Markalarda “Vintage” Merakımız


 

Eski bir OMO ambalajı gördüğümüzde hissettiğimiz derin bağ, Pepsi’nin logo kronolojisine çok meraklı oluşumuz… Düşündüğümüzde deterjan bitmediğinde markette dikkatimizi dahi çekmez, bize ne OMO’dan, bir marka işte, çoğumuz Pepsi değil de Coco-Cola içeriz hatta.

Bugün Çukurcuma’da antikacıları gezerken, 30 yıl önceki OMO kutusu, eski Vim’in yeşilini görünce ve tüm bunlara hipnotize olmuş gibi bakarken fark ettim: “Markaların geçmişi bizim geçmişimiz.” Şu an Çukurcuma’da eski bir Arko Traş kutusunun 50 TL’ye alıcı bulması bu yüzden.

O logolar ve ambalajlarla birlikte kendimizde olan değişimleri hatırlıyoruz. Çocukken Pepsi’nin logosu böyleydi, OMO’yu annem alırdı, Vim’in eski formu artık yok, tıpkı hayatımızda bir zamanlar olup şimdi olmayan insanlar gibi. Nasıl kendimizin şimdiki zamanda pek farkında değilsek, markalar için de aynı durum söz konusu. Nasıl 2 gün önce ne yaptığımız pek de önemli değil ama 5 yaşında ne yaptığımız çok anlamlıysa öyle.

Burda markaların tüketiciyle bağ kurması da ön plana çıkıyor. Köklü markalar bu nedenle önemli, Çelik ile büyüyen çocuklar için büyüyünce Arçelik çok önemli bir marka olacak. Bir gün Çukurcuma’da Çelik görürlerse ona 100 TL verebilecekler, tıpkı biz 84’lülerin TipiTip sevgisi gibi…

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>