Seksilik Görecelidir: “Chanel vs D&G”


 

Cahanel’in çekici ve maskülen duruşunu bilenler, Dolce & Gabbana’nın vahşi ve seksi çizgisine de dikkat etmiştir.

Sevgililer Günü’nün gelmesiyle bu iki ünlü moda markası web sitelerinde 14 Şubat hediye seçeneklerini sergilemeye başladı ve marka kimlik farkı gözümde iyice büyüdü.

Elbette kurucu ve yaratıcıların etkisi markalarda hüküm sürüyor, olayın özü sunum değişikliği…

Gördüğünüz gibi Chanel’in tercih ettiği siyah çanta, D&G’nin pembe ayakkabılardan uzak ara farklı.

Detaylarda birbirinden apayrı yerlerde duran uç moda fenomenleri, reklamda seksiliğin ne demek olduğunu da iki farklı yolla ifade ediyor. Chanel’in erkeksi çizgisi ben dahil birçok kişiye daha çarpıcı gelse de Dolce&Gabbana’nın hırçın ve doğrudan sunumuna hayranlık besleyen kitlenin Chanel’den geri kalır bir tarafı yok.

2010 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu’nda Madonna’lı reklam kampanyasıyla ev kadını temasını fanteziye dönüştüren D&G, ışığını bu kez sanatsal bir yolla yansıtmış. Tabi her zamanki gibi tarz uçuk!


Görsellik süper, Madonna harika ve reklam kampanyası yine sansasyonel…

Tabu yıkan felsefede buluşan D&G ve Madonna bence ciddi anlamda uyum sağlamış. Bu seksi ve cüretkar markanın reklam kampanyası için başka bir star düşünülemezdi!

Yaratıcılık özgürlüğüne toz kondurmayan D&G’nin pazarlama taktikleri takdire şayan ama yine de kadın vücudunu cömertçe ortaya koyması eleştiri oklarını markaya yöneltiyor.

Aynı problem nedeniyle geçtiğimiz dönemlerde İspanya’da yayınlanan bir reklam kampanyası kadınları aşağıladığı gerekçesiyle yasaklanan ve feminist grupların gösterilerine maruz kalan D&G, duruma tepki olarak İspanya’dan tüm reklam kampanyalarını geri çekmişti.

Reklamda cesaretin aranıp bulunamadığı böylesine zor bir dönemde D&G’nin en iyisini yaptığını düşünüyorum. Eminim kadını aşağılamak gibi bir amaçları da yoktur! Bazı kesimlerin ısrarla görmezlikten geldiği şey: Dolce&Gabanna’nın gerek reklamda gerek tasarımda sınırların ötesine geçebilen ender markalardan olduğu.

Şimdi D&G’nin hareketli dünyasından Chanel’in gizemine geçelim… Markanın 2010 İlkbahar/Yaz reklam kampanyası D&G’nin tam aksi yönünde. Erkeksi dokunuşlar, siyahla sağlanan çekim gücü hala yerli yerinde.

Marka kimliğinin daha net olduğuna inandığım Chanel’in D&G’den tek eksiği şaşırtmamak… Chanel’de sürprizlere yer yok; siyah, beyaz, bej, bordo, zarif ve klasik. Zaten Chanel tutkunlarını etkileyen de bu: “seksilik, dekolte ve abartılı motifler kullanılmadan da ortaya çıkabilir.”

Chanel’in asil duruşu ve D&G’nin yırtıcı gücü aynı kitleye, kadınlara hitap ediyor, yalnız anlayış A’dan Z’ye farklı. Chanel tepeden tırnağa seçkinlik, D&G baştan ayağa asilik timsali. İşte kadınların değişken ruh halleri bu noktada devreye giriyor!

Erkekler bilmez ama kadınlar, farklı uçta duran bu iki zıt kutbun tasarımlarını aynı anda dolabında bulundurabilir. Chanel çanta takan bir kadının ertesi gün D&G’den yırtık kot aldığına belki şahit olmuşsunuzdur. İşin ilginç yanı saf dişilik ve maskülen etkinin oluşturduğu seksilik kontrastı.

Kadınlar böyle; bir gün sırlarla dolu erkeksi bir rol benimser, sonra asi ve çılgın kız moduna geçerler! Bir kadının içinde kaç kişi var artık siz düşünün…

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>