Mobil Pazarlama Uygulamaları


 

Bir önceki yazımda, mobil pazarlamanın ne olduğundan bahsetmiş ve biraz da geleceğine değinmiştim. Bu yazımda ise biraz mobil pazarlama uygulamalarından bahsetmek istiyorum.

Mobil pazarlama ile ilgili ilk akla gelen uygulamalar, SMS (Short Message Service – Kısa Mesaj Servisi) uygulamalarıdır dersek sanırım yanlış olmaz. Hemen hemen her cep telefonunun SMS desteği olması, şimdilik SMS uygulamalarının en yaygın kullanılan mobil pazarlama uygulamaları olmasının temel sebebi aslında. Bu kadar yaygın kullanılıyor olması, mobil pazarlamanın sadece SMS uygulamalarından ibaret olduğu gibi yanlış bir izlenim bırakabiliyor bazan. İlk akla gelen, markaların indirimlerinden veya çeşitli kampanyalardan bizi haberdar etmek için cep telefonumuza gönderdikleri mesajlar. “Bu mesajlardan bıkıp usandık, yeter artık!” dediğinizi duyar gibiyim. İşte bu SMS uygulamalarının yanlış kullanımının kaçınılmaz sonucu. E-pazarlamanın e-mail gönderimlerinde spam maillerden nasıl kaçınmak gerekiyorsa; mobil pazarlamanın SMS gönderimlerinde de bu tarz rahatsız edici mesajlardan aynı şekilde kaçınmak gerekiyor. Yine e-mail gönderimlerinde olduğu gibi, SMS’de de gönderinin izinli olması, uygulamaların amacına ulaşması açısından çok önemli. Bu konuda sorumluluk operatörlerde ve mobil pazarlama aracı olarak SMS’i kullanmak isteyen markalarda. 7 milyon kişiden fazla olan izinli veritabanı ile Turkcell‘in bu noktada çok başarılı olduğunu söylemeden geçmek istemiyorum.

SMS’ten sonra benim aklıma ilk gelen uygulamalardan biri MMS (Multimedia Messaging Service – Mobil Çoklu Ortam Mesajlaşma Hizmeti). Sadece yazıyla sınırlı olmadığı için SMS’e göre çok daha avantajlı gibi görünse de; hiçbir zaman SMS kadar yaygın kullanılamadı. Bazı cep telefonlarının teknik açıdan MMS’i kısıtlaması (mesela ekran boyutu), her operatör arasında MMS gönderiminin olmaması (mesela çok yakın bir zamana kadar Turkcell’den sadece Turkcell’e ve Vodafone’a MMS gönderilebiliyorken, Avea’ya göndermek mümkün değildi) gibi sebeplerden ötürü MMS geride kaldı. Ancak çeşitli standartların getirilmesi ve 3G teknolojisinin kullanılmaya başlaması, MMS konusunda umutların yeniden yeşermesine sebep oluyor.

Mobil pazarlama denince, en çok gelecek vadeden servislerin başında mobil internetin geldiğini düşünüyorum. Mobil iletişimin geçirdiği evrim sonucunda mobil internet hayatımızın bir gerçeği haline geldi ve yerini daha da sağlamlaştıracak gibi görünüyor. Bilgiye, servislere hatta ürünlere her zaman ve her yerden ulaşma ihtiyacına cevap olarak gelişen mobil internet sayesinde artık e-postalarımıza veya sosyal medyadaki hesabımıza cep telefonumuzdan kolayca ulaşabiliyoruz, bir yandan MSN’e girerken, diğer yandan alışveriş yapabiliyoruz, hatta bankacılık işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz. Mobil dünyada da varlıklarını sürdürmeye önem gösteren pek çok geleneksel Internet portalı, mobil portallarını geliştirdiler ve mobil portallar birbiri ardına çoğaldı. Oluşan yeni mobil ortam, mobil banner uygulamalarının (aynen klasik Internette olduğu gibi) reklam mecraları arasında yerini almasına olanak tanıdı. Ayrıca mobil aramanın da bu alanda geleceğin en can alıcı konularından biri olacağına şüphe yok. Tech Crunch‘ta yayınlanan yukarıdaki grafikte de göründüğü gibi, mobil arama SMS’in tahtına oturacak gibi görünüyor.

Biraz da lokasyon bazlı uygulamalardan (LBS – Location Based Services) bahsetmek istiyorum. Benim en sevdiğim mobil pazarlama uygulamalarından olan lokasyon bazlı uygulamalar, GPS (Global Positioning System) teknolojisini kullanarak mobil kullanıcının yerini belirliyor ve mobil pazarlama uygulamalarını bulunduğu lokasyona göre şekillendiriyor. Bildiğim kadarıyla kullanıcı GPS sinyalini algılayamıyorsa (mesela kapalı bir mekanda olduğu zaman), bulunduğu konum baz istasyonuna göre tayin ediliyor (CoO – Cell of Origin). Bu tarz uygulamalar, tüketici ve marka arasındaki engellerin veya mesafenin en aza indirildiği uygulamalar olarak görülüyor. Akşam televizyon karşısındayken “X Mağazasında size özel %25 indirim var!” mesajını almak farklı, tam o mağazanın önünden geçerken almak çok farklı. Aslında bu yeni bir strateji değil. Yandaki McDonald’s reklamında olduğu gibi, reklamı ürün ya da servise çok yakın olarak konumlandırmak markaların uzun süredir yaptığı bir uygulama. Ancak mobil pazarlamada lokasyon bazlı uygulamalarda, marka veya reklam veren, mesajı tüketiciye iletmede kontrolü çok daha fazla elinde tutuyor. Bunun yanı sıra, mesajı kişiselleştirmek de mümkün, ki en can alıcı noktası burası. Turkcell‘in “Pusula“sı ve Vodafone‘un “Etrafımda Ne Var?iPhone uygulamaları, lokasyon bazlı uyugulamalara çok güzel örnekler.

Mobil pazarlama uygulamaları sadece bunlarla sınırlı değil, ancak şimdilik bunlara değinmek istedim. Değinemediğim IVR (Interactive Voice Response), mobil tagging, mobil oyunlar, mobil ödeme vb. gibi farklı uygulamalarla da markalar mobil mecrada pazarlama faaliyetlerini yürütebilirler.

Benzer Yazılar

2 Responses to Mobil Pazarlama Uygulamaları
  1. nokia tema

    teşekkürler, elinize sağlık

  2. feriyal farhadi

    yazılarınız benim için çok yararlı.lütfen pazarlama ile ilgili yazmaya devam edin ve yeni trendleri tanımlayın.
    sizden çok taşekkür ediyorum.
    saygılar feriyal

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>