Posts by: Engin Bali

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret bölümünden 2008 yılında mezun oldum. 2009 yılında Berlin’de Facebook’a oyunlar (Brain Buddies, Bubble Island, Monster World) yapan “wooga GmbH” isimli sosyal oyun şirketinde Uluslararası Pazarlama Yönetici Yardımcısı olarak çalıştım. Sonra Budapeşte’de “Carussel Group” isimli Digital Pazarlama ve CRM Danışmanlığı şirketinde Proje Yöneticisi olarak çalışmaya başladım. Şubat 2010′dan bu yana bu şirkette çalışıyorum.

Olla Condoms Size Arkadaşlık Teklifi Gönderdi


 

Bir gün Facebook’unuzu açtığınızda sizin isminiz + Jr. (Örnek: Engin Bali Jr.) isimli bir bebeğin size arkadaşlık teklifinde bulunduğunu görseniz ne hissedersiniz? Olla Condoms’un Brezilya’da yaptığı bu kampanyanın videosunu buradan izleyebilirsiniz.

Facebook kullanımı yapılan yüzlerce fake hesap aracılığıyla olmuş. Fikir çok güzel ama bu sahte hesapların Facebook’ta yaratılmış olması kampanyayı riske atıyor. Masrafı gayet düşük olan bu kampanyada en fazla ihtiyaç duyulan şey insan gücü ve bu gerilla kampanya birçok bloga konu olmayı başararak viralliğini arttırmış. Buna rağmen, yapılan facebook hesapları maalesef yalnızca arkadaşlık teklifi için değerli, şu haliyle kampanyanın başarısına ilerleyen aşamalarda katkıda bulunması pek mümkün değil. Halbuki biraz daha üzerinde düşünülse bu aşama da çok daha yaratıcı hale getirilebilirmiş. Yine de beğendim…

Zynga Gözünü Türk Kullanıcılara Dikti!


 

Facebook’un bu kadar hızla büyümesinden en fazla faydalanmış şirket olan Zynga oyunlarını Türkçe’ye çevirmenin yanısıra Türk kullanıcılara daha iyi hizmet verebilmek adına Peak Games isimli oyun şirketinde Topluluk Direktörü olarak çalışan Özgür Bayraktar’ı Dublin ofisine transfer etti.

Bu işe alım ile birlikte sosyal medya araçlarını daha etkin ve düzenli bir şekilde kullanmayı hedefleyen Zynga’nın resmi blogu, forumu, YouTube kanalı, Twitter sayfası ve Türkçe olarak oynanabilen her oyun için Facebook sayfası şu anda aktif. Twitter sayfasında ünlüler ile çalışan ve çeşitli kampanyalar ile viral olarak yayılmayı hedefleyen Zynga çok kısa süre içerisinde 5-6 haneli takipçi sayısına ulaşacak gibi görünüyor.

Socialbakers istatistiklerine göre Facebook’taki en büyük 5. topluluğa sahip olan Türkiye’deki kullanıcılar için bugüne kadar bir Topluluk Uzmanı işe almayan ve bu markete fazla önem vermeyen Zynga için ne değişti peki? Kişisel düşüncem cevabın hızla büyüyen Türk ekonomisi olduğu yönünde. Sosyal oyun şirketleri genelde Batı Avrupa ülkelerine daha fazla önem verir çünkü o ülkelerden engage olan oyuncular daha karlıdır, mikro ödeme yaparak daha fazla sanal ürün satın alırlar. Özellikle 2011’de Türkiye’nin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisi olmasıyla Zynga’nın Türk kullanıcılardan elde etmeyi hedeflediği geliri artırdığını tahmin ediyorum.

That calls for a Carlsberg


 

Sıradan bir gün, kız arkadaşınız ile sinemaya gitmeye karar verdiniz ve bir film için biletinizi aldınız. Patlamış mısırlarınızla birlikte salona girdiğinizde salonda 148 tane iriyarı motorcu ve ortalarında 2 tane boş koltuk görürseniz ne yaparsınız?

Carlsberg’in bu viral videosundan bir arkadaşım “peki sen ne yapardın?” diye sorduğunda haberdar oldum. İzledikten sonra aynı soruyu kendime de sordum. Demek ki yayılması kolay ve güzel bir çalışma. Olayın absürd olması ve kendinizi o kişilerin yerine koymanız viraliteyi artırıcı faktörler gibi görünüyor.

Google Analytics’te İki Önemli Yenilik


 

Google Analytics’i sıklıkla ve ileri seviyede kullananlar için önem taşıyan iki yenilik geçtiğimiz günlerde Google tarafından duyuruldu. Bunlardan ilki ziyaretlerin sayılması ile ilgili değişiklik ve diğeri ise dönüşümleri daha detaylı bir şekilde inceleyebilmeye imkan tanıyan çok kanallı dönüşüm hunisi verileri…

Oturum güncellemesi değişiklikten önce

  • Bir tekil kullanıcının sayfa gösterimleri arasında 30 dk geçtiğinde,
  • Gün sonunda,
  • Bir kullanıcı tarayıcısını kapattığında,

yapılıyordu. Değişiklikten sonra ise oturum aşağıdaki durumlarda sonlandırılacak;

  • Bir tekil kullanıcının sayfa gösterimleri arasında 30 dk geçtiğinde,
  • Gün sonunda,
  • Kullanıcının trafik kaynağı bilgileri değiştiğinde – utm_source, utm_medium, utm_term, utm_content, utm_id, utm_campaign, ve gclid.

Bu değişikliğin ziyaret sayılarında %1’in altında bir artışa neden olabileceği Google tarafından belirtilmiş.

İkinci yenilikle Google Analytics kullanıcıların arama kalıplarını öğrenmek açısından çok değerli olan dönüşüm hunisi verilerinin öncesini de öğrenebilmemizi sağlıyor. Çok kanallı dönüşüm hunisi raporları sayesinde bir kullanıcının bir websitesinde dönüşüm gerçekleştirene kadar olan etkileşimlerini görebilmek mümkün. Örneğin: bir e-ticaret sitesinden alışveriş yapan bir kullanıcı dönüşüm gerçekleştirmiş sayılır. Websiteleri için dönüşümü gerçekleştiren kişinin siteye ne yolla – doğrudan, yönlendiren siteler, reklam kampanyaları, arama motorları- ulaştıkları yani “trafik kaynağı” hayati önem taşımaktadır. Özellikle e-ticaret şirketlerinin pazarlama planlarında bu bilgiler büyük öneme sahiptir.

Peki çok kanallı dönüşüm hunisi neden önemli? Çünkü yukarıdaki paragrafta görülen trafik kaynağı, dönüşümü gerçekleştiren kişinin websitesi ile önceden olan etkileşimlerine yer vermez. Halbuki kullanıcıların birçoğu bu siteye önceden farklı trafik kaynakları ile ulaşmış olabilir ve bunu gözardı etmek bu bilgilere dayanarak plan yapan şirketler için yanıltıcı olabilir. Çok kanallı dönüşüm hunisi de aynı tarayıcı ve bilgisayardan son 30 günde gerçekleşen etkileşimleri çerezler ile kaydederek dönüşümle sonlanan bir etkileşim dizisi yaratır. Örneğin, bir kullanıcı google’daki reklamınıza tıklar ve sonra doğrudan ziyaretçi olarak geri dönerek dönüşüm gerçekleştirirse Google Analytics’te doğrudan trafik “son etkileşim dönüşümü”, organik ziyaret ise “desteklenen dönüşüm” olarak gösterilecektir.

Daha fazla bilgi için resmi Google Analytics blogu ziyaret edilebilir.

Ask.com’un Google Arama Ağı Reklamları


 

Google’da “panasonic klima” kelimesiyle arama yaparken Ask.com reklamını görünce bunu mutlaka Marketoloji’de paylaşmalıyım diye düşündüm! Konu açılmışken RealTimeStats.com’un global arama motoru pazar paylarına da göz gezdirdim. Google 84% ile açık ara önde bulunuyor.

Tabi ki Google reklamlarını rakipleri ya da takipçileri de kullanmalı, ama bir arama motorunun başka bir arama motoru üzerinde reklam kullanması bir bakıma doğru değil. Google’a gelip arama yapan bir kişi ask.com’un 7. sırada bulunan reklamına tıklayarak bu sefer de ask.com’un arama sonuçlarına yönlendirilmek ister mi bilemiyorum. Eğer aradığı sonucu Google’da yaptığı aramada bulamamışsa ve bunu Ask.com’da bulmayı umuyorsa o başka…

Facebook’un Yeni Tasarımı


 

Facebook tasarımında her gün bir yenilik görmeye alıştık. Dün Facebook’umu açtığımda önemli bir değişiklik ile karşılaştım. Facebook, haber kaynağı sayfasının sağ kısmını da bir nevi haber kaynağı olarak kullanmaya başladı, daha çok Twitter ve Friendfeed’den aşina olduğumuz haliyle ama… Yorumlar, postlar, arkadaşlıklar, paylaşılan tweet’ler sürekli burada akıyor. Ortadaki ana haber kaynağı ise biraz daha rahatlamış sanki bu şekilde. Başka değişiklikler de göze çarpıyor ama bence en önemlisi bu. Bu değişiklik ile birlikte ana sayfadaki dinamizm korunmaya çalışılmış sanki.

Bu yazıya göz attığınızda “ne diyor bu adam” diyebilirsiniz çünkü Facebook bu değişikliği test etme aşamasında. Bu nedenle yalnızca kullanıcıların belli bir kısmı yeni tasarımlı Facebook’u kullanıyor. Yeni tasarımı görmeyenler yukarıdaki, ekranımdan aldığım screenshot’a bakarak neyden bahsettiğimi anlayabilir. Websitelerini, oyunları, newsletter’leri vs. optimize etmek amacıyla yapılan bu testlere Facebook en sıklıkla başvuran sitelerden bir tanesi diyebiliriz. Peki bu testler nasıl adlandırılıyor? (Facebook sayfamızda yaptığımız anket sonucunda takipçilerimizin bizden daha fazla pazarlama terimi açıklamamamızı istediğini farkettiğimiz için yazıya bu şekilde devam edeceğim :) )

Bu testlerden bahsetmek için Google Websitesi Optimize Edici’den bahsedeceğim. Google Websitesi Optimize Edici, websitesi yöneticilerinin sıklıkla başvurduğu bir optimize etme aracıdır. GWOE ile İki tür test yapılabilir; A/B Testi ve Birden Fazla Varyasyon Testi.

A/B Testi Google‘da şu şekilde açıklanmış; A/B denemesi bir sayfanın tamamen farklı iki (veya daha fazla!) sürümünün performansını test etmenize imkan tanır. İlk test sayfanızla — içeriğini test etmek istediğiniz sayfayla — işe başlayın ve sonra bu sayfanın alternatif sürümlerini oluşturun. Alternatif sayfalarınızda ne seçtiğinize bağlı olarak bir sayfanın içeriğini, görünüm ve izlenimini veya alternatif sayfalarınızın düzenini değiştirebilirsiniz. Kullanıcıların hangisine daha iyi yanıt verdiğini görmek için orijinal sayfanız ve alternatif sürümlerinize gelen trafiği değiştireceğiz. Facebook’tan bir örnek vermek gerekirse Mert’in 10 Şubat 2010’da yazdığı bu yazıya göz atmanızı öneririm. Arama kutusunun ortaya taşınması sayfa gösterimlerini, logout düğmesinin iki tıklama uzağa taşınması da sitede kalma süresini artırıcı denemeler. Facebook bu değişikliklerin sonuçlarını A/B testleriyle ölçerek tasarımdaki değişikliklere gidiyor.

Birden Fazla Varyasyon Testi ise optimizasyon için kullanılan diğer bir yöntemdir. Google bu test yöntemini şu şekilde açıklamaktadır; “Web Sitesi Optimize Edici farklı sayfalarda görünen varyasyonlarla deneme yapar. Örneğin üç sayfaya yayılmış bir çıkış işlemi için en iyi kombinasyonu aradığınızda bu kullanışlıdır. Web Sitesi Optimize Edici her sayfa için tüm varyasyonları kullanarak kombinasyonlar oluşturur ve deneme raporlarınızda en iyi dönüşüm kombinasyonunu listeler.”

Bakalım bu yeni cesur değişiklik istenen sonuçları vererek herkes için geçerli olacak mı…

E-ticaret Sektörü Facebook Kullanımında Nerede?


 

Bu soruyu bana önceki gün iş arkadaşım, sunumu için yardım almak amacıyla bana yöneltti. Ucuzu.com’un Türkiye’de ofisi olsa da, ben şirketin genel merkezinin bulunduğu Budapeşte ofisindeyim. Macaristan fiyat karşılaştırma sitesi olan Arukereso.com’da ve genel olarak Macaristan’da şirketler Facebook kullanımında çok istekli ve kullanıcılar da son derece interaktif. En sıradan postları bile onlarca kişi beğeniyor, yorumlar yazılıyor, resimler gönderiliyor vs. Ancak, aynı postları da göndersek Türkiye’de bu sinerjiyi yakalayamıyoruz. İşte iş arkadaşımın sorduğu soru aslında buydu; Türkiye’de Facebook kullanımı Macaristan’dan farklı diyebilir miyiz?

Evet dedim, kesinlikle diyebiliriz… Bu bence Türkiye’nin Facebook kullanımında olgunluk dönemine geçmiş olmasından kaynaklanıyor. Artık beğendiğimiz sayfalar, katıldığımız gruplar konusunda daha seçiciyiz, Facebook’ta gördüğümüz her renkli sayfaya, her eğlenceli oyuna balıklama atlamıyoruz. Her konunun altına yorumlar yazmıyoruz. 2008’den bu yana Facebook’taki en büyük 3-4 topluluktan bir tanesi olduğumuz için, yerel sosyal ağ sitesi olan iwiw’i bırakıp Facebook’a 7-8 aydan bu yana adapte olmuş Macaristan’dan farklıyız.

Inside Facebook’ta 12 Haziran 2011’de yayınlanan bu yazı aslında yukarıda anlattığım şeyi destekliyor. Yazıdan ilgi çekici birkaç paragraf ise şu şekilde; 

“Most of the new users continue to come from countries that are relatively late in adopting Facebook, as has been the trend for the past year.

“the United States lost nearly 6 million users, falling from 155.2 million at the start of May to 149.4 million at the end of it. This is the first time the country has lost users in the past year. Canada also fell significantly, by 1.52 million down to 16.6 million, although it has been fluctuating around that number for the past year. Meanwhile, the United Kingdom, Norway and Russia all posted losses of more than 100,000.”

Buna göre, Facebook’u daha önce kullanmaya başlayan ülkelerde geçen ay ilk kez düşüşler yaşanmaya başladı. Ancak, Facebook’a yeni yeni ısınan ülkeler sayesinde Facebook kullanıcı sayısını artırmayı sürdürmeyi başarıyor yine de. Bence bunun nedeni Facebook’un insanları artık yeteri kadar heyecanlandıramaması ve artık çok “kool” olmaması maalesef. Türkiye bu sıralamada doygunluğa ulaşmış ABD ile early adopter Macaristan’ın arasında yer alıyor.

E-ticaret konusunda ise durum şöyle; yaptığım ufak araştırmalar sonucunda gördüm ki şirketler Facebook’u kullanmaya çalışıyor, ancak kullanıcılar postlara ve içeriklere aldırmaksızın her yere sipariş numaralarını ve şikayetleri yapıştırıyor. Yani şirketler hala heyecanlı ama kullanıcılar değil. Hepsiburada.com’un Facebook sayfasından aldığım yukarıdaki resimde görüldüğü gibi, Hepsiburada.com post etmeye çalışırken aşağıdaki yorumların tamamı şikayet ve soru dolu. Bu sadece Hepsiburada.com için değil, bir çok e-ticaret şirketi için geçerli bir sorun ve bu sorun şirketlerden değil kullanıcılardan kaynaklanıyor. Tabi bu kanalı tamamen müşteri hizmetleri amacıyla kullanmak bu ve buna benzer durumlarda daha mantıklı olmaz mıydı bilemiyorum.

Next Page » Scroll to top