Açıkhava Reklamcılık Nedir? Nelere Dikkat Edilmelidir?


 

Açıkhava reklamcılık (outdoor adverting), ev dışında yapılan reklam çeşidi olarak daha önceleri tanımlanmış olsa da, gerilla pazarlama kavramıyla birlikte aslında belirli formatlarda yapılan ev dışı reklamcılık olarak daha doğru tanımlanabilir.

Açıkhava reklamcılık denince akla ilk gelen reklam formatı billboard sanırım. Billboardlar yatay dikdörtgen ve genel olarak duvara monte edilmiş reklam

Vodafone’un Billboard’da canlı manken ile yaptığı 3G reklamı

üniteleridir. Raketler ise dikey dikdörtgen olarak kaldırımlarda bulunan reklam üniteleridir. Duraklarda da bulunan raketler, genel olarak görünürlüğü en az billboardlar kadar yüksek ünitelerdir. Megalightlar dev billboardlar olarak tanımlanabilir, ve genelde yol kenarlarına konumlandırılmıştır. Bu standart reklam formatlarının dışında, metrolarda, elektrik direklerinde, duvarlarda bulunan farklı boyutlarda açıkhava reklamlarına da denk gelmiştirsiniz. Ayrıca otobüs kaplama ile yapılan reklamlar da özellikle İstanbul’da oldukça popüler. Otobüslerin sadece arkası, sadece şerit şeklinde yan bölgesi, tek katlı ve çift katlı otobüslerin tamamı reklam alanı olarak kullanılabiliyor.

İstanbul’daki billboardların tamamı Ströer tarafından satılıyor. Durak ve raketlerde ise denge durumu söz konusu. Wall’in merkezi yerlerde ama az, Clear Channel’in

TTNet’in 3D durak reklamı

merkezi yerlerde az ama genel olarak İstanbul’un genelinde yoğun durak&raket reklam üniteleri bulunuyor. Ayrıca bu şirketlerin tümü ve diğer bazı irili ufaklı şirketler megalight satışı yapıyor. İstanbul’daki otobüs üzeri reklam alanlarının tamamı ise Clear Channel tarafından satılıyor.

Mecra olarak bilinçli kullanıldığında çok etkili olabiliyor açıkhava. Örneğin, doğru hedef kitlenizin olduğu bölgeleri yoğunlukla seçebileceğiniz billboard, megalight ve durak&raket network ü (durak&raket’ler belli adetlerde paket olarak satılırlar ve bu paketlere “network” adı verilir) kullanarak etkin marka iletişimi sağlanılabilir.

Kendi gözlemlerime de biraz yer vermek istiyorum. Ara sıra, gördüğüm bazı reklamları sizinle Marketoloji üzerinden paylaşıyorum. Bu reklamlar ve diğerleri düşünüldüğünde açıkhavada yapılan reklamlarda bazı sıkıntılar olabiliyor. Örneğin, görsel o kadar büyük kullanılıyor ki, ne marka ne de mesaj algılanmıyor. Bu durumun iyi bir dengeye oturtulması gerekiyor reklam içeriğinde. Aksi takdirde sadece resim görünebiliyor veya sadece sıkıcı yazı kümesi oluşabiliyor. Görselin ön planda, mesajın arka planda olduğu reklamların aksine, mesaj doğru yerde, doğru font büyüklüğünde konumlanmalı ve görsel ile “destek”lenmeli diye düşünüyorum. Şu sıralar Nokia’nın “Dokun” temalı bir açıkhava reklam kampanyası var (Bir türlü resmini çekemedim). Özellikle Taksim Metrosu’nun Osmanbey çıkışında sürekli gördüğüm bir raketin içine tüyler kullanarak reklam içeriği yapmışlar. Kesinlikle dokunma hissi uyanırıyor ve vermek istediği mesajı doğrudan veriyor. Bu ve benzeri kampanyalarla markalar açıkhava reklamcılığı çok etkin kullanılabilir. Açıkhavanın en büyük sıkıntısı da ölçümlenememesi.

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>