Bir Strateji Olarak Ciddi Konulara Komik Yaklaşmak: Prezervatif Reklamları ve Yaratıcılık


 

Global vizyondan baktığımızda cinsellik, arkadaş ortamlarında eğlenceli bir tavırla yaklaşılan, gülümseten yanıyla karşımıza çıkar. Bu cinselliğin sosyolojik durumu. Kişisel tecrübeye ve detaya indiğimizdeyse durum değişir. Çünkü aslında çok ciddi, tarzınızı ve yaşam biçiminizi yönlendirecek bir konuyla karşı karşıya olduğunuzu farkedersiniz. Kalabalık içerisinde bu derece gülmenizi, eğlenmenizi sağlayan şey büyük ölçüde mevzunun ciddiyeti ve hassasiyeti. İşte prezervatif reklamları da tüketiciyi bu sosyal ve bireysel psikoloji dilemmasıyla yakalıyor.

Yapılan araştırmalar pek çok çiftin, “prezervatifin olayın büyüsünü bozduğunu, hissi azalttığını, sevgiliyle araya giren bir engel olduğunu” düşündüğünü ortaya koyuyor. Yani çiftlerin prezervatife bakış açısı çok iç açıcı değil. Evli eşler ise genel anlamda, alışkanlık sonucu kondom kullanma gereği bile görmüyor. Tam bu noktada prezervatif reklamları devreye giriyor ve sıkıcı süreci eğlenceli bir hale getiriyor.

Kondom reklamlarının tarzı kendi arasında farklılaşabiliyor. Ülkelere, sosyal sorumluluğa ya da ürüne göre. Örneğin ürün large prezervatifse direk olaya atıfta bulunuluyor. Eğer işin ucunda sosyal mesaj kaygısı varsa HIV bir numaralı tema. Türkiye gibi ülkelerde ise “Bana bir şey olmaz” mantığı üzerine giden O.K gibi reklamlar. Tüm bu farklı stil kampanyalar ortak bir noktada buluşuyor; espri ve eğlence.

Durex’in yasaklı reklamını çoğunuz hatırlarsınız. Buluşmanın sonunda nereye bağlanacağını, erkeklerin genel mantığını esprili bir dille aktarmış. Yine komiklik bizimle. Düşündüğümüzde reklam filminde anlatılan erkek mantığı kızları sinirlendiren bir durum. Ama reklama gülüyoruz.

Prezervatif reklamları eğlenceyi ciddiyetin arkasına özendirme stratejisiyle saklıyor. Süsleyerek, çok başarılı bir cinsel yaşamınız olacağını vaad ediyor. Genellikle bu reklamlarda olaya gönderme yapılır, açık sahnelerden özenle kaçınılır. Bu da işin mahremiyet, yasak ve merak bölümü. Eğer prezervatif reklamları ciddi olsaydı, Amerika’da %40’larda, Avrupa’da %70’lerde seyreden kondom kullanım oranları bu denli yüksek olmazdı. Mesela Türkiye’de bu oran %8’lerde kalıyor. Ülkemizde çok sık kondom reklamı yayınlanmadığından, yasakçı zihniyetten, Türk markaların azlığından, belki de espri anlayışımız gelişmediğinden bu berbat oranlardayızdır…

Sonuçta yaratıcı prezervatif reklamları, rakamlara da baktığımızda toplum bilinci oluşturabiliyor. Zeki yaklaşımlar kitleler üzerinde etki yaratabiliyor. Türkiye’de de aynı performansı birgün göreceğimizi umuyorum.

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>