“Evet” li Referandum Kampanyası Kazandı, Evetçiler ya da AKP Değil!


 

Siyasi kampanya hazırlamak zordur, iyi bir bütçe, güven vermek ve olacak güzel gelişmeleri somut bir şekilde vaad etmek… Tüm bunları AKP bu seçim kampanyasında bir arada vermeyi başardı ve sonuç beklenilenin de üstündeydi.

PR çalışmalarına gelince, Sezen Aksu’dan Teoman’a, Lale Mansur’dan Orhan Pamuk’a evet diyeceğini açıklayan sanatçılar, bazı kesimlerce tepki alsa da büyük oranda etki yarattı. Ortada sürekli bir “evet” dolanır oldu. Boy boy billboardlar, haberler, afişler, seçim otobüsleri, mitingler derken yine pazarlamanın gücü kazandı.

CHP ve MHP’nin hayır kampanyası yürütürken en büyük eksiği eğer evet çıkarsa başımıza neler geleceğini net bir şekilde anlatamamaları oldu. E tabi ki AKP gibi devasa bir bütçeleri de etki kuvvetleri de yoktu. AKP sonuçta daha baskın bir WOM yarattı.

Özellikle “yetmez ama evet” söylemi aydın kesimi ele geçirdi, kararsızları dahi kendine çekti. Kimi zaman şu meşhur “evet” kampanyası üzerimize üzerimize geldi, sıktı, ters tepecek diyen araştırma kurumları oldu. Fakat tam kampanya overdose olduğu sırada, boğazımıza kadar evet dolduğumuz anda referandum oylaması gerçekleşti ve fark beklenenin ötesinde! Biraz daha uzasa, kalite düşecek, belki insanlar sıkılacak “eeh hayır” diyecekti ama işte herşey tam vaktinde oldu ve bitti. Her yerde Diesel yazdığını düşünsenize alır mıydınız?

AKP referandum kampanyasının en acı yönü ise baskılardı, AKP’li kadın kollarından dayak yiyen CHP’li kadınlar, hayır kampanyasına destek verirken dayak yiyen gençler, neredeyse Başbakanın da büyük çabalarıyla hayır demek yasaklandı. Bu tür kampanyaların kuralı etki etmeden etki etmektir. Yani baskı ve yönlendirmeye yer olmamalıdır. CHP gibi sakin ilerlemek bence en doğrusu.

Evet kampanyası baskı ve baskınlık, ayrıca yönlendirme, manipule etme açısından hiç etik değildi. Mottolara baktığımızdaysa eski zamanlardan alınmış, revize edilmiş sözler (“Yeter söz milletin” lafını 90’lara uzanırsak hepimiz az çok hatırlarız) ama ne yazık ki herşeye rağmen kocaman kocaman puntolarla, koyu kırmızılarla“evet” sözü.

Bildiğimiz gibi Türkiye’nin eğitim seviyesi düşük ve çoğu vatandaş üzülerek ifade ediyorum neye evet dediğini bile bilmiyor. Bu karmaşada basıldı tercih mühürü evete ama niye diye sorsanız çoğu cevap bile veremeyecektir. Aslında cevap basit: bu pazarlamanın neler yapabildiğinin kanıtıdır!

Hakkında hiç bir şey bilmediğiniz bir ürünü yeni denemek gibi bu evetler, bir sakızı, bir deterjanı. Ama bu Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıydı ve çok titiz olmak gerekiyordu.

Dikkat ettiyseniz oy pusulalarında beyaz; barışın, saflığın, dürüstlüğün, yeni bir başlangıcın simgesi EVET ti. Kiremit rengi; koyu, eskimişliği temsil eden karanlık tarafsa HAYIR. Işin aslına bakarsak bu bile çok büyük bir manipülasyon. Renkler bir çok şey ifade eder, mesajlar taşır özellikle siyasi reklam kampanyalarında.

Bir seçim daha geride kaldı ve yine parası olan kazandı, her siyasi kampanyada alışkın olduğumuz gibi… Ama %40 gibi büyük bir çoğunluk var, hayır diyen, daha bilinçli, etki altında kalmadan, hür iradeyle. Şimdi Başbakanın “hayır” diyenleri unutmadan güzel bir iletişim faaliyeti yürütmesi gerekiyor. Mümkünse ortalığı karıştırmadan, düşmanlık yaratmadan ki buna hiç inancım yok ya belki diyorum bir umut…

Dengeli bir PR çalışması gerekli ve aslında azımsanmıyacak kadar çoğunlukta olan hayır diyenlerin de istekleri göz önünde bulundurulmalı. Asla dışlanma, siz hayır dediniz biz kazandık şeklinde bir ilerleme olmamalı. Bu hassas ikiliği güçlü bir iletişim planıyla çözecek parti yine AKP.

Bakalım, bu kadar etki altında sonuçlanan pazarlama destekli “evet” nereye doğru yol alacak. Yine de hayırlı olmasını diliyorum, çünkü artık ve neyazık ki sözün bittiği noktayız, T.C Anayasası’nın bir deterjan markasına indirgendiği acınası nokta!

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>