratılacak wom etkisi o twitter sayfasının follower sayfasına da olumlu etkide bulunabilirdi. Maalesef bu konu ile ilgili bir veri yok elimde ama bu çıkarımı yapmak çok da zor değil sanırım.

Krizin şu anda bazı büyük havayolu şirketleri tarafından official twitter sayfaları aracılığı ile nasıl yönetildiği hakkında da ufak bir araştırma yaptım. 14 Nisan’dan bu yana bu resmi twitter hesapları tarafından konu ile ilgili gönderilen tweet sayısı ve hesapların takipçi sayısı ise şöyle;

Delta Airlines; 15 / 43390 followers

Lufthansa DE; 32 / 23359 followers

THY; 2 / 4308 followers

KLM; 100+ / 19398 followers

Iceland Air; 9 / 1436 followers

Yukarıda belirttiklerime dayanarak bu krizin doğru twitter kullanımı ile şirketler tarafından bir nevi fırsata çevirilebileceği sonucuna varıyorum ben. Olay sadece bu tür krizlere önceden hazır olmak ve müşteri memnuniyetinin önemini yeterince kavramış olmak, sosyal medya ve özellikle twitter gibi bir nimeti de kullanmayı bilmek ise bana göre önemli bir ayrıntı…

İşte Twitter’ın Gelir Modeli; “Promoted Ads”


 

Mert’in 30 Ekim 2009’da Twitter’ın Gelir Modeli isimli yazısında bahsettiği konulardan bazıları cevaplanmaya başladı bile. Öncelikle belirtelim; Gelir modeli, bir web sitesinin nereden para kazanacağıdır. Kısaca bu yazıyı özetlemek gerekirse, Twitter’in gelir modelinin ne olacağına kafa yormaktansa kullanıcı sayısını user friendly and kullanışlı yapısını bozmadan nasıl artıracağına yoğunlaştığını söylemişti Mert. Hesaplarda yeni yeni artıya geçmeye başlayan Facebook gibi, zamanı geldiğinde Twitter’in de kendisine uygun bir model bulacağını belirtmişti. Öyle de oldu. 13 Nisan 2010’da Twitter blogunda yayınlanan yazı ile Twitter’in yeni gelir modelinin ilk aşamada “Promoted ads” olacağı açıklandı.

Bu sürpriz değildi zaten. Blog yazısında ve Adage kanalı ile Twitter’ın Chief Operating Officer’ı Dick Costolo tarafından belirtildiği gibi Twitter kendi organik yapısını bozmayacak bir reklam şeklini oturtma peşindeydi. Anahtar kelime sistemiyle, arama yapıldığında en üst sırada yer alacak. Reklamlarla insanları sıkmamak için her aramada en fazla bir “promoted tweet” gösterilecek. Burada beni düşündüren şey ise sürekli arama özelliğini eleştirdiğim, daha önceki bir yazımda arama yapmak için başka bir uygulamayı önerdiğim Twitter’in gelir modelini buraya bağlaması. Herhalde yakın zamanda yapacakları değişiklikler ile çok daha kullanışlı bir arama özelliği ile geleceklerdir.

Reklam tweetleri de normal tweetler gibi retweet, favourite ve reply özelliklerine sahip olacak. Hatta bir reklamın kullanıcı tarafından beğenilip beğenilmeme kriteri olarak göz önünde bulundurulan başlıca unsurlar yine bir önceki cümlede saydığım özellikler olacak. Eğer bir “promoted ad” tıklanıyor, retweet ediliyor ve cevaplanıyorsa, yani kısaca dikkate alınıyorsa, bu reklam orada daha uzun süre kalacak ve reklamveren bu reklama daha az para ödeyecek. Tam tersi bir durumda ise reklam kısa sürede kaldırılacak.

Bu tweetleri diğerlerinden ayırmamızı sağlayan şey ise yukarıdaki Starbucks reklamının sol altında yazan “Promoted by Starbucks Coffee” kısmı. Digg’in reklam sistemine olan benzerliği ile de dikkati çeken “Promoted Ads” şu anda ilk aşamasında demiştik. İlk aşamada Best Buy, Bravo, Red Bull, Sony Pictures, Starbucks Coffee ve Virgin America sadece bu reklamların kullanılacağı şirketler olacak.

Son olarak, şu anda mükemmel bir şekilde çalışan be-a-magpie isimli twitter reklamveren uygulaması zaten Starbucks tarafından kullanılıyordu. Türkiye’de gördüğüm kadarıyla ilk olarak Marketoloji.com tarafından kullanılan, şu anda da ciddi bir bütçe ile son zamanlarda ismini fazlaca duymaya başladığım, vizyonlu insanlar tarafından yönetilen daha.net tarafından kullanılan be-a-magpie sistemi de twitter için güzel bir gelir modeli oluşturabilirdi. Be-a-magpie konusuna da yakın zamanda detaylı bir şekilde değinmek istiyorum.

Next Page » Scroll to top