Sosyal Kur Diye de Bir Şey Var


 

İsteyelim ya da istemeyelim, kabul edelim ya da etmeyelim, artık hayatımızın orta yerinde sosyal medya diye bir kavram var. İletişimin çevrimiçi hali olarak tanımlayabileceğimiz bu mecralarda B2B, B2C, C2C diyaloglar görmek mümkün. Yani sadece şirketlerin müşterilerine ulaşmak için kullandıkları bir mecra değil, müşterilerin de şirketlere ulaştığı ve hatta müşterilerin birbirlerine ulaşarak şirketlere katma değer getirici veriler üretilen bir mecra türünden bahsediyoruz. [HTML1]

Bu 5-10 yıllık başdöndürücü gelişmeler devam ederken, birçok şirket, kurum ve kuruluş (dernekler ve kar amacı gütmeyen birçok kuruluş ve hatta devlet de dahil), sosyal medyanın ne kazandırıp ne kaybettireceğini hesaplamaya çalışırken bir yandan da en verimli şekilde kullanmak için siteler açıyor, online içerik sorumluları istihdam ediyor vs vs.

Capital dergisinde bu ay yer verilen bir yazıyla, bir markanın sosyal medyadan toplam kazancı olarak özetleyebileceğimiz “Sosyal Kur” (Social Currency) kavramı tanıtılıyor. Yer verilen araştırmada ilginç bazı veriler de var. Örneğin otomobil sektörü sosyal medyada yaratılan değer, sadakat ve diyalog alanlarında en önde gidiyor. Yani bu sektörde sosyal medya kullanımına eğilinmesi en fazla marjinal faydayı getirecek. Otomotivi havacılık, B2B işletmeler ve ilginçtir ki bira takip ediyor. Kozmetik sektörünün en düşük marjinal faydayı elde ettiğini çıkarabileceğimiz bu araştırma sonuçları gerçekten ilginç ve dikkate değer.

Benzer Yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>