Bannerın Markalara Plasebo Etkisi.


 

“Off yine mi emlak reklamları, ama ben köşe yazısı okuyordum, 7 saniye içerisinde sayfaya yönlendirileceksiniz depresyonu…” Banner kavramına bakışımız sonunda bu noktaya ulaştı. Etkisizliğinin ve yanlış tıklanmaların rakamlarla defalarca ortaya konulması ise durumu iyiden iyiye sorgulamamıza sebep oluyor. Peki, bu ısrar neden, model niye hala fazlasıyla etrafımızda?

Markaların bannerı billboard etkisiyle kullanıyor olma ihtimali yüksek. Milliyet okurken karşıma çıkan Akbank reklamları, içerik olarak değil ama marka olarak aklımda, çok net hatırlıyorum. İçeriğinden elbette haberim yok ama biliyorum Akbank orada, gördüm, aklımda, emlak=Akbank. Dolaylı etkilerden biri bu; imaj, akılda kalma, orada olma.

Hedef kitleyi de pek tutturamayan bannerlar (çünkü ben ev almayacağım ve sadece Melih Aşık’ın köşesini okuyacağım, ekonomi sayfasıyla ilgim yok ama reklam zaten ana sayfada mesela), “o marka oradaysa ben de olmalıyım” mantığıyla ilerliyor. Basın ilanı vermek gibi, üstelik hareketli! Yani banner artık plasebo etkisi, aslında markanın hedef kitlesine ulaşmıyor hatta ne yazık ki markaya hiç olmadığı kadar küfür ettiriyor.

Banner her sabah sağdan kalkmayı alışkanlık edinmiş, yoksa başına bir şey gelecekmiş gibi hisseden bir obesesifin marka-reklam hali. Ne yapacağız o zaman, hastayı nasıl tedavi edeceğiz derken, yabancı olarak Buzzfeed, Türk olarak Onedio örneklerini görebileceğimiz eğlenceli galeri reklam modeli karşımıza çıktı.

Bu model, hem eğlenceli, hem kendisine baktırıyor, hem hedef kitleye ulaşıyor. İnsanlar kendi hür iradesiyle reklama tıklıyor, üstüne bir de sosyal-kişisel hesaplarında paylaşıyor. Bir marka daha ne ister? Ziyaretçiyi rahatsız etmediği gibi, marka, kitle ve tıklanan site arasında güçlü bir bağ oluşturuyor. Örnekleri aşağıda bulabilirsiniz.

http://www.buzzfeed.com/melissaharrison/ways-to-use-old-bay

http://onedio.com/haber/nutella-hakkinda-bilmediginiz-8-sey-101587

Problem, bu modelin faydasını ancak hızlı tüketim malları, prezervatif, moda, seyahat gibi konularla sınırlı kalması. Kurumsal duruş bunu reddebilir. Düşünsenize Sabancı 85. yıl kutlamasını Onedio’da galeriyle bizimle paylaşmış :) Pek uygun düşmez, böyle durumlara şık bir banner yakışır. İşte bu noktada prestij devreye girer ve banner gerekir. Ama şık bir tasarımla rahatsız etmeden, üstümüze üstümüze gelmeden.

Ya da ekonomi haberleri okuyan ciddi bir kişilik, bu tür siteleri pek ziyaret etmeyebilir, galeriden hoşlanmayabilir, yine çare banner!

Elbette banner reklamlarında yaratıcılık kullanma imkanımızın da diğer modele göre çok daha fazla olduğu bir gerçek.

Banner belli ki hayatımızdan çıkmayacak, galeri reklam modeli ise reklamları sevebileceğimizi bizlere gösterdi. Bakalım yeni alternatifler çoğalana kadar banner hayatımızdan kaç 7 saniye daha çalacak? Görelim…

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>