Your search for sony returned 26 results.

Sony’den Xperia Play yani Playstation Phone


 

Başlıkta kısaca Sony dedim ama doğrusu Sony Ericsson. Marketoloji’yi yakından takip edenler, benim iflah olmaz bir Play Station hayranı olduğumu bilirler. Artık Play Station keyfi, telefonlara taşındı. Geç bir hamle oldu ama olması gerekiyordu. Tek başına Play Station telefonunun, diğer adıyla Xperia Play’in Sony Ericsson’u pazarda yeniden güçlü hale getireceğini sanmıyorum açıkçası. Halen akıllı telefon konusunda ciddi atılımlar yapmaları gerekiyor, ve daha da önemlisi ürettiklerini iyi pazarlamaları gerekiyor, ki bundan önceki başarısızlıklarının en temel nedeninin bu olduğunu düşünüyorum.

Play Station, Sony için özel bir ürün, çünkü bu ürün oyun dünyasında bir devrim ve alışkanlık yarattı. Walkman konseptini geliştirip, yerini sağlamlaştıramayan ve pazardaki güçlü yerini yeni nesil mp3 çalarlara, özellikle de iPod’a kaptıran Sony, umarım Play Station’ı da Walkman gibi statikleştirmez. Walkman’den daha iyi bir süreç işliyor gibi görünse de Sony’nin pazarlama konusunda ciddi sıkıntıları var, ürünlerine çok güveniyorlar ve gerisine pek kafa yormuyorlar gibi. Telefona entegre Play Station, Sony Ericsson’un telefon piyasasında elini nispeten güçlendirdi ama PSP (Play Station Portable) satışlarını da ciddi oranda etkileyeceğini düşünüyorum. Sony bir nevi kendi ayağına sıktı. Yine de, telefon pazarında daha çok güçlenmek için değer mi? Gerçekten bu ürünü iyi pazarlayıp, yeni akıllı telefonlarla pazara giriş yaparlarsa, evet değer.


Xperia Play Barcelona’da düzenlenen MWC (Mobile World Congress) 2011’de tanıtıldı.

 

Sony’den Panaromik Reklam


 

Fotoğrafçılık konusuna inceden ilgi duysam da hiç dokunamadım açıkçası. İleri seviye fotoğraf makinelerinin fazla kompleks olması sanırım bunda önemli rol oynadı. Panaromik çekim de ileti seviye özelliklerinden birisiydi bana göre ancak Sony bu özelliği gündelik hayatta kullandığımız fotoğraf makinelerine de entegre etmiş görünüyor. İletişimini de Timeout İstanbul dergisinde aşağıdaki gibi yapmış. Fotoğraf makinesinin üzerindeki kağıdı kaldırdığınızda paranomik çekim ile ne yapabileceğinizi görebiliyorsunuz. Panaromik çekimin ne olduğunu bilmeyenlerin bile anlayabileceğini güzel bir iletişim çalışması olmuş, çalışma da doğru medyada (basılı medya) başarılı bir şekilde uygulanmış.

Sony'den Oyuna Yatırım


 

God of War 3 ile birlikte Sony, Play Station 3 oyunlarına yatırımlarını da arttırdı. Görüldü ki, God of War 3 tek başına Sony”nin LCD ve PS3 satışlarını etkileyebiliyor (en azından tahminim o yönde). God of War serisi Play Station 2″nin en iyi oyunlarından birisi olarak gösteriliyordu. GoW 1-2″yi PS2″de bitirmiş bir Play Station hastası olarak ben de oyuna hayran kalmıştım ve GoW 3″ü dört gözle bekliyordum. GoW 3 için Sony, Türkiye”de daha önce (bir oyun için) eşine benzerine rastlamadığım bir tanıtım kampanyası yürüttü. Daha önce televizyon reklamını sizinle paylaşmıştım. Açıkhavada (Bina kaplama, billboardlar, metro içi reklamlar) ve internette de yoğun olarak oyunun reklamı yapıldı. Sony”den edindiğim bilgiye göre Türkiye”ye gelen ilk parti GoW 3″ün tamamı daha oyunlar Türkiye”ye gelmeden perakendeciler tarafından rezerve edilmiş ve oyun son kullanıcılardan yoğun ilgi görmüş.

Sıkı bir Play Station hayranı ve Sony sempatizanı olarak Sony”nin Play Station”a hak ettiği değeri vermediğini düşünüyorum. Türkiye”de bir fan sitesi kurup, Play Station hayranlarını bu sitede toplayıp, hem PS hem de diğer ürünlerinin iletişimini daha doğru kitleye daha etkin bir şekilde yapabileceği kanısındayım. Ancak Sony”nin belli ürünleri dışındaki ürünlerinde trendi geç takip ettiği gibi, internete de uzun bir süre yabancı kaldı. Şimdilerde sosyal medyada kendini göstermeye çalışsa da çok başarılı olduğunu söyleyemem.

Sony, GoW 3 gibi bir oyunun tanıtımını kapsamlı olarak yapmakla sadece oyunun kendisinin değil, konsolun ve LCD televizyonlarının da satışlarını arttırdı çünkü GoW 3 sadece Play Station 3 için çıktı ve Play Station 3 sadece HD (High Definition) LCD televizyonlarda çalıştırılabiliyor. Bu doğru hamleden sonra, bugün metroda Sony”nin PS3″e özel başka bir oyununun reklamını gördüm. Bu oyun, GoW 3 kadar ünlü değil ve nispeten oyun dünyasını yakından takip eden birisi olarak adını ilk defa duyuyorum. Bu oyundan beklentisi ne yönde Sony”nin bilmiyorum ancak Sony”nin GoW 3″te yakaladığı ivmeyi en az GoW 3 kadar başarılı ve ünlü bir oyun ile devam ettirmesi gerekiyor.

Not: Reklamda adresi verilmiş ancak sitenin içeriği tatmin edici ve güncel değil. Reklamı yapılan oyun bile sitede doğru düzgün vurgulanmamış.

Havada Pazarlama Kokusu Var


 

Pazarlama, değerler değişimi olduğu kadar etki etmek ve etkilenmektir. Etki etmek için de hissettirmek ve duyuları harekete geçirmek gerekir.Bu harekete geçirmeyi en hızlı ve efektif sağlayan duyumuz ise kokudur.

Duyular ve Marka adlı kitabın yazarı Martin Lindstrom’a göre koku, ”Görme duyusundan sonra sahip olduğumuz en önemli duyumuz.” diye bahsediyor. Reklamlardaki ve pazarlama araçlarındaki uyaranların çoğunluğu göze hitap etse de koku en güçlü duygu tetikleyicisidir. Lindstrom aynı kitabında, “Bir günde hissettiklerimizin % 75’ini kokular etkiler” diyor.Koku Duyusu Enstitüsüne göre insanlar bir yıl sonra kokuları % 65 doğruluk payıyla hatırlayabiliyorken,fotoğraflardan hatırladıklarımızın % 50’si sadece üç ay sonra kayboluyor. Koku o kadar önem kazandı ki  koku tasarımı alanında bir yüksek lisans programı da açıldı. New York’taki Parson’s New School for Design koku bilimini de içeren disiplinler arası bir programın duyurusunu yaptı.

Bu  bilimsel verilerin etkisi  günümüzde pazarlama ve reklam faaliyetlerine de yansıyor.Artık bu faaliyetler planlanırken koku göz ardı edilmiyor.Bunlara en güzel örnekleri cinsiyet ağırlıklı olsa da Alışverişte Kadın Erkek adlı kitabın yazarı Elizabeth Pace veriyor.”Bath & Body Works ya da  Ralph Lauren mağazalarının kendine has bir kokusu olmasını bekleyebilirsiniz ama Samsung ve Sony gibi teknolojik ürün satıcıları bile mağazalarına müşteri çekmek umuduyla kendi kokularını geliştirdi. Bu teknoloji şirketleri müşterilerin bu çekici kokular sayesinde biraz daha uzun süre mağazada kalacaklarını ya da ellerinde 1500 dolarlık yeni bir dizüstü bilgisayarla mağazadan çıkacaklarını umuyor.Araştırmalardan umut vaat eden kokular geliyor.Singapur Ulusal  Üniversitesinde araştırmacı olan Xiuping Li, bir yerde gizlenmiş çikolata parçacıklı kurabiye kokulu mumların yandığı bir odada bulunan kadınların ani bir kararla kazak alma olasılığının gizli bir köşede kokusuz mum yakılan bir odada bulunan kadınlara göre daha yüksek olduğunu ortaya koydu (% 17’ye karşılık % 67).” Martin Lindstrom’un anlattığına göre diğer bir örnekte ise, Rolls Royce’un müşterileri üzerinde yaptığı bir araştırmada müşterilerin lüks otomobillere yönelik mükemmellik duygusunu kaybetmelerinde koku önemli bir faktör olarak belirlenmiş. Marka bu sorunu aşmak için 1965 model Silver Cloud’un kokusunu analiz etmiş ve 800 farklı bileşen saptamış. Bugün üretilen her otomobilin koltuklarının altına koku uygulanıyor.

Aslında çok uzağa gitmeye gerek yok etrafımıza biraz dikkat edersek hoş bir parfüm,güzel bir yemek veya küçük bir bebek kokusu bizi farklı şekilde değişik duygulara götürüyor.İyi kokuların pozitif yönde etkilediği kadar kötü kokularında bizi ne derece olumsuz etkilediğini tahmin etmek zor olmasa gerek.Kimse kötü kokan bir otel odasında uyumak,berbat kokulu bir marketten alışveriş yapmak ve ağır kokulu bir taşıtta yolculuğa çıkmak istemez.Eğer mecbur kalırsa zihninde bunlarla ilgili pek hoş olmayan anılar kalır.Ama güzel koku tercih sebebidir ve artı bir değer yaratır.Kendimden bir örnek vereyim küçüklüğümde yaşadığım kötü bir hastane kokusu tecrübesinden sonra yakın zamana kadar hastane kokusuyla ilgili fobim vardı ve bu hastane fobisi kötü kokulu olanlara gittikçe yeniden nüks ediyor.

Kokunun çok olsun az olsun bir şekilde hayatımızda hep var olduğu, iyi ve kötü hissetmemize sebep olduğu aşikar.Bu yüzden kokuya gereken önemi göstermek az ya da çok bir fayda sağlar çünkü havada pazarlama kokusu var.

Teknoloji Algıda, Amazon Teknolojide Lider


 

Teknolojinin ana akımı ele geçirdiği bir dönemdeyiz.

İddianın destekçisi, Harris Interactive‘in Amerika’nın en görünür 60 Windows 8 nøkkel şirketi hakkında 19.000 katılımcıyla gerçekleştirdiği araştırma.

Harris Interactive, katılımcıların 60 şirketi 6 başlıkta değerlendirmesini istemiş: Duygusal, Sosyal Sorumluluk, Ürün ve Servisler, Vizyon ve Liderlik, Finansal Performans ve Çalışma Ortamı.

İlk 5’te 3 teknoloji şirketi var: Amazon, Apple ve Google. Windows Server 2012 nøkkel

Amazon, 6 başlığın 2’sinde ve genelde lider. Amazon’un liderlik ettiği başlıklar ”Duygusal” ve ”Ürün ve Servisler”. Amazon ”Vizyon ve Liderlik”te Apple’ın ardından 2. sıradayken, ”Finansal Performans” başlığında 3. sırada, ”Çalışma Ortamı” başlığında 5. sırada yer alıyor.

Görünürde müşterileriyle yalnızca kargo paketleri aracılığıyla iletişim kuran bir şirketin Disney gibi bir markayı geride bırakması şaşırtıcı. Ürün, servis ve lojistik performansıyla Amazon’un müşterileriyle duygusal bir ilişki geliştirebilmesiyse büyüleyici. Görünüşe göre teknoloji tarafında vaatlerinizle ürün ve servislerinizin tutarlı olması öncelikleniyor.

Rapora sektörel bazda yaklaştığımızda, ilk 5’te 3 teknoloji şirketinin yer almasını anlamak kolaylaşıyor. Teknoloji, açık ara lider. Katılımcıların %79’u teknolojiye pozitif yaklaşıyor, %11’i tarafsız kalıyor. Pozitif yaklaşanlardan negatif yaklaşanları çıkararak elde edilen metrikle incelendiğinde, teknoloji ve en yakın takipçisi Turizm arasında %24lük ciddi bir fark var.

Yine teknoloji kategorisinde değerlendirebileceğimiz Sony, Samsung ve Microsoft’un ilk 20’de yer aldığı 60 şirketin tamamını hemen aşağıdaki görselde inceleyebilirsiniz.

Macca’s – Mek – Mc Donald’s


 

Starbucks, Sony, Mc Donald’s gibi küresel markaların her hareketi haberlere ve makalelere konu olur. Gündemdeki yeni değişim ise yıllardır her yerde her ülkede bilinen Mc Donald’sın 26 Ocak tarihinden itibaren Avustralya’daki bazı restoranlarında Macca’s adını kullanacak olması. Kültürel yerelleştirme mantığının bir gereği olarak, markaların bazı ülkelerde isim değiştirmesi yeni bir şey değil. Örneğin Unilever, ülkemizdeki Elidor‘u birçok ülkede farklı isimlerle sunmakta, örneğin bir klasik olan Chanel no.5, 5 rakamı Japonya’da ölüm anlamına geldiği için Chanel no.4 olarak lanse ediliyor.

Mc Donald’s da yerelleştirme (localization) adına hamleler yapan, damak tadına göre farklı ülkelerde farklı birkaç burger çeşidi sunan ve oturma düzenini adapte eden bir markaydı. Ancak alamet-i farikası altın M harfini (golden arch) ve tabiki Mc Donald’s adını hep korumuştu, ta ki Avustralya’da halkın çoğunluğu Mc yerine Macca’s denmesine kayıtsız kalmayıncaya kadar. Şüphesiz daha çok sevilmek için yapılan bu hamle küre-yerelleşme (glocalization) başarısı olarak mı hatırlanacak yoksa zararlı mı olacak zamanla göreceğiz. Örneğin ben haberleri okurken Mecca yani Mekke şehrine odaklanmaktan kendimi alamadım.

Bu örneğin tam tersi ise bambaşka bir strateji gerektirir. Mc Donald’s globalden yerele bir çizgi izlerken, yerelden globale bir çizgi izlediğimizde daha radikal davranmak gerekebilir. En önemli marka stratejilerinden biri: yeniden markalama – rebranding dir ve doğru kullanıldığında satış ve bilinirlik üzerinde oldukça faydalıdır. Türk örneklerinden ilk akla gelen Çarşı‘nın boyner‘e dönüşümüdür. Klasik, eski, uzun veya telaffuzu zor bir marka adının basit ve global bir isimle değiştirilmesi buna örnek olabileceği gibi farklı ürün grupları katılan veya el değiştiren şirketler de bu yolu seçebilir.

*Konuyla ilgili haberler için: TIME dergisi, Chicago Tribune 
Utku Uygur'a teşekkürler

Karşımızda Play Station Vita


 

İflah olmaz bir konsol oyunu hastası olduğumdan oyun dünyasına nispeten yakınım. Her ne kadar tüm konsollarda, farklı onlarca, yüzlerce oyunu oynamamış olsam da, hatrı sayılır bir oyun geçmişim olduğu söylenebilir. PSOne ile başlayan konsol maceram, PS2, XBOX 360, Wii, PS3 sıralamasıyla devam etti. Şu anda tek yaptığım şey, PS3″de Fifa12 oynamak. Ancak bu dünya benim takip ettiğimden çok daha hızlı ilerliyor ve pazar gittikçe büyüyor. iPhone oyunlarının, Facebook”taki oyunların hızlı yükselişi, konsol oyunlarında teknolojinin sınır tanımayışı oyunların insanların hayatında ne kadar önemli olduğunu ispatlıyor. Sony, Play Station ile domine ettiği pazarı bir süre sonra XBOX ve Wii ile paylaşmaya başladı, hatta her ikisine de satış adetleri açısından geçildi. Sony”nin mobil dünyadaki performansı ise birçok başarı ve başarısızlıkla dolu. Walkman ile bir devre damga vurması ancak sonrasında pazarı iPod”a bırakması, PSP (Play Station Portable) ile mobil oyun oynama tecrübesine farklı bir boyut getirmesi ancak sonrasında yine pazarı başka bir Apple ürünü olan iPhone”a bırakması. iPhone oyunları PSP kadar güçlü değil tabi ki ancak en önemli özelliği iPhone”un tek başına bir oyun konsolu olmaması. İnsanların zaten yanında taşıdıkları ve temel özelliği olan iletişimin yanında akranlarına göre çok daha kaliteli oyun tecrübesi sunması iPhone”u bu pazarda güçlü kıldı. Sony, tüm gelişmelerin sonucundan PS Vita”yı çıkardı. PS Vita, PSP”nin dokunmatik olan yeni versiyonu, ancak bir telefon değil, yine bir mobil oyun konsolu. Kısacası, Sony Zynga olmak yerine Electronic Arts olmayı tercih etmiş.

Reklamı ise muazzam olmuş:

Next Page » Scroll to top