Zaman Gazetesi; Önyargılarımız… Görünmeyen Duvarlarımız


 

Ogilvy tarafından hazırlanan bu reklamı bana birkaç yabancı arkadaşım izletti. Reklam dünyasının içinde olan, bazen televizyonu sadece reklamları izlemek için açan bu arkadaşlarım, benzer cam, kapı, pencere kırarak önyargılarından arınmayı tavsiye eden reklamlardan biri olan bu reklamı etkileyici bulduklarını söyleyerek bana da Zaman Gazetesi hakkındaki fikirlerimi sordular. Okumadığımı söyledim. Neden okumadığımı bilmiyorum. Tabi ki bazen elime aldığım oldu gazeteyi, ama gidip Zaman satın alayım, ya da herhangi bir haberi bu gazetenin web sitesinden takip edeyim demedim hiç bir zaman. Zaman gazetesinin duruşu ve içeriği, hatta dışarıdan görünüşü benim için hiç bir zaman ilgi çekici olmadı. Bu imaj kampanyasının ilk reklamı değil, belki sonuncusu da olmayacak, ama benim anlamadığım konu imajı değiştirirken, ya da tazelerken, insanlara önyargılarını kırmalarını önerirken bunu içeriklerine ne kadar yansıttıkları. Zaman gazetesini elime aldığımda beni yeni ne bekliyor. Gazetenin diğer gazetelere göre öne çıkan yönleri neler; yeni yazarlar mı var, yeni sayfa düzeni mi, çok güncel web sitesi mi? Bütün bunlardan bahsedilmeden sadece insanların önyargılarını kırmalarını beklemek ne derece doğru? Belki de gazeteyi bir kere eline alıp okumuş insanlardan bir şans daha bekleniyor, onu bilemem. Ya da önyargılarını kırması gereken taraf okuyucular değil, Zaman Gazetesi’nin kendisi. Çünkü sadece önyargılar değil bir gazeteyi okumadan önce göz önünde bulundurulanlar.

Google’da bu kampanyayı aratıp hakkında yazılmış yazıları okuduğunuzda eminim bana olduğu gibi soru işaretleriniz biraz daha artacak. Çünkü belli ki konu hassas. Zaman Gazetesini cesur tutumundan dolayı kutluyorum. Başarılı reklam kampanyalarından dolayı da kutluyorum. Yurtdışında yaşayan insanların bile ilgisini çekebiliyorlar. Ancak, dediğim gibi, ben ne istediklerini anlamadım. Belki de bir reklamdan çok fazla şey bekliyorlar. Belki de bu reklamlardan beklenen hedefledikleri kitleye “Bir Zaman alıp okuyayım bakalım” dedirtmek. Sonra da hedef kitlelerinin “hmm, Zaman fena değilmiş” dedirtmek. Kendimi bu reklamla hedefledikleri kitle içerisinde bulsaydım reklamın başarılı olup olmadığını anlayabilirdim belki de. Bu konudaki yorumları bekliyorum.

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>