Kapat Şu Diziyi, Reytingi Yükselmesin!


 

Ama biz o, reytingi yükselten değiliz ki… Sadece bizi temsil eden, seçilmiş panel aileleri reytingi yükseltir veya alçaltır. Bir programı ya da diziyi onlar izlemiyorsa biz de izlemiyor sayılıyoruz! Biraz saçma gelebilir ama gerçek bu, milyon dolarların harcandığı reklam sektörü bu reyting ölçümleriyle hareket ettiğine göre sizce yanılma payı olabilir mi? Bence benim evimde ölçüm cihazı yok diye üzülmeyin, reklamveren kararı verir, en doğruyu bilir :) Öyleyse bakalım sistem nasıl işliyor…

Hangi kanal, program ve dizilerin hangi saat aralığında izlediğini ölçümlemek amacıyla yapılan reyting belirleme işlemi doğrultusunda reklamverenler, reklam ajansları, medya planlama şirketleri ve kanallar ortak olarak, yıl içinde ne gibi bir strateji belirleyeceğine karar veriyor.

Reyting ölçümü veri tabanı araştırmasıyla başlıyor. Veri tabanı araştırmasıyla ölçüm yapılacak illerin sosyo-ekonomik ve demorgrafik yapısı belirlendikten sonra cinsiyet, meslek, yaş, eğitim gibi veriler elde ediliyor. Ve sonunda illeri ve bizleri temsil edecek panel ailelerine karar veriliyor. Mesela İstanbul’da A-B sosyo-ekonomik grup oranı %10 ve İstanbul’a 600 peoplemeter (izleyici ölçer) takılacak. Bu 600 peoplemeter in %10’nun A-B sosyo-ekonomik grubundaki ailelerin evlerine takıyoruz. Böylece A-B sosyo-ekonomik kitleyi bu evler temsil ediyor.

Bu işlemden sonra hangi izleyici hangi kanalı ne kadar izliyor bunları öğreniyoruz.

A Üst sosyo-ekonomik statü grubu 
B Orta üst sosyo-ekonomik statü grubu, C1 Orta sosyo-ekonomik statü grubu, 
C2 Orta Alt sosyo-ekonomik statü grubu, D Alt sosyo-ekonomik statü grubu, 
E En alt sosyo-ekonomik statü grubu olarak ayrılan kitlelerle her grubun reytingi doğru şekilde ölçülüyor.
Daha sonra panel aileleri normal televizyon izleme alışkanlıklarına devam ediyor. Programı izleyen aile bireyleri peoplemeter üzerinde bulunan ve kendilerine ait düğmeye basıyor ve reyting ölçümü başlıyor. Program bittiğindeyse tuşa basarak izlemeyi yeniden kapatıyorlar.

Peoplemeter üzerinde 8 adet buton bulunuyor ve her numara bir aile bireyini temsil ediyor. Örneğin 1 numaralı buton babanın, 2 numaralı buton annenin, 5 ve 4 numaralı buton çocukların olabilir.

1989’dan bu yana AGB Nielsen şirketinin ölçtüğü reyting işi artık TNS’de. TNS reyting verilerini işliyor, dağıtıyor ve her şey başlıyor!

Kanalların hayatına devam sebebi reklamverenler, bu verilere göre hangi diziye sponsor olacaklarına, hangi kuşakta reklam yayınlayacaklarına karar veriyor ve reklam pastası buna göre dağılıyor. Reklam fiyatları da buna göre belirleniyor. Örneğin Kanal D en çok izlenen kanal olduğunda en pahalı reklamı onlar alıyor, saniye fiyatları yükseliyor.

Yalnız reytingi etkileyen ve manipule eden çok önemli bir nokta var ki o da internetten izlenen diziler. Şu an gözde diziler arasında yer alan Behzat Ç. İlk yayına girdiği dönemde bu yüzden yayından kalkma tehlikesi yaşadı. Halbuki reytingler düşük olsa da dizi yüksek oranda internetten izleniyordu. Neyse ki Behzat Ç.’yi kurtardık şu an dizinin çok izlendiği biliniyor :)

Şimdi Kuzey ve Güney-Muhteşem Yüzyıl reyting savaşı da bu tuzağa düşebilir. Muhteşem Yüzyıl televizyon üzerinde reytinglerde Kuzey ve Güney’i geride bıraksa da Kuzey ve Güney’in internetten izlenme oranı eminim çok yüksek olacaktır.

Yani siz, rahatça, reyting kaygısı taşımadan, istediğiniz programı izleyin. Evinizde peoplemeter ınız yoksa tabii! Bilin ki bir yerlerde sizi temsil eden birileri var :)

*Reyting ve share arasındaki farka gelince; reyting belirli bir zaman diliminin dakikası başına düşen ortalama izleyici oranı, share ise bir kanalın belirli bir zaman diliminde toplam televizyon izlemeden aldığı pay şeklinde açıklanabilir.

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>