MUHTEŞEM PAZARLAMA HATASI: E-BİLET SİSTEMİ PASSOLİG


 

Bu aralar gündeme gelen fakat uzun süredir planlanan ve temelleri üç yıl önce atılan e-bilet sistemi, ülkemizdeki adıyla “PASSOLİG” projesine pazarlama açısından bakacak olursak ortaya çıkan tablo pek parlak gözükmüyor. Taraftar kadar kulüplerin de zarar göreceği çok açık, çünkü sistemi nereden tutsak elimizde kalıyor. Bütün bilgilerini tanımadığı bu sistemle paylaşmak istemeyen taraftar mı ? Kendi taraftar topluluğu için yatırım yaptığı  pazarlama faaliyetlerini riske atmayacak kulüpler mi ? Arada sırada spor zevki olan ve yılda birkaç maç için ekstradan bir ücrete katlanmayı göze almayacak vatandaş mı ? Hangi grubu gelecek bu yeni sistemin onlar için yararlı olacağına ikna edebilirsiniz. Elbette ihaleyi alan grup hariç hiçbirini !

Hatırlayalım, 31/3/2011 yılında TBMM’de çıkan 6222 sayılı yasa ile başlamıştı ve yasa diyordu ki: Karşılaşmalarda olay çıkartan kişiler artık bireysel olarak olaylardan sorumlu olacaklardır, saha kapatma ve para ve cezasını kulüplere kesmek yerine bireysel olarak müsabakaları seyretmekten men etme yoluna gidilecektir. Bunun sağlanabilmesi için gerekli altyapıyı kurmaktan kulüpler sorumludur.”  Aslında yazılanlara bakınca kulağa mantıklı geliyor, başkasının yaptığı hatanın bedelini niye ben veya desteklediğim kulübüm ödesin ki ? Holiganizm korkutuyorsa eğer günümüz teknolojisinde bunları tespit etmek zor değil. Geçmiş yıllarda bile sezonluk kart, bilet alınırken istenen türlü bilgiler ile her kulüp tarafından bu altyapı kurulabilir ve eğer amaç buysa zaten gerekenler yapılarak önlemler alınabilir.  Asıl amaçlanan bu olmadığı için  zaman geçtikçe madalyonun öbür yüzü ortaya çıktı. Yasaya tabi bir ticari sözleşmeyle beraber yeni kurulan ve hükümete yakın bir banka üzerinden ortaya çıkmasının yanında insanları almaya mecbur bırakması iyice kafalardaki resmi netleştirdi.

Peki bu sistemde muhteşem pazarlama hataları nerede ? Kısaca anlatmaya çalışacağım.

1)Tek taraflı fayda sağlayan pazarlama, pazarlama değildir:
 Siz zorla insanlardan paralar alıp karşılığında onlarda zaten olan bir ürün veya hizmet veremezsiniz. Anlamlı bir “değer önerisi” üretmeden, istek ve talepleri dikkate almadan“Ben de varım” mantığıyla hareket edemezsiniz.

2)Pazarlama gönül ilişkisidir, zorlamayla bu ilişki kurulmaz: Bazı kanunlarla ve yönetmeliklerle  yapılan dayatmalar, ileride yapılacak pazarlama faaliyetlerine de zarar verir. Taraftarları  garanti para gibi görmek ve belirli noktalara yönlendirmekle karşılıklı bir ilişki kurulamayacaktır.

3) Faydalı ve yapılandırılmış pazarlama sistemlerine zarar verilemez: Kulüplerin yıllardır sürdürdüğü aktiviteleri ve taraftarların alıştıkları bu sistemleri soyut tanımlarla yıkmaya çalışmak, faaliyetlerini bitirecek adımlar atarak onlara zarar vermek akıllıca olmayacaktır.

4) Pazarlama özgürlükleri kısıtlamaz: Sürekli olarak maçlara gitmeyen vatandaşın arada sırada spontane olarak maçlara gitme özgürlüğünü, yakınını maça getirmek isteyen taraftarların spor müsabakalarını yakınlarıyla yan yana izleme özgürlükleri ellerinden alınamaz.

Bu uygulama, zaten marka imajı yerlerde olan Türk sporuna yeni bir darbe vuracaktır. Her yıl ekstradan yıllık kart ücreti, maç başına kesilen ücret, kargo masrafı, her kişi için ayrı kart çıkarılması, bunlarla geçecek zaman kaybı vs derken Anadolu’da az olan ilgi daha da azalacak ve sadece taraftara değil kulüplere de zarar verecektir. Büyük kulüplerin ise zaten var olan anlaşmalarına zarar verme potansiyeli olan bu uygulama onlara da hoş gelmeyecektir. Bu yüzden gelecek kitlesel ve toplu tepkilerle bu yapının karşısında beraber durmaya çalışılacaktır. Şu an alınan taraftar tepkilerine dayanarak oluşan değerlendirmem düşmanımın düşmanı dostumdur mantığı oluşursa ve kulüplerin taraftar toplulukları ortak hareket ederse sadece TFF değil yayıncı kuruluş bile tehlikeye girebilir. O zaman vay haline onların ! Kaş yaparken göz gider.Projenin diğer tarafı Aktifbank için ise etik olmasa bile bu durum bulunmaz nimet cinsinden. Yıllarca yapılacak reklam ve pazarlama giderlerini kulüplere aktarma fikriyle daha efektif bir kitleye sahip olmak sanırım bu tür  her şirketin hayal ettiği şeyler ama unutmayalım pazarlama insanların cebinden parasını almak, onlara bir takım şeyler dayatmak değildir. Gerçek pazarlama değer yaratır, baskılarsa isyan çıkartır.

Benzer Yazılar

One Response to MUHTEŞEM PAZARLAMA HATASI: E-BİLET SİSTEMİ PASSOLİG

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>