Brands in Public


 

Biz insanlar konuşuruz, pek çok şey hakkında konuşuruz. Bugün başımıza gelen o inanılmaz olayı, yeni gelen filmi ne kadar çok beğendiğimizi ya da bizi ne kadar hayal kırıklığına uğrattığını, geçen hafta ilk defa gittiğimiz restoranı veya yeni aldığımız arabanın performansından memnun kalıp kalmadığımızı anlatırız; arkadaşımıza, eşimize, çocuğumuza, patronumuza…

Biz insanlar konuşuruz; sosyal varlıklarız ve diğer insanlarla etkileşim halinde olmak isteriz ezelden beri. Ancak son zamanlarda konuşma yöntemimiz değişiyor. Artık sadece yüzyüze ya da telefonda değil; FriendFeed’de, Facebook’ta da konuşuyoruz. Yetmiyor Twitter’da da konuşmak istiyoruz. Artık öyle bir konuşuyoruz ki kelimeler yazıya dökülüyor ve söylediklerimize günler veya aylar sonra bile ulaşılabiliyor. En önemlisi de, artık herkesin gözü önünde konuşuyoruz. Söylediklerimiz bir tıkla bütün arkadaşlarımız tarafından, hatta arkadaşlarımızın arkadaşları tarafından da görülebiliyor.

Bütün bu değişimlerden yola çıkarak, Squidoo tarafından Brands in Public kurulmuş. Site yeni ve gelişme aşamasında ama yine de yüzlerce markanın sayfaları hazır. Site hem tüketicilere hem de marka yöneticilerine faydalar sağlıyor. Bir yandan tüketicilere sevdikleri markalar hakkında diğer tüketici yorumlarını derliyor , diğer yandan da yöneticilere markalarını yönetmelerinde etkili bir araç sunuyor. Her markanın sayfası, kendisi ile ilgili bloglarda geçen post’ları, sosyal medyadaki kullanıcı iletilerini, paylaşımları yorumları, videoları veya görselleri bir araya getiriyor. Böylece marka ile ilgili internette bahsedilmiş hemen hemen her şeyi tek bir sayfadan takip etme imkanı sağlıyor. Sadece tüketiciler değil, marka sahipleri de markaları hakkında dijital medyada neler konuşuluyor, izleme imkanına sahip oluyorlar.

Bunların yanı sıra, markalar sadece izleyici değil, isterlerse belirli bir ücret karşılığında (şimdilik ayda 400$) sayfanın gelişimini de yönetme imkanına sahipler. Ayrıca sayfa oluşturulurken sayfanın bir kısmı da marka yöneticilerine ayrılabiliyor. Böylece, marka sahipleri kendilerine ayrılan bu alanda, internette yer alan yorumlardan istediklerini vurgulayıp ön plana çıkarabiliyor ya da farklı içerikler sunabiliyorlar. Bu alan, markanızla ilgili söyleminizi hedef kitlenize duyurmak için de oldukça çekici, ya da markanızla ilgili bir kriz çıktığında burdan yönetmek oldukça cazip.

Dijital pazarlamanın, genel pazarlama stratejisinin vazgeçilmez bir parçası olduğu bu dönemde, markaların bu yeni oluşuma kayıtsız kalamayacaklarına inanıyorum. Ancak Brands in Public’in beklenen başarıyı gösterip göstermeyeceğini ilerleyen günlerde anlayacağız.

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>