Sosyal Sorumluluk Projeleriyle Online Marka İmajına Güven Kat!


 

Halkla İlişkiler aleminde CSR (Corporate Social Responsibility) olarak anılan Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri’ne her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Sağlam markaların; tüketici, basın ve yatırım ortaklarıyla arasında büyük bir bağ kurmasını sağlayan bu uzun vadeli projeler, markaya sunduğu fayda kadar birey ve toplumun yükselmesine de yardımcı oluyor.

Örneğin Turkcell’in 10 yıllık “Kardelenler” i sayesinde binlerce genç kız okuma imkanı buldu. Sosyal sorumluluk denince neredeyse akla gelen ilk kurum olan Turkcell, bence CSR kavramını en iyi yürüten ve tek akım yaratma kabiliyetine sahip marka.

Önümüzdeki günlerde Birleşmiş Milletler’ in düzenlediği bir panelde boy gösterecek Kardelenler’ in ünü tüm dünyaya yayılırken, Turkcell, kurduğu sarsılmaz altyapıyla “Milliyet Baba Beni Okula Gönder” gibi işlerin önünü açtı ve sektöre örnek oldu.

Re/Max Güne Bakan, Aviva Sokaktan Okula, Vodafone İlk Adım gibi projeler Turkcell’in izini takip ederken, hijyen ya da kişisel bakım markaları sağlık sorunlarını halletme yolunda ilerliyor, geri kalanlarsa sürdürülebilirlikle ilgileniyor. Yani neredeyse tüm işler birbirinin tıpatıp aynısı olmaya başladı.

Aslında her markanın kendine uygun hedef kitleyi baz alarak düzenlediği CSR projeleri, “Turkcell’in yaptığını ben de yapayım” mantığıyla aynı eksene takılıp, kendini tekrar etmese çok daha yaratıcı ve etkili hale gelebilir. Çünkü sosyal sorumluluk sadece çocuk eğitimi, sokak çocuklarını topluma kazandırmak, çevrecilik ya da kadını şiddetten korumak değil, bunlar sadece birkaç alt başlık. İş bu haliyle etik olmaktan çıktı, rekabete dönüştü! Halbuki kurumsal sosyal sorumluluk çok hassas ve modayı kaldıramayacak bir mevzu. Ciddi anlamda emek, araştırma ve zaman gerektiren…

Tamam, Turkcell ve benzerleri sayesinde kızlar okuyor, eğitim alıyor, sokak çocukları topluma dönme imkanı buluyor. Bunlar özel ve gönül bağı gerektiren çalışmalar. Ama Türkiye’nin büyük bir problemi daha var ki o da internet kullanım oranları! Bu duruma gerçek anlamda el uzatan bir şirket ise henüz yok.

Problemin büyüklüğünü aşağıda yer alan TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanımı 2009 anketi verileri üzerinden rahatlıkla görebilirsiniz.

Türkiye’de genel internet kullanımı %40 dolaylarında, bu seneler geçtikçe artan güzel bir oran. Fakat kırsal kesimin durumu ne yazık ki hala içler acısı.

Kırsal bölgede hali hazırda yıl içerisinde hiç internet kullanmayan %79,3 oranında bir kitle yaşıyor!

İnternet kullanımı %98’lere çıkan A.B.D seviyesine gelmemiz için Doğu Bölgesi’ne kesinlikle el atılması gerektiği aşikar…

İşte bu noktada Google ve Facebook gibi şirketlerin Türkiye yönetiminin devreye girmesi gerekiyor. Paha biçilemez teknoloji şirketlerinin ses getiren kapsamlı bir sosyal sorumluluk kampanyasıyla bu durumu iyi bir seviyeye çekmesi mümkün.

Ayrıca kullanıcıları tarafından çok sevilen bu şirketlerin CSR çalışmalarına büyük destek bulacağı kesin. Çünkü bu projeler toplum ve yatırımcı desteğiyle büyür ve gelişir. Üstelik şirketlerin imajı da prestijine güven katar.

Kırsal kesimin internette kendini ifade etmesi ve dünyaya açılması için Facebook, Google gibi sempatik bilişim devlerinin yanı sıra Kurumsal Sosyal Sorumluluk ödülüne doymayan deneyimli Turkcell de bu işe el atabilir. Ne de olsa sosyal sorumluluk kralı Turkcell aslında bir teknoloji şirketi…

Yeter ki esas amaç sosyal sorumlulukta kendini tekrar ve taklidi bırakıp yeni sorunlar tanımlamak ve çözmek olsun!

Benzer Yazılar

One Response to Sosyal Sorumluluk Projeleriyle Online Marka İmajına Güven Kat!
  1. ... [Trackback]... [...] Informations on that Topic: marketoloji.com/2010/02/26/sosyal-sorum... simulation-de-pret-immobilier.net

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>