Your search for samsung returned 22 results.

Samsung Galaxy: Farklılaştırma Stratejisi


 

Akıllı telefon pazarında Samsung başından beri çok önemli bir oyuncu. Ancak bu alandaki başarı kriterlerini dizayn ve işletim sistemi olarak belirlersek, dizayn konusunda Apple’a karşı büyük bir dava kaybederek; içerik konusunda da htc gibi zengin Android uygulamalarından faydalanabildiğimiz gelişmiş cihazlara karşı pazar payı kaybederek en büyük oyuncu olamadı.

En önemli üç pazarlama stratejisinden market penetration, yani pazara nüfuz etme konusunda sıkıntı yaşandı. Bir diğer seçenek niche marketing, yani niş zevklere hitap eden küçük bir oyuncu olmaksa Samsung’un tercihi ve üretim metodlarıyla uygun bir yol değildi. Bu durumda differentiation, yani farklılaştırma adına Samsung Galaxy Note’un tasarımı, özellikleri ve özellikle reklamları başarılı bir yol izledi; yaratıcılık!

Resimlerle, fotoğraflarla, videolarla oynamak, grafikleştirmek. renklerden, tasarımlardan faydalanmak Galaxy Note ve Tab reklamlarında öne çıkan faktörler oldu ve başarılı bir farklılaştırma noktasına temas etmiş oldular. İşte reklamlardan bu stratejiye dair seçmece kareler:

Apple Samsung Davası Sonuçlandı, Kazanan Apple


 

Nikon Lens Mug

Apple‘ın iPhone‘la yarattığı akıllı cihaz pazarının en büyük davası sonuçlandı: Samsung, 1 milyar dolar tazminat ödeyecek. Apple CEO’su Tim Cook, Apple çalışanlarıyla kararı kutlayan bir e-mail bile paylaştı; davanın Apple tarafında başından beri orjinallik ve yenilikçilik değerleriyle ilgili olduğunun altını çizerek. cup sale online

Davanın kaybedeni gibi görünse de Samsung‘un kazandığını söylemek mümkün.

Nokia‘nın iPhone sonrası süreçte yaşadığı kayıp, RIM‘in ani düşüşü ve HTC‘nin ”güçlü ikinci pozisyonu”nu Samsung’a kaptırışını düşünelim: Samsung, akıllı cihaz pazarında zaman zaman kabına sığmayan agresif stratejisi için yalnızca 1 milyar dolarlık ufak bir tazminat ödeyerek hedefine ulaştı.

Samsung’un Galaxy’e Note’u Var!


 

Samsung, çok isabetli bir projeyle tekrar gündemde. Lansmanın tam olarak CES 2012 Tüketici Elektronikleri Fuarı’nın gündemde olduğu bir tarihe denk gelmesiyse, tahmin ettiğim kadarıyla sürpriz değil :)

Erdil Yaşaroğlu‘nun Samsung Galaxy Note‘u kullanarak planladığı, Guinness onaylı, Dünya’nın en büyük karikatürünün serüvenine göz atarak başlayalım.

http://www.youtube.com/watch?v=eLEtJGmWEgc

galaksiyenotumuzvar.com mikrositesi üzerinden canlıya alınan kampanyanın detaylarına geçmeden önce, Samsung’un dijital varlığı ve dijitalde gerçekleştirdiği projeler göz önüne alındığında bu başarının sürpriz olmadığını belirtmek gerek.

2010’da Boğaziçi Üniversitesi ekibiyle Türkiye galibi olarak Samsung Mob!lers Dijital Pazarlama Yarışması dahilinde Seoul’e gittiğimde, Samsung Nation ve Samsung Stage projelerinden haberdar olduğumda, Samsung’un lokal ve globalde parmakla gösterilen işler yapmaya devam edeceğinden emin olmuştum.

Proje, viral yayılımın gizinin çözüldüğü, sanat olmaktan bilim olmaya yakınsadığı, ”Neden?” ve ”Nasıl?” sorularını cevaplayacak kadar bilgi ve tecrübe sahibi markalar tarafından kolaylıkla kullanılabildiği bir döneme girdiğimizin en güzel örneklerinden.

An itibariyle, lansman gününde Twitter’da Trending Topic olmuş, 48 saatten az bir sürede YouTube’da 130.000 barajını geride bırakmış, sitede görünen fidan sayısına göre yaklaşık 30.000 kez paylaşılmış bir projeden söz ediyoruz.

Peki… ”Neden?”

1. Ürünle Yakından Bağlantılı: Galaxy Note, tablet ve akıllı telefon arasına konumlanmış bir cihaz. Tabletlerin büyüklük ve kullanım kolaylığı açısından mobil olup olmadıklarının tartışıldığı bir dönemde niş ihtiyaca cevap veren, niş konumlanan bir ürün. (Amazon’un Kindle Fire’ının kullanım kolaylığı, büyüklük ve fiyat noktalarından iPad’i karşılamaya çalıştığı biliniyor) Harika bir ekranı var ve globalde iletişime taşınan en somut nokta: Galaxy Note üzerinde çizim yapmak çok rahat ve çok eğlenceli.

Ürün üzerinde Dünya’nın en büyük karikatürünü çizme fikrinin ne denli alakalı olduğunu görmemek zor. Video boyunca cihazın tablet işlevlerini, mobil kullanımla yerine getirdiğini de eklemek gerek.

2. İsabetli Ünlü Tercihi: 1) Ürün üzerinde çizim yapmak çok eğlenceli.
2) Karikatürler, Türkiye özelinde, Facebook ve Twitter’da en çok paylaşılan görsellerin başında geliyor. 3) Erdil Yaşaroğlu, Türkiye’nin en tanınmış karikatüristlerinden, üstelik analog biri değil, Twitter’da 430.000’den fazla takipçisi var.

Noktaları birleştirelim: Daha isabetli bir tercih aklıma gelmiyor.

3. Şaşırtıcı, Büyük, Wow! Dedirten: Viral yayılımı garantileyen en güçlü sebeplerden: İçeriğin şaşırtıcı, efsanevi, büyük ve Wow! dedirtecek frekansta olması. Şehir efsanelerinin üzerine gitmek, ”çalışma” ihtimali en yüksek argümanlardan. (Kıyafetleri transparan hale getiren teknolojiler, konuşan meyve-sebze-hayvanlar, suda yürümek…)

Güven unsuru Guinness aracılığıyla pekiştirilen bir kampanyada, ”Dünya’nın En Büyük Karikatürünü Çizmek” ve galaksiye-uzaylılara mesaj göndermek… 12’den.

4. Eğlenceli: ”Bugüne dek uzaylılar bize mesaj gönderdi, sıra bizde!”. Projenin mizah unsuru da eksik değil. Samsung’un Android platformunu sahiplenmesi ve algıda galaksi-uzay ve Android’in birbirlerine yakınsayan kavramlar olması, üzerine sos.

5. Paylaşma Motivasyonu Yaratmak Adına Sosyal Sorumluluk: Dünya’nın en büyük karikatürünün çizildiği yaklaşık 11.000 metrekarelik alana Samsung, her 10 paylaşım için 1 fidan dikiyor. İçeriği paylaşırken, içeriğin eğlenceli, büyük ve görülmeye değer olmasının yanında, Sosyal Sorumluluk motivasyonunun ekstra bir değer kattığını söylemek mümkün.

Tertemiz. Tebrikler!

Samsung’tan Apple ‘Fanboy’larına Gönderme


 

Apple’ın cihaz bazında en önemli rakiplerinden Samsung, yeni reklamında Apple’a ve fanboylarına (yani hayranlarına) ilginç göndermeler yapmış. Apple’ın yeni telefonu için saatlerce sırada bekleyen kişileri bir nevi tiye alan reklamda bir sonraki büyük şeyin-Next Big Thing- (Türkçe’de pek bir garip duruyormuş :) ) Samsung Galaxy S II olduğu vurgulanıyor. “Apple” kelimesi reklam boyunca hiç telaffuz edilmiyor, hiç görünmüyor ancak iPhone bir sahnede reklama dahil oluyor. Gerçi iPhone’un dahil olmasına gerek kalmadan biz Samsung’un kime gönderme yaptığını ilk görüşte anlıyoruz. Reklamda Samsung, akıllı telefon pazarında Apple’a meydan okuduğunu göstermiş. Ancak, Apple hayranlarını bu şekilde doğrudan hedef alması bana pek doğru bir hamle gibi gelmedi. Apple’ın hayranları ürünlerinin eşsiz özelliklerinin yanı sıra, tarzını ve tasarımını seviyor. Farklılığını seviyor. Samsung, ürünlerinde bu farklılığı yakalabildi mi? Kişisel fikrim, hayır. Apple, bir trend yaratıyor, diğerleri tabir-i caizse bu trendi sadece takip ediyor. Bu bakımdan, Samsung’un kendine özel bir kitle yakalaması daha doğru olacakken, doğrudan Apple hayranlarını hedef alan böyle bir reklam hazırlayarak yanlış bir strateji izlemiş.

Samsung 3D Viral Videosu


 

Ağızdan ağıza (WOM; Word of Mouth) pazarlama, özellikle maliyet avantajı sağlaması bakımından pazarlamacılar arasında yerini sağlamlaştırıyor. Daha klasik pazarlama faaliyetleriyle karşılaştırıldığında, ağızdan ağıza pazarlama ile iletilmek istenen mesaj, tüketiciler tarafından daha samimi ve gerçekçi olarak değerlendiriliyor.

Internet’in çok fazla yaygınlaşması, bireylerin sosyal çevreleriyle iletişimlerine yeni bir boyut getirdi ve ağızdan ağıza pazarlamada yeni alt dallar popüler oldu. Bu yeni alt dallardan biri de viral video. Interenet üzerinden pek çok farklı şekilde (video paylaşım siteleri, sostal ağlar, e-post, vb.) paylaşılabilen viral videolarda öne çıkan en önemli özelliklerden biri mizah unsurunu barındırmaları.

Samsung da, 3D (3 boyutlu) televizyonunun pazarlamasında ağızdan ağıza pazarlama yöntemlerine yer vermiş ve ürünün özelliğini başarılı bir şekilde vurguladığını düşündüğüm bir viral video kullanmış:

Get the Flash Player to see this content.

Samsung Başarılı 3D LED TV Reklamı


 

Samsung’dan “Wonder-full” isimli kampanyanın bir ayağı olarak yayınlanan bu reklam 30 sn’de yeni ürünün core özelliğini (dünyanın ilk 3D LED TV’si) hem mükemmel bir şekilde gözümüzde canlandırmamızı, hem de bu yeniliğe hayran kalmamızı  başarıyla sağlıyor. Ajans ise Leo Burnett USA…

Havada Pazarlama Kokusu Var


 

Pazarlama, değerler değişimi olduğu kadar etki etmek ve etkilenmektir. Etki etmek için de hissettirmek ve duyuları harekete geçirmek gerekir.Bu harekete geçirmeyi en hızlı ve efektif sağlayan duyumuz ise kokudur.

Duyular ve Marka adlı kitabın yazarı Martin Lindstrom’a göre koku, ”Görme duyusundan sonra sahip olduğumuz en önemli duyumuz.” diye bahsediyor. Reklamlardaki ve pazarlama araçlarındaki uyaranların çoğunluğu göze hitap etse de koku en güçlü duygu tetikleyicisidir. Lindstrom aynı kitabında, “Bir günde hissettiklerimizin % 75’ini kokular etkiler” diyor.Koku Duyusu Enstitüsüne göre insanlar bir yıl sonra kokuları % 65 doğruluk payıyla hatırlayabiliyorken,fotoğraflardan hatırladıklarımızın % 50’si sadece üç ay sonra kayboluyor. Koku o kadar önem kazandı ki  koku tasarımı alanında bir yüksek lisans programı da açıldı. New York’taki Parson’s New School for Design koku bilimini de içeren disiplinler arası bir programın duyurusunu yaptı.

Bu  bilimsel verilerin etkisi  günümüzde pazarlama ve reklam faaliyetlerine de yansıyor.Artık bu faaliyetler planlanırken koku göz ardı edilmiyor.Bunlara en güzel örnekleri cinsiyet ağırlıklı olsa da Alışverişte Kadın Erkek adlı kitabın yazarı Elizabeth Pace veriyor.”Bath & Body Works ya da  Ralph Lauren mağazalarının kendine has bir kokusu olmasını bekleyebilirsiniz ama Samsung ve Sony gibi teknolojik ürün satıcıları bile mağazalarına müşteri çekmek umuduyla kendi kokularını geliştirdi. Bu teknoloji şirketleri müşterilerin bu çekici kokular sayesinde biraz daha uzun süre mağazada kalacaklarını ya da ellerinde 1500 dolarlık yeni bir dizüstü bilgisayarla mağazadan çıkacaklarını umuyor.Araştırmalardan umut vaat eden kokular geliyor.Singapur Ulusal  Üniversitesinde araştırmacı olan Xiuping Li, bir yerde gizlenmiş çikolata parçacıklı kurabiye kokulu mumların yandığı bir odada bulunan kadınların ani bir kararla kazak alma olasılığının gizli bir köşede kokusuz mum yakılan bir odada bulunan kadınlara göre daha yüksek olduğunu ortaya koydu (% 17’ye karşılık % 67).” Martin Lindstrom’un anlattığına göre diğer bir örnekte ise, Rolls Royce’un müşterileri üzerinde yaptığı bir araştırmada müşterilerin lüks otomobillere yönelik mükemmellik duygusunu kaybetmelerinde koku önemli bir faktör olarak belirlenmiş. Marka bu sorunu aşmak için 1965 model Silver Cloud’un kokusunu analiz etmiş ve 800 farklı bileşen saptamış. Bugün üretilen her otomobilin koltuklarının altına koku uygulanıyor.

Aslında çok uzağa gitmeye gerek yok etrafımıza biraz dikkat edersek hoş bir parfüm,güzel bir yemek veya küçük bir bebek kokusu bizi farklı şekilde değişik duygulara götürüyor.İyi kokuların pozitif yönde etkilediği kadar kötü kokularında bizi ne derece olumsuz etkilediğini tahmin etmek zor olmasa gerek.Kimse kötü kokan bir otel odasında uyumak,berbat kokulu bir marketten alışveriş yapmak ve ağır kokulu bir taşıtta yolculuğa çıkmak istemez.Eğer mecbur kalırsa zihninde bunlarla ilgili pek hoş olmayan anılar kalır.Ama güzel koku tercih sebebidir ve artı bir değer yaratır.Kendimden bir örnek vereyim küçüklüğümde yaşadığım kötü bir hastane kokusu tecrübesinden sonra yakın zamana kadar hastane kokusuyla ilgili fobim vardı ve bu hastane fobisi kötü kokulu olanlara gittikçe yeniden nüks ediyor.

Kokunun çok olsun az olsun bir şekilde hayatımızda hep var olduğu, iyi ve kötü hissetmemize sebep olduğu aşikar.Bu yüzden kokuya gereken önemi göstermek az ya da çok bir fayda sağlar çünkü havada pazarlama kokusu var.

Next Page » Scroll to top