Posts by: Helin Özüpekçe

Batesmotelpro’dan Yeni Viral


 

2006’da Sütü Seven Kamyoncu videosuyla tanıştığımız Batesmotelpro ekibi, viral videolar konusunda hızını almış gibi görünüyor. Yaz başında Efes Pilsen’in “Bira Keyfimi Kaçırma” kampanyası dahilinde oldukça başarılı bir viral olan Buz Gibi Biraderler videosuna imza atan ekip, akılda kalan bir video yaratmayı başarmıştı. Bu defa ise Tuttur.com’un tanıtımının yapıldığı yepyeni bir şarkıyla karşımızdalar.

Bu kadar başarılı ve ünlü hale gelmelerini oldukça eğlenceli olmalarının yanında, öncelikle kendileri eğleniyor olmalarına bağlıyorum. Sinerjilerini ve enerjilerini karşı tarafa yansıtabildikleri için, bir taraftan reklam yapılıyor olduğunda dahi, samimiyetlerini kaybetmiyorlar.

Buz Gibi Birderler gibi, Facebook’taki videosunun HD kalitede olduğu dikkatimi çekti. Sanırım çekim aşaması için yeterli kaynağa da erişmişler fakat, bu ev kamerasıyla çektikleri videoların amatör tadını biraz arattı bende. Daha samimi bir hava yaratıyordu. Bir de bu videoyu, Buz Gibi Biraderler kadar yaratıcı ve eğlenceli de bulmadığımı itiraf etmem gerekli. Fakat durum Cem Yılmaz haline dönüşmüş, ekibin yaptığı video muhteşem olmasa da, onlara gülmeye alıştığımız için bizi eğlendiriyor.

Bu videolarda herkesin aşina olduğu yüzleri kullanmak akıllıca geliyor çünkü, sadece Batesmotelpro’nun yeni videosu olması bile belli bir paylaşım oranını beraberinde getiriyor. Fakat ilk video gerçekten yaratıcı ve süper bir fikir olurken, benzer işlerle kendilerini tekrar etmiş duruma düşüyorlar. Bu da etkinliğini düşürüyor.

Yine de ortalamanın üzerinde, keyifli bir video olmuş. Hedef kitlesine ulaşacak ve siteye yönlendirecek gibi görünüyor. Ekibin yine ellerine sağlık!

[HTML1]

Sosyal Medyanın Etkisiz Kullanımı


 

Sosyal medyanın gittikçe artan ünüyle birlikte, kullanımı da artıyor. Neredeyse tüm firmalar, sosyal medyada yerlerini almaya başladılar. Fakat kaç firma, bu alanda geçekten yer alıyor? Sosyal medyada etkili kullanıldığında, büyük etkileşimlere yol açması saniyeler alsa da,bence bu kadar ortalama projenin içerisinden sıyrılmak da gittikçe zorlaşıyor. Sosyal medyada yer alınması gerekliliğiyle hareket eden firmalar, takibi eksik, kapsamı küçük ve etkisi az projelere yöneliyorlar.

Şu sıralar etrafımda oldukça fazla sosyal medya projesi görüyorum. Bu projeler ağırlıklı olarak projeyi paylaşmak için bir ücret alan ve sosyal medyayı aktif olarak kullanan kişilerin “feeder” olarak yer almasıyla ilerlediği için, gerçekte sosyal medyayı bu kadar konuşulur ve yer alınmak istenen etkisinin dışına çıkartıyor. Sosyal medyanın etkisinin kaynağı, kişilerin duygularını kolayca paylaşabilmesi olduğu için, bu etkiyi kamçılama amaçlı, müşteriye yönelik hareketlerden çok, sahte durumlar yaratılması, aslında sosyal medyanın özünü de zedeliyor.

Bunun yarattığı ters etkileri gözlemleyebileceğimiz örnekleri de oluyor. Ben & Jerry’s markasının her yıl 23 Mart günü gerçekleştirdiği “Free Cone Day” bir çok sosyal medya mecrasında paylaşılmıştı. Fakat bu kampanya tüm Ben & Jerry’s mağazalarına duyurulmadığı için, problem yaşanmış ve bir çok müşteri ” biz öyle bir şey bilmiyoruz” denerek geri gönderilmişti. Friendfeed’de açılan bir başlıkta tepkilerini belirtenlerin arasında yorumlarda kendisinin sorunsuzca caddebostan şubesinde dondurmasını yediğini söyleyen birinin, Facebook’daki organizasyon sayfasını kuran kişi çıktığında, güvenilirlik iyice azalmış, tepkiler artmıştı.

Paylaşma isteği yaratan, eğlenceli, yaratıcı ya da kişilerin gerçekten içselleştirebildikleri projelerin peşinde koşmak yerine, sonrasında hatırda kalmayan ya da iyi yönetilmediği için hem sosyal medyanın hem markanın güvenilirliğini sarsan projelerle vakit harcanıyor. Her marka sosyal medyada yerini almalı fakat, bu doğru bir planlamayla olmalı, sözde gerçekleşmemeli. Sonunda bu mecranın tüketim hızını göz önüne alıp, buna göre davranan markalar kazanacak.

Başarılı olanlar kadar, başarısızlardan da ders almamız gerekir! Sizlerin bir şekilde denk geldiği fakat başarısız bulduğunuz kullanımlar varsa, yorumlarda paylaşırsanız çok sevinirim :)

FriendFeed Kullanıcı Profili


 

Çevremde kullanımının gittikçe artığını gözlemlediğim FriendFeed’in ülkemizdeki kullanıcı profilini belirleme amaçlı, Pazarlamadunyasi.com ve Hiperaktif DotCom Agency işbirliğiyle bir araştırma gerçekleştirilmiş. Bu araştırmadan, kullanıcıların %18’inin pazarlama alanında çalışan kişiler olduğu ortaya çıkmış. FriendFeed’in pazarlama dünyası arasında kullanımının diğer alanlara oranla çok daha fazla olması nedeniyle, belki de bu mecranın gelişimini tarafsız olarak gözlemleyememiş olabileceğim sonucunu çıkardım. Dünyada kullanımının çok yoğun olmadığını bilsem de, anlaşılan bizdeki gelişimi devam ediyor.

* FriendFeed Kullanıcı Profili Araştırması'ndan alınmıştır.

Araştırma aslında bu mecranın kullanımının daha çok pazarlama ve sosyal medya ile ilgilenen ve bu alanlarda çalışan kişiler arasında geliştiğini, ve iletişimin aslında biraz kapalı ve sektörel ilerlediğini gösteriyor. Bu durum reklam amaçlı kullanımda hedef kitleyi kendiliğinden daraltıp, bir çok açıdan avantaj sunsa da, FriendFeed’in reklam amaçlı kullanımda daha geniş kitlelere hitap etmek isteyen markalar için çok iyi bir çözüm olmadığını gösteriyor.

Temmuz ayı verilerine göre hazırlanan bu tabloda Friendfeed’i en yoğun kullanan ülkenin Türkiye olması ise ilgimi çekti. Daha önce FriendFeed’in kurucusu Bret Taylor’un Kasım 2009’da paylaştığı bir grafikte da görüleceği gibi, pastadaki Amerika dışında en büyük pay Türkiye’ye aitmiş. Kullanıcı sayısı halen Amerika’dan daha az olsa da, Türkiye’deki kullanım yoğunluğu, en çok kullanılan dilin Türkçe olmasına sebep olacak kadar fazla.

* kawakumi.com'dan alınmıştır.

Pazarlama alanındaki bu yoğun kullanımının sebebini ise, takip etmenin gittikçe zorlaştığı bir zamanda sektörün gündemini sıcak bir şekilde sunması ve bunu etkileşimli bir hale getirmesi olarak görüyorum. Genelde kullanım sebebinin fikir paylaşımı olması, artık rağbet görmeyen forum kullanımının burada daha odaklı olarak gerçekleştiğinin bir kanıtı. Ayrıca bir yandan daha kişisel paylaşımların olduğu Facebook yerine Friendfeed’in kullanımı, iş ve özel hayatı biraz ayrıştırmak olabilir. İş alanında (ya da başka konularda) paylaşım yapmak isteyen fakat, özel hayatını herkese açmak istemeyen kullanıcılar için oldukça ideal bir ortam mevcut. Forumlardaki gibi tamamen sanal bir ortam yerine, kişilerin bireysel markaları için yararlı gördükleri ve network açısından değerli bir ortam olmasının da etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum.

Twitter’dan daha keyifle takip ettiğim bir mecra olan FriendFeed’in bizlerin paylaşım yapısına daha yakın olduğu görüşündeyim. Konuşmayı, başkalarının fikirlerini okumayı seven bir toplum olarak, bu mecranın henüz gelişimine devam ettiğini düşünüyorum.

Chatroulette’te The Last Exorcism Virali


 

Bir arkadaşımın paylaşımı ile gördüğüm bu harika virali sizlerle paylaşmak istedim.

Kişilerin birbirlerini tanımadan video chat yaptıkları Chatroulette sitesinde gerçekleştirilen bu kampanyada, güzel bir kız ile konuşan kişiler, farklı beklentiler içerisindeyken, karşılarında bir şeytan görüyorlar ve bunun aslında 26 Ağustos’ta vizyona gireceği belirtilen The Last Exorcism filminin reklamı olduğu ortaya çıkıyor.

Engin’in Dr Pepper’dan Chatroulette’te 1 Nisan Şakası yazısında yazdığı gibi Chatroulette, ilginç medya kullanımlarına olanak sağlıyor. Bu kampanyanın da Chatroulette’i tercih etmesi ve insanları şaşırtarak viral haline getirmesi, aynen Twitter örneğindeki gibi, bu sosyal mecraların başlangıçtaki kullanım amacının dışında kullanıcılar tarafından farklı anlamlar kazanması bakımından ilgi çekici ve kampanyayı farklı kılmış. Gerçekten süper olmuş, görsem korkardım!

[HTML1]

Facebook Places Duyuruldu


 

Facebook hayatımızın her alanını sanallaştırma konusunda bir adım daha atarak lokasyon bazlı servisi Facebook Places’i duyurdu.

Akıllı telefonlar ile birlikte artan mobilite sayesinde hayatımıza giren Foursquare ve Turkcell tabanlı Gezenzi gibi bir çok yerel servis, sosyal medya faktörünü yaşam alanımıza taşıyor. Bu alanda atılım yapması beklenen Facebook, 18 Ağustos’ta Places servisini duyurdu.

Advertising Age‘e göre, Places 3 önemli özelliğe sahip olacak. Bunların ilki, kullanıcıların nerede olduklarını arkadaşları ile paylaşabilmeleri olacak. İkinci olarak, yakınlarda hangi arkadaşlarının olduğunu görebilecek olan kullanıcılar, aynı zamanda bu servis sayesinde çevrelerindeki yeni yerleri de keşfedebilecekler. Fotoğraf albümlerinin bir sonraki aşaması olan Places ile Facebook hikayelere odaklanıyor. Zaman ve mekan bağlantılarını arttırarak kullanıcılarını sabit birer profil sayfası olmaktan çıkarıyor.

Aslında bu konuda öncü değil. Fakat 500 milyonu aşan kullanıcı tabanı ile Facebook Places, bu alandaki uygulamalar için tehlike arz ediyor. Mashable‘ın canlı yayınladığı basın toplantısında bunun farkında olan Gowalla, Foursquare ve Yelp, şimdiden Places ile entegre olacaklarını açıklamışlar. Places servisinin Foursquare’den farkının ise kişilere çevrelerindeki yerleri sıralamaktan çok, zevklerine göre öneriler sunmak olacağı belirtilmiş. Bu aşamada yine kişiselleştirme oyuna giriyor.

Mark Zuckerberg açıklamasında henüz gelir modeline yer vermemesine rağmen, bunun geliştirileceğinin sinyalini de vermiş. Bir çok yerel işletme için çok iyi bir fırsat olacağına eminim. Şu anda Gezenzi’nin reklamları ile tanıtmakta ve insanların kullanımını arttırmakta olduğu yerel uygulamalar, Facebook’a yöneleceğe benziyor.

Güvenlik konusunda ağzı yanan Zuckerberg, servisi duyurduğu gibi bu konuda dikkatli davranacaklarını, servisi kapatma seçeneğinin her zaman yer alacağını ve güvenlik seçeneklerini özelleştirme şansının bulunacağını belirtti.

Kullanılmaya başladığı anda mekanların kaydolmuş olması ve servisin kullanılabilir olması istendiği için, ilk olarak ABD içerisinde hizmete girecek olan Places’i merakla bekliyorum.

Sendezipla.com


 

Viral çalışmalar ülkemizde de gittikçe artıyor. Her ne kadar Sende Zıpla sitesinin amacı zıplayan kişilerin ilgi görmesi ve bunu viral haline getirmek olsa da, ben bu siteyi başka bir şekilde fark ettim.

Doğru sorular Sexy Evening Dresses online sorulduğunda doğru cevapları bulmak da zor değil. Sende Zıpla Sexy Prom Dresses online sitesi bunu başarmış. Amacınız mümkün olduğunca fazla ilgi çekmek ise, insanların en fazla olduğu noktada bulunmanız gerekir. Bu amaçla Taksim Meydanı’nı seçen Sony Ericsson, meydana oldukça basit, renkli kağıtlar üzerine Sende Zıpla yazarak Fransız Kültür Merkezi’nin üzerine asmış. Bu basitlik sayesinde, gözünüz yorulmadan, Taksim’deki bir çok afiş arasından sıyrılarak ilginizi çekiyor. Artık reklam çalışmalarından sıkılmış olanlar için bir Sony afişinin yapamayacağı şeyi, bu amatör ruhlu renkli kağıtlar başarıyor.

Siteye girdiğimizde bu çalışmanın Sony Ericsson Aino için gerçekleştirildiğini görüyoruz. PS3’e uzaktan bağlanabilen, FIFA oyunlarını destekleyen, 8.1 mp kameraya sahip bir telefon olduğu için, eğlence yönü ağır basıyor ve bu nedenle bu kampanya da oldukça uyumlu buldum. Daha önce Avrupa’nın çeşitli kentlerinde gerçekleştirildiği belirtilen bu Zıp Zıp İstilası projesinin İstanbul ayağı ilk gün 250 kişiyle gerçekleştirilmiş.

Zıplayan kişilere denk gelmediğim için insanların tepkisini değerlendirmem zor fakat, videolardaki görüntülerden oldukça keyifli bir proje olduğunu anlamak mümkün. Denk gelmiş olsaydım, mutlaka zıpzıpları dener, bu çılgınlığın bir parçası olmak isterdim.

İçini Göster Virali


 

Bir paylaşım sayesinde ulaştığım bu viral siteyi yaratıcı buldum.  Paylaşmadan ve değerlendirmeden önce projenin sonlandırılmasını bekledim, nasıl tamamlanacağını merak ettim.

İlgi çekmek için güzel 3 kızı kullanan bu site, bir süre boyunca (geri sayım şeklinde ilerlediği için ne kadar süre olduğunu bilmiyorum) oylamada en çok oyu alan kızın içini göstereceğini iddia ediyordu. Bunu ise bir HD çekim yapabilen kamera ile gerçekleştireceklerini söylüyordu. Pamuğun normal ekran üzerinden HD çekim yapabilen kamera ile kayıt yapıldığında görünmediğini deney ile gösteriyorlardı.

Site tam istediği ilgiyi elde ettiği esnada geri sayımı tamamladı. Bir açıdan güzel bir zamanlama olmakla birlikte biraz daha uzun bir süre ile çok daha fazla kişiye ulaşabilirlerdi. Bence zaman sınırlaması yerine, belli bir oy miktarına ulaşmayı hedef koyulsaydı daha iyi bir ölçüm olabilirdi.

Basit, komik ve eğlenceli bir fikir olduğu ve amatör görüntüler samimi durduğu için ekibi kutluyorum. Telefonun proje kanıtlanırken oynaması, ufak tefek hatalar daha da sevimli kılmış.

Sonlandığında bu viralin aslında Samsung‘un HD çekim yapabilen telefonları ile ilgili olduğunu öğrendik. Üniversitelerde ekipler oluşturularak projeler gerçekleştiren Samsung Mobilers kapsamındaki projeyi sunan kişi aslında viral amaçlı olmadığını, viralin ne olduğunu bilmediğini açıklasa da, amacına ulaşmış görünüyor.

[HTML1]

Next Page » Scroll to top