Your search for iphone returned 50 results.

iPhone Uyguamamız Yayında!


 

Availaible on App Storeİlk adımını Blogger`da atan, sonrasında WordPress`e taşınan Marketoloji`nin artık bir iPhone uygulaması var :) Dilerseniz buradan indirebilirsiniz: https://itunes.apple.com/ie/app/marketoloji/id967809676.

Mobilin ne kadar hızlı bir şekilde hayatımızın büyük bir parçası olduğu artık aşikar. Bu sebeple geçen seneden beri mobil uygulama konusunda çabalarım sürüyordu. Eskiden Asp.Net (visual basic) ile websiteleri geliştiriyordum ancak uygulama geliştirme dünyasına geçişim çok kolay olmadı. Her ne kadar temel mantığı biliyor olsam da, iki dil arasında büyük farklılıklar olduğu gibi, mobil uygulama ile web konseptleri arasındaki yapısal farklar ilk mobil uygulamamı yayına almamı oldukça uzattı. İlgilenenler için, öğrenme sürecinde bir çok makale, blog yazısı, Youtube videosu dışında ana öğrenme kaynaklarım Udemy ve StackOverFlow’du.

Benedict Evans’in mobilin ne denli önemli hale geldiğinden bahsettigi “Mobile is eating the world”* başlıklı sunumundan en etkileyici bulduğum slaytlardan birisi;

Dünyada online olan kişilerin ne kadarı akıllı telefona sahip olacak?

Toplam online olan insan sayısı & Toplam akıllı telefon sayısı

Mobilde ise insanların uygulamalarda, mobil webe göre çok daha fazla vakit geçirdiğini de hesaba katarsak mobil uygulama dünyasına girmemiz şart olmuştu, artık oradayız :)

*Sunumun tamamına buradan ulaşabilirsiniz:
http://ben-evans.com/benedictevans/2014/10/28/presentation-mobile-is-eating-the-world

iPhone’la Dünya Turu (Ve Camera+)


 

Lisa Bettany‘i daha önce Mashable CEO’su Pete Cashmore‘la paylaştığı Bahamalarda Bir Noel Hikayesi‘yle konu edinmiştik.

Kendisi şu sıralar iPhone’la Dünya turluyor ve tabii, kurucusu olduğu Camera+ uygulamasını hikayeden ayrı tutmuyor.

iPhone’la Dünya Turu’nu tutarlı ve bahsedilmeye değer kılan noktaları toparlayalım mı?

1) İşin başından beri akıllı telefonların en ilgi gören özelliği, fotoğraf çekmeleri. Akıllı telefonlara entegre fotoğraf makineleri standartlaşmadan kısa bir süre önce bu özellik hepimizi büyülüyordu, itiraf edelim.

Instagram’ın Twitter’ın -neredeyse- resmi fotoğraf uygulaması haline gelmesinin üzerinden de çok geçmedi. Fotoğraf uygulamaları halen fazlasıyla alakalı ve bu pazarın küçüleceğini söylemek mümkün değil.

2) Akıllı telefonlarımızla ne zaman fotoğraf çekiyoruz? Arkadaşlarınızın Erasmus ve yurtdışı gezileri için oluşturduğu Facebook albümlerini hatırlayın. Geziler için fotoğraf uygulamaları ve ”Sosyal Medya”da paylaşılan fotoğraf albümleri neredeyse standart.

3) Lisa’nın Camera+ uygulaması için marka yüzü aramaması, uygulamanın geliştiricilerinden biri olarak uygulamayı sahiplenmesi ve Dünya turuna bizzat çıkması, dolayısıyla öykünün baştan sona tutarlı hale gelmesi dikkatinizi çekiyor mu?

Tabii ki ortada bir kurgu ve promosyon planı/takvimi var. Öte yandan Lisa gerçek. Facebook hesabı gerçek. Blogu gerçek. Takipçilerine ulaşırken ”inandırıcılık” metriğiyle değerlendirme yapması gerekmiyor. Lisa direkt.

Birilerini hatırlatıyor mu? Steve Jobs? Mark Zuckerberg? Lady Gaga?

Erken adapte olanların farkındalık seviyeleri daha yüksek ve daha isabetli işler yapıyorlar. Doğruya doğru.

Bahamalar’da Bir Noel Hikayesi: Su Geçirmeyen iPhone Kabı


 

Facebook fotoğraf albümlerinize ürün/içerik yerleştirme hiç aklınızdan geçti mi?

Elimizde yeterince garip bir öykü var.

Mashable CEO’su Pete Cashmore ve kız arkadaşı Camera+ kurucusu Lisa Bettany, Noel tatili için Bahamalar’a gidiyorlar.

Pete Cashmore’un 219.000, Lisa Bettany’nin 92.000 takipçisinin de haber akışlarına dahil olacak şekilde çift, Facebook’tan lokasyonlarını güncelliyor, görsel paylaşıyor ve tatilin tadını çıkarıyor.

Takiben, hepimizin yaptığı gibi, Bahamalar tecrübesini görsellerle toparlamak için Lisa Bettany bir Facebook fotoğraf albümü yaratıyor.

Takiben, hepimizin yaptığı gibi, Lisa Bettany’nin takipçileri fotoğraf albümünü açıyor ve sırayla görselleri takip ederek, parçaları birleştiriyor.

Öykü burada kırılıyor, dikkat! Lisa Bettany, Facebook fotoğraf albümünde sırasıyla aşağıdaki 3 görseli paylaşıyor.

1. Bahamalar’da tatildeyken iPhone’unuzu suya düşürmek, sorun olabilecek bir durum.

2. Bir de sudan çıkardığınızda nasıl hissedeceğinizi düşünün.

3. Ah! Tabii!

İnanılmaz, değil mi?

Lisa Bettany, sırasıyla paylaştığı 3 fotoğrafın altına ufak bir not düşüyor:
Lifeproof case I used the entire time. Worked amazingly well. totally water tight. http://lifeproof.com/

Fotoğrafların altındaki onlarca like, share ve ”Bunu nereden alabilirim?” yorumlarını tahmin edersiniz.

Çiftin takipçilerinin kendi aksiyonlarıyla içerik takibi yaptıklarını, yine kendi aksiyonlarıyla fotoğraf albümünü açtıklarını ve içeriği takip ederken, öykünün ve context’in tamamiyle içinde kalacak şekilde Lifeproof iPhone kaplarından haberdar olduklarını düşününce, ne denli isabetli ve özgün bir işten söz ettiğimiz netleşiyor.

Dijital, gelenekselin kurallarını, sayısız şekilde uygulamak için çok uygun.

İsabetli işlere isim takıp, vakaya çevirip, kalıplaştırmak bir yana, temel kuralların yeni uygulamalarla nasıl yaşayacağını düşünmek, hep daha avantajlı.

Tanışalım: iPhone Kullanıcıları vs Android Kullanıcıları


 

iPhone serisi ve Android mobil cihazlar arasındaki rekabet, günümüzün en seksi derbilerinden.

Hunch tarafından kotarılan ve geçtiğimiz günlerde Huffington Post‘ta paylaşılan araştırma sonuçları, rekabete kullanıcı ekseninde, çok daha direkt yaklaşıyor: Demografik, kişilik özellikleri ve hayat tarzlarını odağa alarak.

Demografik, Kişilik, Hayat Tecrübeleri, Teknoloji, Mobil Cihaz Kullanımı, Medya, Yiyecek-İçecek, Moda-Tarz-Estetik Anlayışı başlıklarında, muhtemelen bu denli detaylısını ve incesini bulamayacağınız araştırma sonuçları, detaylı bir veri okumasının röntgene eşdeğer olduğunu hatırlatıyor.

Lig TV’den iPhone App ile 2D Maç Yayını


 

Artık iPhone uygulamalarıyla sunulan yaratıcı çözümler, markaların önemli stratejileri arasına girdi. iPhone kullanımının hatrı sayılır boyutlara ulaşmasıyla, Türkiye’deki markalar da iPhone’a özel uygulamalar ile bu mecrada yer almaya başladılar. GSM operatörlerinin, bu alanda yaptığı öncülük ile birlikte diğer markalar da kendi iş alanları içinde müşterilerine yaratıcı çözümler sunmaya başladı. Bunlardan -teoride- en başarılı bulduklarımdan birisi ise Lig TV’nin uygulaması. Bu uygulama sayesinde Lig TV’den haberlere ve Türkiye Süper Lig’i ile ilgili tüm verilere ulaşabiliyorsunuz. Ancak uygulamanın en büyük özelliği, maçların 2 boyutlu olarak canlı yayınlanması. Ayrıca maçı bu 2 boyutlu versiyon ile takip ederken tüm istatistiklere anında ulaşabiliyorsunuz. Uygulamanın kısa bir videosunu aşağıda izleyebilirsiniz. Bu ve benzeri örnekler, bazı markaların sadece iPhone’da var olmak için var olmadığını, iPhone’u sundukları ürün veya hizmete doğru entegre edebildiğini gösteriyor. 1Z0-403 exams

Uygulamaya buradan ulaşabilirsiniz.

Biletix’in iPhone Uygulaması Yayında


 

Cep telefonundan bilet satın alma işlemi sanırım çok yakın zamanda hayatımızın bir parçası olacak. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte bilet satın almak için gişelere gitmemize gerek kalmamıştı (en azından biletler tükenmeden). Artık bilgisayara da ihtiyaç duymayacağız gibi görünüyor. Biletix’in iPhone uygulaması ile birlikte tüm etkinlikleri kolayca listeleyebiliyor, yerimizi seçebiliyor ve satın alabiliyoruz. Uygulama ile yapabileceklerimiz bununla da sınırlı değil. Etkinlik ve sanatçı ile ilgili detaylı bilgilere, görsellere veya videolara bu uygulama sayesinde mobil olarak ulaşabiliyoruz. ‘Yakınımda’ özelliği ile 15 km mesafede olan tüm etkinlikleri de görüntüleyebiliyoruz. Ayrıca özel promosyonlarla anlık indirimler de mevcut. Sanırım bu özelliği biraz açmamız lazım. Yerimizi belirleyebilme özelliği ile yakınımızdaki etkinliklerde eğer satılmamış biletler varsa bize bu biletleri cazip fiyatlarla satma opsiyonu çok başarılı olur. Eğer bu tarz bir promosyon kampanyasının önemini etkinlik organizatörleri kavrayabilirlerse atıl kapasite sorununa iyi bir çözüm olur. Özellikle mobil barkod ile bileti telefona gönderme opsiyonu da müthiş. Artık biletleri bastırmamıza da gerek kalmayacak (hali hazırda internet uygulamalarında bunu yapıyorlar mı bilmiyorum, en son bilet aldığımda yapmıyorlardı). Bunların yanı sıra, biletimizi aldıktan sonra mekanı bulamama derdimiz de ortadan kalkıyor. Uygulama sayesinde harita üzerinde mekanı görebiliyor ve rahatlıkla mekana ulaşabiliyoruz.

iPhone uygulamasının en başarılı olabileceği hizmet sektörünün bu alt dalında (bilet satışı) en azından teoride başarılı bir uygulama yaratılmış. Henüz bir iPhone’um olmadığı için uygulamayı tecrübe edemedim :) Ancak iPhone 4’ü ilk elime aldığım anda indireceğim ilk uygulamalardan birisi olacağı kesin. En azından denemeye değer. Kullandıktan sonra da ayrıca yorumlarımı sizinle paylaşacağım.

Uygulamaya buradan ulaşabilirsiniz.

2010 Dünya Kupası iPhone Uygulamaları


 

11 Haziran – 11 Temmuz tarihleri arasında Güney Afrika’da gerçekleştirilen [HTML1] maçları gün geçtikçe daha heyecanlı oluyor ve finale yaklaştıkça güzelleşiyor. Dünyanın pek çok ülkesinden kendi takımlarını destekleyenler ya da bizim gibi kendi takımları turnuvaya katılamayanlar, kilitlenmiş turnuvayı sıkı bir şekilde takip ediyorlar. Hakem hatalarına sinirlenenler, bir anda futbol yorumcusu kesilenler, benim gibi normalde futbolla pek alakası olmasa da turnuva maçlarını ve büyük takımların harika futbollarını izlemekten zevk alanlar… Hepimiz vuvuzela ile hatırlanacak olan bu turnuvada kilitlendik maçları dört gözle bekliyoruz.

Turnuva ve maçlarla ilgili çok şey söylenebilir. Pek anlamadığım için, haddimi aşıp futboldan bahsetmeyeceğim. Sadece bu turnuva ile ilgili farklı bir alana değinmek istiyorum. Bu güne kadar çok farklı alanlarda pek çok iPhone uygulaması geliştirildiğini göz önünde bulundurarak, 2010 Dünya Kupası özelinde hangi uygulamaların geliştirildiğini merak ettim ve burada paylaşmak istedim.

2010 Dünya Kupası ile ilgili Türkiye’den karşıma çıkan ilk ve tek uygulama Turkcell‘den. Maçları iPhone üzerinden takip edebileceğimiz Turkcell’in “[HTML2]” uygulaması, şu anda ücretsiz uygulamalar arasında 1. sırada yer alıyor. Uygulama ile maç bilgileri ve anlık skorlar takip edilebiliyor, grupların puan durumlarına ve fikstüre ulaşılabiliyor, Dünya Kupası ile ilgili güncel haberler takip ediliyor. Ayrıca, oynanacak (oynanan) maçların gollerin ve pozisyonların iPhone için özel olarak hazırlanmış videoları izlenebiliyor. Sadece Turkcell abonelerinin faydalanabildiği uygulama tamamen ücretsiz, ancak Turlcell’in goller cepte servisine üye olmayanlar gol videolarını izleyemiyorlar.

Türkiye’de başka bir uygulamaya rastlamadığım 2010 Dünya Kupası için dünya çapında geliştirilen birkaç uygulamadan bahsetmek gerekirse; İngiliz televizyon kanalı [HTML3] tarafından geliştirilen ve ücretsiz olarak indirilebilen “ITV1 2010 Fifa World Cup”, İngiliz [HTML4] tarafından geliştirilen ve yine ücretsiz olan “Telegraph World Cup App”, Amerikan [HTML5]’in (Entertainment Sports Programming Network) geliştirdiği “ESPN 2010 FIFA World Cup” ücretsiz uygulaması ve [HTML6] tarafından geliştirilen ve 1,99$’a satılan “2010 World Cup South Africa” iPhone uygulaması, 2010 Dünya Kupası ile ilgili dikkat çeken iPhone uygulamalarının başında geliyor. Kupayı yakından takip etmek isteyenlerin çok seveceğini düşündüğüm bu uygulamaların ortak özelliği; maçlarda atılan gollerin izlenebilmesi, skorların takip edilebilmesi, turnuva hakkında haberler, güncel olayların öğrenilebilmesi olarak özetlenebilir.

Bu uygulamaların yanı sıra, 2010 Dünya Kupası ile ilgili, 2,99$’lık “FIFA World Cup” ve “Real Football 2010″ gibi oyun uygulamaları ile kullanıcılar kendi takımlarını seçebiliyor ve iPhone’ları ile oyun ortamında turnuvaya katılabiliyorlar.

Çok ilginç bulduğum bir uygulamadan bahsetmeden bitirmek istemiyorum. Maç izlerken vuvuzela sesinden rahatsız olanların derdine deva olacağını iddia eden “Anti Vuvuzela” uygulaması denemeye değer. Ne kadar işe yaradığını deneme imkanım olmadı ama uygulama vuvuzela sesini %75’e kadar engelleyeceğini iddia ediyor.

Next Page » Scroll to top