Your search for myspace returned 11 results.

MySpace’e Yer Kalmıyor!


 

2010′un aşağı yukarı ”Facebook Yılı” ilan edilmesinden kısa bir süre önce MySpace, yerinde bir hamleyle sosyal ağ olma iddiasından vazgeçip, ”eğlence” ve ”medya tüketimi” başlıkları etrafında konumlanmıştı. Black Eyed Peas eşliğinde lansmanı yapılan Hijack (Ünlü isimlerin kısa bir süreliğine MySpace’e el koymaları) gibi manevraların, MySpace’in yeni konumlanmasına katkısını gözlemek için daha fazla zamana ihtiyaç duysak da MySpace’in trafik ve kar kaybının sürdüğünü gözlemek mümkün: MySpace, el değiştireceği dedikoduları eşliğinde çalışanlarının %47siyle vedalaşıyor.

Paylaşmak, bağlı kalmak ve öykü anlatmak gibi kavramlar paralelinde Facebook’un sosyal ağlarda var olmayı bir istek olmaktan çıkarıp, ihtiyaç haline getirdiği aşikar. İşin MySpace’e en fazla dokunan kısmıysa muhtemelen Fan Page ve kısa bir süre önce kullanıma açılan Groups ürünleri. Facebook’un yokluğunda, yalnızca benzer beğeni ve hayat tarzlarını paylaşan insanların MySpace’i tercih ettiği düşünüldüğünde, Facebook’un ‘nişe dokunur’ Fan Page ve Groups hamlelerinin MySpace’i iyiden iyiye hükümsüz kıldığını söyleyebiliriz.

MySpace tarafı gelişmeleri haklı bir ‘stratejik hamle’ olarak tanımlayadursun, müzisyenleri kitleleriyle ve meslektaşlarıyla tam manasıyla bağlayacak platformun Facebook olup-olamayacağını beraber göreceğiz.

Facebook’tan Kişiselleştirme Adına Bir Adım


 

MySpace hesaplarında görmeye alışık olduğumuz türden bir kişiselleştirme şansını Aralık 2010 itibari ile Facebook’ta da elde etmiş olduk. Facebook sürekli yenilediği tasarımında son olarak olarak profil sayfasında beş fotograf görüntülemeye başladı. Bu fotografların yanyana görüntülenmesi ve random bir şekilde seçilmemesi sayesinde bu alan ayarlanarak Facebook kullanıcıları tarafından bir banner alanı gibi de kullanılmaya başlandı. Ticari değil tabi ki, sadece eğlence amaçlı olarak…

Facebook bunu kasıtlı mı yaptı bilmiyorum ama belli bir seviyeye kadar kişiselleştirme şansına sahip olmak güzel olabilir. Bu değişikliğin ardından tabi ki bu alanı kişiselleştirmek için kullanılabilecek uygulamalar da yapıldı. Manual olarak da yapabilirsiniz tabi ki istediğiniz değişikliği, ama the profile banner isimli bu uygulamada yüzlerce hazır banner bulabilirsiniz, ya da istediğiniz resmi formatına bakmaksızın kopyalayabilir, kolaylıkla istediğiniz sonuca ulaşabilirsiniz. Kendi profil sayfamda da denedikten sonra diyebilirim ki bir uygulama olarak gayet başarılı. Aylık 500.000 aktif kullanıcıya ve 4.7 / 5 gibi yüksek bir review skoruna sahip olması da kullanışlı bir uygulama olduğunun bir kanıtı. Uygulamanın geliştiricisi Zack Greenberger‘in profil resmi de gayet etkileyici=)

Foursquare “Super Duper Swarm” ve “Epic Swarm” Badge’lerini Çıkardı


 

Akıllı telefonların sayısı her geçen gün artarken Location Based (Konum Tabanlı) Social Networking  servisleri de bu artışla paralel olarak yaygınlaşıyor. Foursquare, Gowalla ve Brightkite bu konuda akla gelen en ciddi uygulamalar. Facebook Places çıktıktan sonra yukarıda saydığım servislerin işinin fazlasıyla zora girdiğini, Facebook ile muhtemelen yarışamayacaklarını söylememe gerek yok. Ama bu durum örneğin Foursquare’in tarih olacağı anlamına gelir mi orası bilinmez. Foursquare’in sonu MySpace gibi de olabilir, Google’ın sosyal networking’e adım atmaya çalışmasından etkilenmeyen Facebook gibi de…

Facebook Places karşısında Foursquare’in avantajı halihazırda 4 milyon üyeye ulaşmış ve belli bir sistemi oturtmuş olması.Ben konum tabanlı servisleri hala sıklıkla kullanmıyorum, ama kullanan yakın arkadaşlarım arasında gördüğüm tek şeyi söyleyebilirim; rekabet! wooga isimli oyun şirketinde çalışırken yaptığımız şey reklamları ve oyun dinamiklerini insanları rekabete teşvik edecek şekilde ayarlamaktı. Sosyal ağlarda yapılan uygulamaların başarısının bununla doğru orantılı olduğunu söylemek sanırım yanlış olmayacaktır. Foursquare’in badge’leri ve bir yerin mayor’u olabilme özelliği de bu rekabeti tetikleyen, bu servisin popüleritesine katkıda bulunan en önemli etkenler.

Bu rekabet ortamını korumak isteyen Foursquare geçtiğimiz gün Swarm Badge’lerine yenilerini ekledi. Swarm Badge için 49+ kişinin, Super Swarm Badge için 249+ kişinin 24 saat içerisinde aynı yere check-in yapması gerekiyor. Bu iki badge’i almak zamanla daha kolaylaştığı için Foursquare bu badgelere yenilerini ekledi. Super Duper Swarm’a sahip olmak için en az 500, Epic Swarm’a sahip olmak için de en az 1000 kişinin check-in olması gerekiyor. Bu badgeleri almak için Facebook grupları ve websiteleri kurmak, eventler yaratmak da son zamanlarda oldukça yaygınlaştı. Hatta şimdiden yılbaşında Times Square’de kaç kişinin aynı anda check-in olacağı konuşulmaya başlandı bile…

Facebook İnternet Reklamcılığında Kuralları Değiştiriyor


 

Adage’de yayınlanan habere göre sosyal ağlarda yayınlanan reklamların maliyeti ortalama internet reklamlarının maliyetinin çok altında. İnternet reklamcılığının ortalama gösterim maliyeti $2.43 iken, sosyal ağlarda bu miktar 56 cente kadar düşüyor.

ComScore raporlarına göre Mayıs ayında Amerika’daki tüm reklam gösterimlerinin* %16.8’i Facebook tarafından yayınlandı. Facebook reklam gösterimleri konusunda birinciliği elde ederken, MySpace %6.3’lük payla ikinci oldu.

Yazıda Facebook’un çok daha fazla gösterim almasına rağmen Yahoo‘dan daha fazla para kazandığı anlamına gelmediğini bahsedilmiş ancak saçma bir tespit olmuş. Reklam gösterimleri arz olarak düşünürsek ve Facebook’un (veya daha genel anlamda sosyal ağların) bu arzı ciddi oranlarda arttırdığını göz önünde bulundurursak, bu durumun gösterim maliyetlerini belli oranlarda düşüreceğini söyleyebiliriz. Hatta, fazlasıyla geniş kitlelere hemen hemen hiçbir segmentasyon yapmadan gösterim yapan Yahoo ve diğer gösterim odaklı reklamcılığa yoğunlaşmış siteler, yaş, cinsiyet, lokasyon, ilgi alanları, eğitim gibi birçok demografik parametreye göre segmente edilebilen Facebook reklamları karşısında kısa sürede aciz kalınca, Yahoo’nun gösterim maliyetlerinin hangi seviyelere düşeceğini, Facebook reklamlarının da aynı oranda değerleneceğini ön görmek çok da zor değil. Reklamverenler, Facebook’un bu muazzam gücünü kullanmayı öğrendiklerinde, en doğru hedef kitleye en doğru mesajla ulaşmayı başaracaklar. Sadece ziyaretçi çekmekten çok öte, çekilen her ziyaretçinin niteliğinin daha iyi olduğu reklam kanalları çok daha değerlenecek. Tıpkı Google’ın gönderdiği organik trafiğin diğer reklam kanallarından gelenlere kıyasla çok daha kaliteli olduğu gibi. Tüm bunlar hesaba katıldığında Facebook, reklamverenlere kendini anlatmaya, ajanslar üzerinden onlara dokunmaya başladığında internet reklamcılığında maliyet ve segmentasyon (hedefleme) gibi kavramlar için standartlar değişecek.

*Reklam gösterimi (impression) derken 1000 gösterim başına maaliyet (CPM) reklamlarından bahsedilmektedir.

Sosyal Medya Sitelerine Farklı Bir Bakış


 

Kullanıcıların aynı zamanda içerik oluşturan ve birbirleriyle etkileşime geçen kitle olarak yer aldığı websitelerinin tamamına verilen ismin Sosyal Medya olduğunu artık duymayan yok. Sosyal olma özelliğini de buradan alan Sosyal Medya websiteleri hakkında çok isabetli benzetmelerin yapıldığı bir çalışmayı da burada paylaşmak istedim.

Myspace‘in “dağılan bir sprey boyaya” benzetilmesi oradaki insanların trendy olmaktan uzak olduklarını farkettiğimiz için onlara karşı olan ilgimizi yitirmemizden kaynaklanıyor olsa gerek. Youtube‘a girdiğimizde bir anda amacımızdan şaşıp kendimizi onlarca videoyu izlerken bulduğumuz için “tekila shot” benzetmesi de gayet yerli yerinde. Ancak, Vimeo için yapılan “Good acid” benzetmesi Vimeo gibi bir site için çok pozitif bir yorum olmuş, ben de bu benzetmenin doğruluğuna katılıyorum. Ne olursa olsun Twitter‘in “kokain” benzetmesi en iyisi. İnsanların kendi özel hayatlarını saniye saniye smartphone’larından tweetlemesi onlara böyle bir haz veriyor olsa gerek=)

Twitter’daki En Sıcak 50 Marka


 

Bu sıralama Twitter’da son 24 saat içerisinde en çok adından söz edilen markalar göz önünde bulundurularak oluşturuluyor. Twitter’da “hot” veya “buzz” kelimelerine rastlarsanız yine benzer amaçlar için bu kelimelerın kullanıldığını görebilirsiniz. Listede gözüme çarpan bazı noktalar ise şöyle;

  • İlk 9 sırada teknoloji şirketleri var. Twitter uzak ara önde.
  • Facebook MySpace’i ikiye katlamış durumda.
  • Digg’in bu listede ilk 10’da olması çok önemli bence. Digg kesinlikle mükemmel derecede kullanıyor daha önce de bir çok kez bahsettiğim “Viral Loop” özelliğini. Bir ürünü olmadığı halde Digg’in bu denli başarılı olması çok ilgi çekici.
  • Fox, CNN, Mashable ve BBC gibi haber içerikli siteler de üst sıralarda. Haberleri gazeteden değil de internetten almak isteyen sosyal medya tutkunları için önemli tabi ki bu markaların twitterdaki varlıkları.
  • Listede dikkatimi çeken, core business’leri teknoloji olmayan ama listede yer alan şirketlerden Gucci 23., Starbucks 30., Subway 33., Nike 36., Coca-Cola 40., Shell 42., Chanel 46. ve Pepsi 48. sırada.
  • Bu sıralamalar twitter’ın TwittedBrands isimli uygulamasından güncel olarak takip edilebilir. Bu durumda da size verdiğim sıralamada ufak değişiklikler gözünüze çarpacaktır. Tabi bundan sonra da bu sıralamada önemli bir gelişme gösteren markaları da yorumlar kısmında belirtiyor olacağım.

Sosyal Ağlarda Yaz Rehaveti


 

Facebook ve Twitter’ın akıl almaz yükselişlerinden sürekli bahsetmek artık sıkıcı olmaya başladı. Ağustos ayı için de çok farklı sonuçlar yok aslında. Diğer tüm websitelerinde olduğu gibi bu sitelerde de yaz mevsiminden kaynaklanan bir duraksama söz konusu. Özellikle Facebook ve Twitter için durgun geçen yazın ardından Eylül ayında tekrar yükseliş trendi izleyebiliriz. Compete isimli araştırma şirketinin verilerine göre:

  • Facebook Ağustos’ta -0.37%’lik düşüşle 122 milyon tekil ziyaretçi, 4.69%’lik yükselişle 2.2 milyar ziyaret çekti.
  • Twitter ise aynı ayda Facebook’un aksine tekil ziyaretçisini 1.27% artırarak 23.5 milyon’a çıkardı. Toplam ziyaret sayısı ise -2.99% düşerek 149 milyona geriledi.

Her ne kadar bu iki site çok daha popüler olsa da Sosyal Ağ bu iki site ile sınırlı değil. Diğer networking sitelerinde Ağustos ayı şu şekilde gerçekleşti:

  • MySpace -6.73%’lik düşüş yaşadı ve tekil ziyaretçi sayısını 55.5 milyona düşürdü.
  • Bebo -7.68% geriledi.
  • hi5 da -15.36%’lik büyük bir darbe aldı.
  • LinkedIn, bu 3 sitenin aksine artışını sürdürerek 14.2 milyon aylık tekil ziyaretçi sayısına ulaştı.
  • Benim de çok sevdiğim ve takip ettiğim Digg yaz boyunca yükselişini sürdürdü ve rakipleri Reddit ve Mixx’i çok çok geride bıraktı.
Next Page » Scroll to top