Your search for google returned 103 results.

Google Motorola’yı Satın Aldı, Yaşasın Android!


 

Google, yaklaşık 12.5 milyar dolar karşılığında Motorola‘yı satın aldı. Motorola, 2009 yılında üretimini Android’e odaklamıştı.

Android ekosisteminin güvenilir üreticilerinden Motorola’nın satın alınması, Google ve Android tarafında ne anlama geliyor?

1. Google, halen akıllı telefon pazarının en ‘seksi’ ürününün iPhone olduğunun farkında. Rekabet için yazılımdan cihaza, tam hakimiyet gerektiğini biliyor.

2. Motorola’nın satın alınmasından sonra, Android’in sonsuza dek açık kalacağı açıklandı. HTC, Samsung, LG, Sony Ericsonn ve diğer Android cihaz üreticileriyle stratejik paralellik sürüyor. (Satın almadan sonra diğer Android cihaz üreticilerinden yükselen sesler, pozitif.) Yine de Google’ın, Motorola üzerinden iPhone’u sallayacak bir cihaz üretmeye niyetlenmesi halinde, Android pazarında Motorola’nın öncelikleneceğini tahmin etmek güç değil.

3. Patent. Yeniliğe bu kadar ihtiyaç duyan bir pazar için önemli bir kelime. Android’in, özellikle Apple+Microsoft+Oracle tarafından patent hususunda zorlandığı biliniyor. Motorola’nın 14.000’in üzerinde onaylı, 6.000’in üzerinde onay için bekleyen patenti mevcut. Google, yakın bir geçmişte patent saldırılarına karşı koymak için Nortel‘i satın almak istemiş ancak başaramamıştı.

Apple’ın özel ve muhafazakar yazılım & patent duruşuna Google, Android’i açık tutarak ve akıllı cihaz üretiminde aktif davranarak karşılık vermek istiyor. Motorola satın alımını agresif bir hamleden ziyade, atılması gereken bir adım olarak değerlendirmekte yarar var.

Ask.com’un Google Arama Ağı Reklamları


 

Google’da “panasonic klima” kelimesiyle arama yaparken Ask.com reklamını görünce bunu mutlaka Marketoloji’de paylaşmalıyım diye düşündüm! Konu açılmışken RealTimeStats.com’un global arama motoru pazar paylarına da göz gezdirdim. Google 84% ile açık ara önde bulunuyor.

Tabi ki Google reklamlarını rakipleri ya da takipçileri de kullanmalı, ama bir arama motorunun başka bir arama motoru üzerinde reklam kullanması bir bakıma doğru değil. Google’a gelip arama yapan bir kişi ask.com’un 7. sırada bulunan reklamına tıklayarak bu sefer de ask.com’un arama sonuçlarına yönlendirilmek ister mi bilemiyorum. Eğer aradığı sonucu Google’da yaptığı aramada bulamamışsa ve bunu Ask.com’da bulmayı umuyorsa o başka…

Google: Internet İyi Bir Şeydir


 

Ülkemizde o kadar yayın olmasa da, Google  yurtdışında TV reklamlarıyla da konuşulan bir marka olmuş durumda. Son yayınlanan reklamlarından Sevgili Sophie (dear Sophie), etkili ve yaratıcı bir reklam olarak Mayıs ayının gündeminde.  Mayıs ayında yayınlanan 130 civarı reklam içinde büyük farkla en etkili reklam seçilen Dear Sophie reklamı, ACE Metrix adı verilen bir değerlendirme sistematiğine göre yaratıcılık ve duygulara hitap etme yönlerinden oldukça güçlü bulunmuş.

Senaryo aslında biraz klişe. Yeni doğmuş bebeğine bir mail hesabı açarak her önemli anları hakkında ona dolu dolu mailler atan ve büyüdüğünde okumasını uman bir babanın hikayesi. Duygusallığı bir yana, ülkemizde sansürler ve filtrelerden bir türlü kurtulamayan internet kavramının aslında ne kadar insani ve değerli olduğunu da göstermesi açısından ülkemizde de yayınlanmaya başlansa ne iyi olurdu…

Google Remarketing Nedir?


 

Remarketing aslında yeni bir terim değil. 2010 Mart ayından bu yana mevcut olan Remarketing “interest-based advertising” (ilgi alanı bazlı reklamcılık) alt kategorisinde yer almaktadır. Remarketing,  internet reklamcılığına bir bakıma farklı bir bakış getirdi. Bir örnek üzerinden kısaca anlatmak gerekirse Remarketing şu şekilde çalışır:

Diyelim ki benim bir kitapevi websitem var. Websitemdeki kategorilere (en çok satan, korku, edebiyat, polisiye vb.)  remarketing için bir kod yapıştırırım ve böylelikle benim websitemde bu sayfaları ziyaret eden kişilerin bilgisayarına otomatik olarak bir çerez yerleştirilir ve yolculuk böylece başlar.

İnternet kullanıcısı websitemi ziyaret ettiğinde açtığı sayfaya bağlı olarak yarattığım reklam (metin, resim banner, flash banner, video formatında), bu kullanıcı “Google İçerik Ağı”nda (Google’ın adsense reklamlarını gösterdiği websiteleri) dolaşırken çerez sayesinde tespit edildiğinde kullanıcıya gösterilir. Bu tür reklamın kullanışlı olmasının nedeni internet kullanıcılarının yalnızca %1-2’lik kısmının bir websiteyi ilk kez ziyaret ettiğinde alışveriş yapması ve genel olarak kullanıcıların alışveriş kararı alana kadar ortalama olarak en az 4-5 kez siteyi ziyaret etmesidir. Websitesini ziyaret etmiş olan kullanıcıları Remarketing sayesinde tespit ederek, promosyon, indirim ya da diğer cazip tekliflerle yeniden siteye yönlendirmek ve onların satın alma kararlarına etki etmek aslında temel mantıktır.

ROI (Return on investment) ve “conversion rate” (dönüşme oranı) terimleri Remarketing konusunun tam ortasında yer alır. Online Pazarlama’nın en güzel yanı ve Geleneksel Pazarlama’dan farkı ölçülebilir olmasıdır. Reklama harcadığınız paranın size gelir olarak geri gelme oranı, yani yaptığınız yatırımın size geri dönüşü tamamen ölçülebilir. Remarketing dönüşme oranını artırmak için en güzel reklam araçlarından bir tanesi diyebiliriz.

Mobil Dünyada Apple Google Rekabeti


 

Birkaç aydır iPhone 4’ten bahsedip durdu bütün teknoloji tutkunları. Yapılan sunum ile birlikte, iPhone’un bu yeni modelinin tasarımı biraz değiştirildiğini bazı önemli özelliklerin eklendiğini öğrendik. Ancak ürün satışa sunulduktan sonra bazı ciddi problemlerinin olduğu da ortaya çıktı. Örneğin, cihazı sol kısmından tutunca sinyali kesiliyor. Bu konuda Jobs’un yorumu: “o kısımdan tutmayın ya da kılıf kullanın” :) Jobs sorunu böyle yorumlasa da 8 anten mühendisi işe almak için ilan verdi. Bu da konunun ciddiyetini gösteriyor aslında (iPhone 4 ile ilgili daha detaylı bir yazı da yazacağız).

AdMob, Google‘ın satın aldığı bir reklam networkü şirketi. Uzun süre Amerika yasalarına (rekabet açısından) uygunluğu denetlendikten sonra satış tümüyle gerçekleşti. AdMob geçtiğimiz ay itibariyle reklamlarını tıklayan kullanıcıların hangi cihazları ve hangi işletim sistemlerini kullandığını paylaştığı bir rapor yayınladı. Bir pazar ile ilgili istatistikleri pazarlama şirketlerinden edinmek çok pahalı olduğu için bu rakamların belli bir kitleyi temsil ettiğini (örneklem olarak) düşünerek doğru olduğunu varsayabiliriz.

İstatistiklere göre dünya genelinde AdMob reklamlarını tıklayanların %30’unun cihazı Apple, %23’ünün cihazı Nokia ve %14’ünün cihazı Samsung. Apple pazar lideri ancak beni şaşırtan Nokia’nın da ciddi bir güç kaybetmesine rağmen, Apple’ın çok da gerisine düşmemiş olması. Tabi, Nokia’nın Apple’dan önce pazara hükmettiğini düşünürsek, yaşadığı gerileme daha iyi yorumlanabilir.

AdMob’un raporu mobil işletim sistemleriyle ilgili de bazı istatistikler paylaşıyor. Öncelikle bu konuyu sanırım biraz açmamız lazım. Mobil İşletim Sistemi Nedir? ve Neden bu kadar önemlidir? Mobil işletim sistemleri, cep telefonlarımızda kullanılan sistemdir ve bu sistem üzerinden telefonumuzu kullanılırız. Nasıl ki bilgisayarımızda Windows, Mac OS gibi işletim sistemleri varsa cep telefonlarımızda da Symbian, Android, iOS gibi işletim sistemleri kullanabiliyoruz. Buradaki pazarın büyüklüğünün nedeni ise bu işletim sistemleri üzerinden yaratılan ekonomi. Bu mobil işletim sistemleri üzerinde sadece o sistemde çalışan uygulamalar ve oyunlar üretiliyor. Herkes bu uygulamaları ve oyunları üretebiliyor ve bu sistem üzerinden satabiliyor veya ücretsiz paylaşabiliyor (amacına göre). Tabi tüm bu işlemlerden, işletim sistemi belli komisyonlar ve ücretler alıyor ki, pazar büyüdükçe bu ekonomi de hızla büyüyor. Apple’ın yarattığı ve domine ettiği pazara Google da Android ile girdi. Apple’ın işletim sistemi olan iOS ile Android’in kullanım oranlarını aşağıdaki grafikten inceleyebilirsiniz.

Mobil alanda rekabet iyice kızışıyor ve özellikle işletim sistemi konusunda Apple ile Google kıyasıya rekabet ediyorlar. Android, tüm cihazlara uyumlu olmak için çalışmalarını yürütürken, iOS’in sadece iPhone’larda çalışacak olması bir handikap gibi görünüyor. Bakalım Google, Apple’ı yerinden edebilecek mi.

*Görseller Mashable’dan alınmıştır.
**Raporun tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

Google’da Kendi Arama Hikayenizi Kendiniz Yaratın


 

Hatırlarsanız Google’ın Super Bowl 2010’un devre arasında yayınladığı Parisian Love reklamı uzun süre konuşulmuştu. Reklamın içeriği Google’ın insanların hayatını nasıl değiştirdiğini gösteriyordu aslında. Artık biz de kendi Parisian Love videomuzu hazırlayabiliyoruz. http://www.youtube.com/searchstories adresinden Google aramalarımızı hikayeleştirebiliyoruz.

« Previous Page - Next Page » Scroll to top