Your search for facebook returned 204 results.

Facebook Aslında Bir Mobil Şirket


 

Facebook 2004’te kuruldu. 2006’da Amerika’nın seçkin üniversitelerinde yayılımını tamamladı. Kurucusu Mark Zuckerberg’in Time dergisi tarafından ”Yılın İnsanı” seçildiği 2010 yılında öncelikle 1. Dünya Ülkeleri (ABD, Kanada, İngiltere, Batı Avrupa) ve takiben gelişmekte olan ülkeler (Brezilya, Türkiye, Hindistan) taraflarında penetrasyonu maksimum seviyelere yaklaştı. 2011’de gelirlerini 1 milyar dolar seviyesi ve yukarısına kadar arttırdı; Zynga gibi platformu fırsata çevirmeyi bilen örnekler yarattı ve nihayet 2012’de hisse başına 38 dolarlık yüksek bir değerlemeyle halka açıldı.

İlk iPhone piyasaya çıktığında ve akıllı cihaz pazarını yarattığında yıl 2007’di. Bugün 234 milyon mobil abone barındıran ABD’de akıllı telefon penetrasyonu yüzde 50 dolaylarında. Batı Avrupa ve gelişmekte olan ülkeler tarafında ABD’yle kıyaslanacak bir orandan söz etmek mümkün olmasa da penetrasyonun artmayı sürdürdüğünü ve sürdüreceğini biliyoruz.

iOS ve Android ekosistemlerinde en çok indirilen uygulama, Facebook. Sahi, desktop ve laptoplardan erişmeye alıştığımız internete ‘Sosyal Medya’ dememize de büyük ölçüde Facebook neden olmamış mıydı?

Kullanıcılar desktop ve laptoplardan hızla mobile geçiyorlar. 1 milyar aylık aktif Facebook kullanıcısının 600 milyonu Facebook’a mobilden erişiyor. Üstelik mobilden Facebook’a erişen kullanıcıların yüzde 70’i Facebook’a her gün girerken, desktop kullanıcılarının yalnızca yüzde 40’ı Facebook’a her gün giriyorlar. Facebook, desktoptan mobile geçen kullanıcıları ciroya çevirme konusunda da hızlı ve güç bir mücadele verirken, kötü bir performans sergilediğini söylemek güç: 2012 3. çeyrek rakamlarına göre Facebook gelirlerinin yüzde 14’ü mobilden geliyor.

Peki büyük haber?

Facebook, mobil penetrasyonun yüksek olduğu bölgelerden daha fazla para kazanıyor.

Amerika ve Kanada’da ARPU (Kullanıcı Başına Ortalama Gelir) 3 dolar ve yukarısındayken, Avrupa tarafında 1.3 dolar seviyesinde. Asya ve geri kalan ülkelerdeyse 0.5 dolar.

Facebook gelirleri, karlılığı ve değerlemesiyle ilgili tartışmaların süreceği aşikar. Öte yandan, yakın gelecekte Amerika ve Kanada tarafında akıllı cihaz penetrasyonunun daha hızlı artacağını hesaba katınca, mobil tarafta gelir alternatiflerini zenginleştirdiği takdirde Facebook’un büyüme hızını arttıracağını söyleyebiliriz.

Mobil tarafta tüm planların 2015’e göre yapıldığı bir gerçeklikte, Facebook’un 2015 yılına dek 2000 çalışandan 6600 çalışana kadar genişleyecek bir ekip için yepyeni bir kampüs planlaması eminim kimseyi şaşırtmayacaktır.

Facebook’un yeni yaşam alanının mobil olduğu fikrine hızla alışmamız gerekiyor.

Analiz: Facebook Koleksiyonlar’ın Sosyal Ticarete Etkisi


 

F-ticaret ile çokça eleştirilen Facebook, şimdi de Collections ile sosyal ticareti iyice sahiplenmeye niyetli gibi görünüyor. Collections sayesinde şu an 7 perakende markası (Fab, Victoria’s Secret, Pottery Barn gibi) yeni özelliği kullanabiliyor ve sınırlı sayıda kullanıcı bu özelliğe erişebiliyor. Peki koleksiyonların Facebook’a gelmesi ne anlama geliyor?

Facebook’ta markaların ürünlerini sadece beğenmek değil, onları istemek ve onlara sahip olmak da kullanıcı olarak bizlerin istediği şeylerin başında geliyor. Neredeyse günlük tüm internet deneyimimizi Facebook’ta geçirdiğimizi düşünürsek, sevdiğimiz ürünleri Facebook üzerinden satın almak da bir ihtiyaç haline geliyor. Şimdilerde tıpkı Beğen butonunda olduğu gibi web sitelerine İste butonunun da gelmesi ile işler daha da keyifli hale gelebilir.

Facebook’un Collections özelliğini devreye sokması, markaların ürünlerini albüm olarak tanıtması sonucu ortaya çıkmış. Markaların sayfalarında bu tür paylaşımlar yapması ile Collections, News Feed’de görülebilecek ve kullanıcılar koleksiyonlarda yer alan ürünleri beğenip kendi koleksiyonlarına ekleyebilecek ve satın alabilecek. Satıştan Facebook henüz bir komisyon ya da ortaklık bedeli almıyor ancak bunun yerine Collections’ı daha görünür kılmak için reklam kullanımına yönlendirme yapabilir.

Koleksiyon içerisinde yer alan ürünü istediğinizde Timeline’da bir Wishlist oluşuyor, koleksiyona ekle dediğinizde Ürünler bölümü açılıyor. Bu sayede arkadaşlarınız da koleksiyonlarla olan etkileşiminizi görebiliyor.

Facebook’un attığı bu adım hemen Pinterest’le kıyaslandı ve aynı şekilde bir özellik sunduğu yönünde eleştirildi. Koleksiyonlar’ın  benzer olmadığı söyleniyor. Fakat Pinterest’e rakip olabilecek bir özellik. Facebook üzerinden satın alma yönüyle -şu aşamada- Pinterest’ten ayrıştığı kesin ama koleksiyona ekleme, isteme gibi özellikler ile -bire bir aynı olmasa da- Pinterest’teki beğenme ve “repin” özelliklerini andırmıyor değil.

Sosyal ticaret açısından baktığımızda, koleksiyonlar markalar için çok önemli bir araç olabilir. Koleksiyonlarla olan etkileşimim arkadaşlarım tarafından görüleceği için wishlist karşılaştırma, paylaşım yapma, koleksiyondaki ürünleri beğenme gibi sosyal kurgularla da arkadaş etkisi ön planda olacak. Çünkü benim istediğim ve listeme eklediğim ürünü arkadaşlarım görecek ve bu sayede belki bana doğum günü hediyesi alabilecek, belki de benim çok sevdiğim tişörtü benden önce kendisi için satın alabilecek. Daha da özele inersek, Victoria’s Secret’ta wishlist’i bulunan kız arkadaşa sürpriz yapmak da Koleksiyonlar sayesinde mümkün. Nasıl, heyecan verici değil mi?

Bakalım Facebook f-ticaret ile ilgili aldığı eleştirilere Koleksiyonlar ile cevap verebilecek mi? Sosyalleşmeye ek olarak alışveriş deneyimimiz de Facebook’a taşınarak Facebook hayatımızda daha da vazgeçilmez bir hale gelecek mi? Kısa vadede cevaplarını bulamasak da orta vadede alışkanlıklarımızın değişeceğine hiç şüphe yok.

Facebook Exchange: Facebook, Reklam Gelirleri Konusunda Ciddi


 

Facebook gelirlerinin halen en ciddi kalemi reklamlar. Amerika’da 2011 için 12.4 milyar dolarlık display advertising (reklam gösterimi) pastasının yüzde 14‘ü Facebook’ta. 2012 yılı için Facebook’un pastadan alacağı dilimin yüzde 17 civarına denk geleceği tahmin ediliyor. Hal böyleyken, reklam gelirlerini sağlamlaştırabilecek yeni modeller ve eldeki modellerin gözden geçirilmesi Facebook tarafında öncelikleniyor.

Facebook Exchange, Facebook’un kullanıcılara daha ilgili ve daha isabetli reklam gösterme iddiasının son ürünü. Facebook Exchange, ekranın sağ tarafında görmeye alıştığımız reklamlardan farklı.

Temel olarak, kullanıcının Facebook dışında ziyaret ettiği sitelere cookie atıyor ve kullanıcının Facebook’a nereden geldiği bilgisine erişiyor.

Uygulama olarak, Türkiye’ye ilk kez gelen dünyaca ünlü bir grubun konseri için bilet fiyatlarını Biletix‘te kontrol ettikten sonra Facebook’ta Biletix’in konser için verdiği reklamları görüntülememiz anlamına geliyor.

Uygulama bir yerlerden tanıdık gelmiş olabilir. Google tarafında retargeting başlığı altında toparlanan reklamlar bir süredir çalışıyor. Sabah ilk iş olarak favori e-ticaret sitenizde ayakkabılar arasında bir tur attıktan sonra, bir başka websitesinde sabah göz gezdirdiğiniz ayakkabıları tekrar görmeniz anlamına geliyor.

Facebook’un yine geçtiğimiz günlerde arama barı için reklam ürününü duyurduğunu da hesaba katınca, şirketin 2012’de alternatif gelir modelleri üretme ve reklam gelirini arttırma hedefinin ciddiyeti görünür oluyor.

Tasodan Facebook Oyun Kartlarına


 

Sanırım 90’larda çocuk olmuş herkes tasoyu bilir. Ben dahil çocukların büyük kısmı paketlerinden çıkacak tasoya sahip olmak için cips satın alırdı. Fritolay’in yarattığı bu furya birkaç yıl yoğun olarak sürdü ve çocuklar artık misketleriyle değil, ender bulunan tasolarıyla veya sahip oldukları taso sayılarıyla hava atmaya başladı. Tüm bunlar Fritolay’in satışlarını da büyük oranda etkiledi tabi ki.

Geçtiğimiz aylarda Wall-mart’ta gördüğüm aşağıdaki stand tüm bu anlattıklarımı aklıma getirdi. 90’lardaki çocukların eğlencesi bir nevi evrim geçirmişti. Artık somut oyuncaklar değil, sanal dünya oyuncakları hediye ediliyor. Çocukların zamanlarının büyük kısmını sokak yerine bilgisayar başında geçirmelerinin ne kadar doğru, ne kadar yanlış olduğunu tartışmıyorum elbette ancak bana şu anda çocukluğumu nasıl yaşamak istediğimi sorsalar, sanırım yine oyumu tasodan, misketten, gazoz kapaklarından yana kullanırdım :)

Facebook, LinkedIn, Apple: Yeni Mezunlara Öğütler


 


Değişime adapte olmak bir yana, değişimi ifade etmek için bile hızlı davranmamız gereken zamanlardayız. Televizyon ve radyonun hızlı penetrasyonunun etkileri yıllarca tartışılırken; internet ve mobilin daha hızlı penetrasyonunu neredeyse eş zamanlı deneyimliyor, anlamaya ve yorumlamaya çalışıyoruz.

Apple‘ın iPod, iPhone ve iPad’lerle geri dönüşüne, Facebook‘un doğumuna ve yükselişine, LinkedIn‘in varlığına şahit olan bir kuşak için değişimin en büyük oyuncularının tavsiyelerinden daha değerli çok az şey var.

Sherly Sandberg, teknoloji ve webin en etkili kadınlarından. Google’ın yükselişinde aldığı büyük sorumlulukların ardından, Facebook’un yükselişinde de göz önündeydi. Sherly Sandberg, 2012 Harvard MBA mezunlarına yaptığı mezuniyet konuşmasında geleneksel kariyer hiyerarşisinin kaybolmaya başladığını, liderlik tanımının değiştiğini ve gerçeği olduğu gibi duymanın neden önem kazandığını odağa alıyor.

Reid Hoffman, Wired’a göre Silikon Vadisi’nin en ‘bağlı’ insanı. Reid Hoffman, The Start-Up of You başlıklı kitabında somutlaştırdığı üzere, girişimcilik yetkinliklerinin yalnızca girişimciler için değil; herkes için vazgeçilmez olduğunu savunuyor. Reid Hoffman’ın odağında ağlar ve ağların birey üzerindeki etkisi var.

Steve Jobs’tan uzun uzadıya bahsetmeye tahmin ettiğim kadarıyla gerek yok. Öte yandan, Steve Jobs yaklaşımının ve Apple’ın uzun süre değişimin en büyük oyuncularından biri olacağı aşikar.

Sayılarla Sosyal Medya 2012: Facebook, Twitter, LinkedIn, YouTube, Pinterest, Google+ [INFOGRAFIK]


 

”Sosyal Medya”, birkaç sene öncesine kıyasla farklı bir yerde. Elimizde daha fazla sayı, daha fazla ölçüm ve daha fazla anlam var.

Aşağıda detaylıca inceleyebileceğiniz infografiklerde öne çıkan noktalar:

1. Facebook: Instagram satın alımının ne kadar anlamlı olduğunu tekrar görüyoruz.

2. Twitter: Mobil kullanıma en uygun adayken, mobil penetrasyon konusunda hayal kırıklığı yaratıyor.

3. LinkedIn: En net gelir modeli, en rahat paraya dönüştürülen mecra. En hızlı büyüyen segmentin yeni mezun ve öğrenciler olduğunu hesaba katınca, LinkedIn’in büyümeyi sürdüreceğini söylemek kolaylaşıyor.

4. YouTube: Dünya genelinde yüksek hızlı Internet bağlantısı penetrasyonunun artmasıyla, sandığımızdan çok daha önemli hale gelecek. %44lük 35 yaş altı kullanıcı oranı, ”video arama moturu” konumlanması, trafik ve sitede geçirilen zaman güçlü noktaları. Google+ için önemli bir araç.

5. Pinterest: Facebook-connect kullanımı ve Facebook içerik entegrasyonu konusunda benzersiz bir örnek. Başdöndürücü büyümesinin ulaşacağı doyum noktası ve gelir modelleri, merak konusu.

6. Google+: Günde 5 milyar +1 tuşu kullanımıyla arama sonuçlarını etkilemeyi anlıyoruz. YouTube, Gmail ve Android(Google Play) entegrasyonlarını da. Öte yandan, yarısından fazlası erkek, 5’te 1’i öğrenci ve yüzde 30’unun Amerika orjinli olduğu bir sosyal ağ için 2012 sonuna 400 milyon kullanıcı hedefi koymaktan daha öncelikli konular belirebilir.

[Infografiklere tıklayarak, büyütebilirsiniz.]

1. Facebook

- 850 milyon aylık aktif kullanıcı
425 milyon mobil kullanıcı
– Ziyaret başına geçirilen 20 dakika
– Webde görüntülenen sayfaların yüzde 20si
– Her gün yüklenen 250 milyon fotoğraf
– 2011 itibariyle 1 milyar dolar gelir
– Gelirin yüzde 12‘si Zynga oyunları
– Gelirin yaklaşık yüzde 50si reklam

2. Twitter

- 465 milyonun üzerinde Twitter hesabı (1. Amerika, 108m 2. Brezilya, 33m, 3. Japonya 30m)
– 2011 Eylül itibariyle 100 milyon aktif Twitter hesabı
– Günde 175 milyon tweet
– Kullanıcıların yüzde 26sı mobil
– Her gün 1 milyon yeni Twitter hesabı
– 2012 için öngörülen reklam geliri: 259 milyon dolar

3. LinkedIn

- 150 milyon kullanıcı
– 2011 gelirleri 522 milyon dolar
– Dünya’nın en çok ziyaret edilen 36. websitesi
– Fortune 100 şirketlerinin 75‘i LinkedIn’i işe alım için kullanıyor

4. YouTube

- 2006’da Google tarafından 1.65 milyar dolara satın alındı
– Ziyaretin %19u 12-17, %35i 18-34 yaş aralığında
– Günlük 2 milyar görüntüleme
– Kullanıcının ortalama geçirdiği zaman: 15 dakika
– Web trafiğinin yüzde 10‘u

5. Pinterest

- 12 milyon tekil aylık aktif kullanıcı
9 milyon Facebook bağlantılı kullanıcı
– Facebook bağlantılı kullanıcılar arasından günlük aktif 2 milyon kullanıcı
– 2012 başından beri %145 günlük aktif kullanıcı artışı

6. Google+

- Lansman: 28 Haziran 2011
– Temmuz 2011 itibariyle 10 milyon, Ekim 2011 itibariyle 40 milyon, Ocak 2011 itibariyle 90 milyon kullanıcı
– Kullanıcıların yüzde 31‘i Amerika’dan
– Kullanıcıların yüzde 20‘si öğrenci
– Kullanıcıların yüzde 67‘si erkek
– ”+1” tuşu günlük kullanımı: 5 milyar kez

Citroen UK Yeni Modelini Facebook Hayranlarına Tasarlatıyor


 

Citroen UK “You like it, we make it” sloganıyla hayranlarından yeni C1 Connexion modelini tasarlamalarını istiyor. Aracın 6 farklı konfigürasyonunu belirlemelerini isteyen Citroen, bu parçaları iç ve dış renkler gibi görsel öğelerle birlikte navigasyon, bluetooth gibi işlevsel parçalar olarak belirlemiş. Türkiye”de de Volkswagen Türkiye”nin geçtiğimiz yıl aynı konsepte sahip Fan Edition çalışması oldukça başarılı Kortom het live casino de-beste-online-casinos.info heeft ineens zoveel meer te bieden dan alleen een spelletje op de computer. sonuçlara ulaşmıştı. Hatta çalışmanın detayları Facebook Studio”da yayınlandı.

Artık Facebook hayranlarını ürün geliştirme sürecine dahil eden birçok marka var. Citroen ve Volkswagen bunlardan sadece ikisi. Hayranlar, markalarla etkileşime geçmek istiyor, sadece sorunları olduğunda, veya promosyon yapıldığında değil, ürünün kendi tasarımı, içeriği ile ilgili de fikirlerini belirtmek istiyorlar. Bu süreç ne kadar eğlenceli ve kolay olursa hayranların katılımı o kadar yüksek düzeylerde oluyor. Markalar da hayranlarının seslerine kulak vererek tasarımlarında irili ufaklı değişiklikler yaparken onların fikirlerini dikkate alıyorlar.

Next Page » Scroll to top