Steve Jobs'ın Biyografisi ve Çıkarılması Gereken Dersler


 

Steve Jobs..Bu satırlarda kendisi hakkında o kadar çok yazı yazdık, yaptıklarını o kadar övdük ki, aslında tüm bunlara ek olarak söylenebilecek herşey sanırım ancak biyografisini okuduktan sonra söylenebilir.

Çok sıkı bir kitap okuyucusu değilim, itiraf etmem gerekir. Ancak son yıllarda seçtiğim kitapların tümüyle gerçekleri yansıttığına emin olmaya özen gösteririm. Bu bakımdan, tarihi kitaplar, araştırmalar ve biyografiler çok daha fazla ilgimi çekiyor. Bu kitaplardan en sonuncusu, Steve Jobs”ın biyografisiydi. Uzun zaman önce edindiğim kitabı ancak bitirme fırsatım oldu ve kesinlikle büyülendiğimi söylemeliyim.

Steve Jobs”ı aslında keynotelarından veya röportajlarından tanıdığımızı zannediyorduk, ta ki bu biyografi yazılıp, vefatının ardından yayımlanana kadar. Kendisi bizzat Walter Isaacson”dan bu kitabı yazmasını istemiş, sebebi de herkesin, özellikle de çocuklarının, onun da bir zamanlar genç olduğunu ve hayatında neler yaşadığını objektif bir gözle öğrenmesini istemesi.

Steve Jobs, insanlık tarihinde yerini aldı. Kanserin aramızdan alıp götürdüğü bu dahi adam sayesinde, muhteşem ürünler kullanmaya ve harika bir kültürün parçası olma şansına eriştik. Çağının Thomas Edison”u ve Henry Ford”u olarak gösterilen Jobs, yarattığı ürünler ile hayat tarzımızı değiştirmemizi sağladı.

Steve Jobs”ın hayatından benim özellikle ders çıkardığım noktaları paylaşmak istiyorum:

Pes etme: Herhalde tüm hayat hikayesi boyunca Steve Jobs”ın Apple için yaptıklarından çıkarılabilecek en iyi sonuçlardan bir tanesi, kesinlikle pes etmemek. Apple I ile başlayan elektronik dünyaya adım atışı, hızlı yükselişi, zenginlik ile ilk tanışma, Microsoft ve IBM”in pc dünyasını yaratması, Apple”ı devre dışı bırakması, sonraki Apple bilgisayarlarında yaşanan hüsranlar, Steve Jobs”ın kovulması, Next”i kurması, başarısız olması, Pixar ile tekrar yükselişe geçişi, Pixar”ı dünyanın en iyi animasyon film yapımcısı yapması, Apple”a dönüşü, iMac, iPod, iPhone, iPad derken Apple”ın dünyanın en büyük teknoloji şirketi olması. Her bir adımı büyük deneyim ve kritik kararlarla dolu bu inişli çıkışlı serüven, Jobs”ın hiç bir zaman pes etmediğini, ürününe, fikirlerine olan bağlılığını ve sonuna kadar şansını zorlayışını da bize gösteriyor.

Ürüne odaklan, müşteri için en iyisini düşün, kontrolü elinde tut: Müşteri anketleri, pazar araştırmaları gibi ürün geliştirme sürecine katkıda bulunan girdiler, Apple için hiçbir zaman söz konusu olmadı. Jobs, ürünlerin tüm detaylarıyla (kullanılacak camın kalitesine, iç dizaynın mükemmeliyetine, cihazların rahatça açılıp açılamayacağna kadar) ilgilendi, her bir ürünü mükemmeliyete maksimum düzeyde yakınlaştırdı. Ürünü müşterinin eline alıp, sadece rahat ve üst düzey kullanımı tecrübesini istedi. Bunun için müşterinin düşüncelerine çoğu zaman ihtiyaç duymadı, çünkü kendisi de bir müşteriydi ve herkesten daha iyi öngörülere ve tespit yeteneğine sahipti. Jobs bu durumu şöyle özetledi: “Muhteşem ürünler üretmek istediğimiz için, kullanıcıyı önemsediğimiz için ve başka insanlar gibi berbat şeyler üretmek yerine deneyimin tamamının sorumluluğunu üstlenmekten hoşlandığımız için yapıyoruz…Onlar en iyi yaptıkları şeyleri yapmakla meşguller ve bizim de en iyi yaptığımız şeyi yapmamızı istiyorlar. Hayatları yoğun; bilgisayarlarıyla cihazlarını entegre etmekten başka yapacak bir sürü işleri var”

Yeri geldiğinde kendi ayağına ateş etmesini bileceksin: Jobs, iPod piyasaya sürüldükten sonra yakaladığı muazzam başarıya rağmen her zaman iPod”u neyin bitirebileceğini tahmin etmeye çalıştı. Kitapta yönetim kurulu üyesi Art Levinson şöyle der “Bizi neyin mahvedebileceğini düşünüp duruyordu sürekli” ve Jobs cevabı buldu: “Ekmeğimize kan doğrayabilecek cihaz cep telefonudur”. Bu karara vardığında biliyordu ki bir sonraki adımı telefon olmadıydı ancak telefona eklenebilecek iPod özellikleri iPod”un kendisini büyük oranda işlevsiz hale getirecekti. Ancak Jobs biliyordu ki, bu özelliği başka bir şirket, telefonlara entegre ettiğinde elinde ne iPod kalacaktı, ne de pazarı domine etmiş bir iPhone.

Jobs huysuzluğu, kabalığı, Apple dışındaki hemen herşeyi, herkesi umursamazlığı ile kendine has bir kişiliğe sahipti. Ancak herkeste hayranlık uyandıran bir karizması vardı ve çalışanlarının kitabın birkaç yerinde de vurguladığı gibi, onunla çalışmak çalışanları, mühendisleri için gerçekten çok zordu, ama onunla tahmin bile edemeyecekleri başarılar elde ettiler. Jobs”ın ikna etme yeteneği üst düzeydi, insanları imkansız gibi görünen birçok şeyi yapabileceklerine inandırmayı başardı yıllar boyunca, ve çalışanları bu imkansızları başararak insanlığa hayat tarzlarını değiştirebilecek ürünler armağan ettiler.

Kitapla ilgili anlatılabilecek çok şey var ama henüz okumamış okurlar için büyüsünü bozmak istemiyorum.

Son olarak, en çok merak edilen konulardan birisi, Apple ismi nereden geldi? İşte cevap:

“..Ertesi gün karar vermek için son günleriydi, çünkü Jobs gerekli belgeleri hazırlamaya başlamak istiyordu. Nihayet Jobs, Apple Computer adını önerdi. “Meyve diyetlerimden birindeydim” diye açıkladı. “Elma çiftliğinden yeni dönmüştüm. Rahatsız edici olmayan, eğlenceli, canlı bir isim gibi geldi. Apple (elma) sözcüğü, computer (bilgisayar) sözcüğünü yumuşatıyordu. Hem böylece telefon rehberinde Atari”den önde olacaktık.” Wozniak”a yarına kadar akıllarına daha iyi bir isim gelmezse Apple”ı kullanacağını söyledi. Ve onu kullandılar…”

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>