Arama Motoru Pazarlama


 

comScore’un Türkiye ile ilgili Eylül ayı raporunda Türkiye’deki internet kullanıcılarının %93’ünün Google sitelerini ziyaret ettiği belirtiliyor. Tekrar altını çizmek istiyorum, tam olarak %93.

Google bu denli hayatımızın bir parçası haline gelmişken, ‘bir pazarlama aracı olarak nasıl kullanılabilir’in cevabını vermek istedim bugün. Arama Motoru Pazarlama (Search Engine Marketing – SEM) internetin yaygın olarak kullanımı ve Google’ın bu pazardaki etkinliği sayesinde her geçen yıl daha da önem kazandı. Milyonlarca kişinin günde yaptığı 100 milyonlarca aramayı Google ilgili sitelere dağıtıyor. Bu dağıtımın bir algoritması var tabi ki.

Kısaca işleyişten bahsedip, olayın pazarlama kısmına geçmek istiyorum. Google, herşeyden önce kullanıcısını memnun etmeyi düşünür. Bu bağlamda, kullanıcıya gerçekten aradığını bulabileceği bir sıralama çıkartır (en azından bu konuya odaklanmıştır). Arama yaptığımızda sol tarafta gördüğümüz sıralama organik sonuçlardan oluşur. Bu sonuçlar tümüyle Google’ın kendi algoritmasıyla ortaya çıkar ve kesinlikle herhangi bir manipülasyona izin vermez. Sağ tarafta gördüğümüz sonuçlar ise reklamlardır. Bu reklamların genel adı Google Adwords olarak geçer. Google Adwords’ün çalışma şekli ‘en yüksek parayı veren en üst sırayı alır’ mantığında değildir. Tıpkı organik sonuçlarda olduğu gibi Google, reklamlarda da kalite sıralaması yapar. Bu noktada da önceliğini para kazanmaya değil, kullanıcı memnuniyetine verir.

Google Adwords reklamları iki farklı şekilde yapılabilir. Birincisi Google üzerinden yapılan aramalarda anahtar kelimeye göre verilen arama reklamları, diğeri Google’a kayıtlı içerik ağında (Google reklamı yayınlayan tüm siteler) 1000 gösterime verilen reklamlardır. Arama reklamları, tıklama başına maliyet üzerinden ücretlendirilirken, içerik reklamları 1000 gösterim başına ücretlendirilir. Yapacağınız kampanyanın özelliğine, ulaşmak istediğiniz kitleye, sattığınız/pazarladığınız ürün/hizmetinizin yapısına göre bu stratejiyi şekillendirmeniz gerekebilir.

Adwords, teklif sistemiyle çalışır. Örneğin, bir anahtar kelimeye teklif verdiğinizi düşünelim. Bu anahtar kelimeyle ilintili olarak sitenize bir kalite puanı verilir. Bu kalite puanı ve teklifiniz değerlendirilerek, reklamdaki sıranız belirlenir. Örneğin, 2. sırayı aldınız. Eğer verdiğiniz teklif, 2. sırayı alabileceğiniz alt teklif limitinin üstündeyse, Google teklifinizi 2. sırada kalabileceğiniz en düşük teklif tutarına getirir ve sizden konumunuzu koruyarak verebileceğiniz en düşük ücreti talep eder. Bu da hem kullanıcının kaliteli sonuçları görebilmesine, hem de reklamverenin maliyetini optimize edilmesini sağlar, ki Google’ı Google yapan da budur zaten.

Bu karışık görünen sistemin, üçgenin üç köşesine de ciddi faydaları dokunur ve bizim, pazarlamacılar olarak bu üçgenin reklamveren kısmında da olmamız gerekir. Ortada ürettiğiniz ürün/hizmeti doğrudan veya dolaylı bir şekilde arayan milyonlar varken, bu mecrayı görmezden gelmek, marka için, pazarlamacı için ciddi kayıp olacaktır.

Not: Konu çok detaylı aslında ancak ben en azından bu yazıyla giriş yapayım dedim.

Benzer Yazılar

One Response to Arama Motoru Pazarlama
  1. Trackback: vai url
    ... [Trackback]... [...] Read More here: marketoloji.com/2009/11/13/arama-motoru-pazarlama/ ... mytatuaggi.com

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>