The 2018 World Cup


 

The 2018 World Cup is fast approaching, with national sides making their final preparations ahead of this summer’s tournament.

We now know the groups after December’s draw. England have been put together with Belgium, Tunisia and Panama in Group G.

Gareth Southgate’s side were not among the top seeds, meaning they featured in pot two during the proceedings.

And with England’s route now mapped out, Southgate will be able to ramp up preparations for the 2018 tournament. 2018 World cup, football News ,Gaming ,Betscore ,Casino …..Sports.vin

İçerik Harikası: Quora


 

The 2018 World Cup is fast approaching, with national sides making their final preparations ahead of this summer’s tournament.

We now know the groups after December’s draw. England have been put together with Belgium, Tunisia and Panama in Group G.

Gareth Southgate’s side were not among the top seeds, meaning they featured in pot two during the proceedings.

And with England’s route now mapped out, Southgate will be able to ramp up preparations for the 2018 tournament. 2018 World cup, football News ,Gaming ,Betscore ,Casino …..Sports.vin

Turkcell’e Krizde Olduğunu Söylemeyin!


 

ワイヤレス充電器 ケータイ AC充電器 シリコン ケータイ カバー iPhoneケース iPhoneシリコンケース ,mobicut
wireless charger , wireless phone charger, fast wireless charger,Fast Qi Wireless Charging ,qi wireless charger,wireless phone charger,Wireless Charger Stand ,fantasy wireless charger
iphone cases,iphone x cases,phone cases,iphone cover,best iphone cases,case iphone,phone cases for iphone ,iphone 7 phone cases,cell phone cases,cool phone cases,designer phone cases,cool iphone cases,phone covers,liquid silicone phone case,silicone phone case,silicone case for iphone,cell phone case,silicone Gel Rubber case,liquid silicone phone cover ,soft silicone phone case
Mobile phones have become more than just a device to contact your friends or relatives. As the new phones keep launching one by one, the need of protecting their fragile bodies seems to be equally essential. The usage of a phone is so frequent that it requires being secured from dents, scratches, and cracks. You can find colorful and unusual iPhone cases online. But it is sometimes difficult to choose the right cover that protects your phone without spoiling its looks.iPhone Case, iPhone Charger, Wireless charger ,MobiCut.com

Alışveriş ve İkna Ortamlarında Akıllı Davranma 2 – Door in the Face


 

磻쥹 ` AC ꥳ ` Щ` iPhone` iPhoneꥳ` ,mobicut
wireless charger , wireless phone charger, fast wireless charger,Fast Qi Wireless Charging ,qi wireless charger,wireless phone charger,Wireless Charger Stand ,fantasy wireless charger
iphone cases,iphone x cases,phone cases,iphone cover,best iphone cases,case iphone,phone cases for iphone ,iphone 7 phone cases,cell phone cases,cool phone cases,designer phone cases,cool iphone cases,phone covers,liquid silicone phone case,silicone phone case,silicone case for iphone,cell phone case,silicone Gel Rubber case,liquid silicone phone cover ,soft silicone phone case
Mobile phones have become more than just a device to contact your friends or relatives. As the new phones keep launching one by one, the need of protecting their fragile bodies seems to be equally essential. The usage of a phone is so frequent that it requires being secured from dents, scratches, and cracks. You can find colorful and unusual iPhone cases online. But it is sometimes difficult to choose the right cover that protects your phone without spoiling its looks.iPhone Case, iPhone Charger, Wireless charger ,MobiCut.com

Alışveriş ve İkna Ortamlarında Akıllı Davranma 1 – Foot in the Door


 

Psikolojiyle ilk tanıştığım lise yıllarından beri sosyal psikoloji ve bunun devamında pazarlama doktoramda tüketici psikolojisi en ilgimi çeken alanlardı. Bilimin bir amacı da çıktılarını insanlar yararına sunmaktır. Çoğu alışverişçinin en basit psikolojik temel efektleri bilmesi onları çok daha donanımlı ve korunaklı kılar. Bu konularla ilgiliyseniz “consumer empowerment”, “sustainable consumption” gibi kavramlar üzerine çalışmanızı önerebilirim.

Bu yazılarda ise çok basit yollardan ve günlük alışveriş ortamları örnekleriyle pazarlama ve ikna çabalarına direnç geliştirebilmeyi amaçladım. Tüketici psikolojisinin ortaya çıkardığı temel efektlerden biri “foot-in-the-door tekniği”. Yani kapı kapı dolaşan bir pazarlamacının sizin kapınıza gelip kapıyı açtığınızda ayağını girişe koyarak sizi ikna çabasına başlaması gibi somutlaştırabilirsiniz. Bilimsel açıklaması ise pazarlığı sizden büyük ve olmayacak bir istekte bulunarak açıp ondan sonra gelen (ve asıl amaç olan) makul isteğe razı etmek.

Foot-in-the-Door-Technique-300x281

Yüzyüze pazarlama yapanların klasik açılış cümlesi Taksim Meydanı veya Kadıköy’de “1 dakikanızı alabilir miyim?”dir. Eğer 1 dakikayı vermeye razı olduğunuzu belirten bir jest yaparsanız arkasından asıl istek (yani form doldurtma, kişisel bilgiler, tester denetme, sorular sorma, mağazaya davet etme vs.) gelecektir. Aynı taktiği çok büyük şirketlerde de gözlemliyorum. Örneğin TV’de shazam kullanan reklamlar sizden önce sadece telefonunuzu alıp müziği shazamlamanızı istiyor. Ancak buna razı olup ilerlediğinizde bilgiler doldurma, yarışmaya katılma vs. gibi yeni komutlar geliyor. Sanırım benim izlediğim reklam unilever’e aitti.

İnsan ilişkilerinde bile bazı insanların bilerek ya da bilmeyerek bu tekniği size karşı kullanabildiğini göreceksiniz. Örneğin 2015te yapılan bir çalışmada parkta oturan bireylerin yanına oturan kişi saati soruyor / sormuyor. Sonra bu kişi elindeki dergileri bilerek bankta unutup ayrılıyor. Deney sonuçlarına göre bankta oturan denek, ona saat soran kişinin dergilerine sahip çıkmaya daha meyilli oluyor (http://dx.doi.org/10.1024/1421-0185/a000155).

Bu psikolojik tekniğe direnç geliştirebilmek önemli. Yapılacak en iyi şey kafamızda bizden istenenleri ayrı ayrı değerlendirmek. Yani satıcıya “ben sizi dinlemek için 1 dakika ayırdım, bundan sonraki isteklerinizi düşünmem gerek” diyebilmek ya da marka ve kampanyalarından bizden isteklerini ayrı ayrı ölçerek devam etmek zorunda olmadığımızı, istenilen bilgileri vermek zorunda olmadığımızı düşünebilmek.

Fear of Missing Out’a Oynayan Markalar


 

Pazar araştırma ve tüketici içgörülerine oldukça fazla bütçe ayıran firmalar gün geçtikçe artıyor, bu sevindirici bir gelişme. Üstelik bu veriler en son yayınlanan akademik çalışmalarla da desteklendikçe tadından yenmiyor. Bu stratejiyi izleyen yerli firmaların da sayısının artmasını ve küresel firma rekabetine kafa tutmalarını diliyorum.

Son yayınlanan Nescafe Express reklamında gece partiye gitmeye üşenen bir genç kız ve bu kararı verirse neler kaçırabileceğini izliyoruz, sonuçta da bu genç kız Nescafeden aldığı enerjiyle üşenmiyor ve bu deneyim fırsatını kaçırmıyor. FOMO ( fear of missing out) kişinin olmadığı yerlerde ve katılmadığı etkinliklerde diğer insanların çok fazla keyif aldığı endişesini tanımlayan son nesil bir ifade. Özellikle sosyal medya çağında bir nevi parti ve tatil resimleri izleyerek yaşanan kıskançlık ve pişmanlıkların bir kısmını açıklaması bekleniyor.

Reklama akademik yazından bir diğer destek ise deneyimler literatüründen geliyor. Araştırmalara göre bir ürünü satın alırsanız (pahalı bir saat, lüks bir araba) yaşayabileceğiniz pişmanlık satın almama pişmanlığınıza göre daha yüksekken bir deneyime para öder ve yaşarsanız (tatil, parti, konser) yaşayabileceğiniz pişmanlık yaşamadığınızda yaşayacağınız pişmanlıktan daha az. Bu nedenle araştırmacılar maddi satınalmalarda çok düşünmenizi, deneyimsel satınalmalarda ise kaçırma riski almamanızı öneriyor. (Rosenzweig , E. Gilovich , T. (2012). Buyer’s remorse or missed opportunity? Differential regrets for material and experiential purchases. Journal of Personality and Social Psychology, 102, 215-223.)

Reklamı bir de bu perspektifle izleyelim:

https://www.youtube.com/embed/0Ugy5XfUrZI

Pazarlama Okullu mu Alaylı mı?


 

Bu yazının özellikle hem pazarlama veya ürün yönetiminde çalışıp hem de mba-yüksek lisans yaparken proje veya tez konusuna karar vermekte zorlanan beyaz yaka arkadaşlara yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Sakallı profesörlerin yaptıklarının ve derslerde uyuyarak dinlediklerimizin gerçek hayattan kopuk olduğu, çalışırken hemen hemen hiç bir işimize yaramayacağı artık çok klasik bir argüman oldu. Diğerlerini pek bilmem ama dünyadaki iyi ve sayılı pazarlama bölümlerinde, özellikle sosyal medya alanında, son derece günlük gelişmelerle paralel hatta bunların ötesinde araştırmalar yapılıyor. Bu yazıda akademik anlamda bugünlerde en popüler olan pazarlama ve sosyal medya konularından kısa örnekler vererek teknoloji, markalar ve tüketiciler üzerinden bir yol haritasına varmak istedim. İşte en yeni, en yoğun ve en cazip araştırma alanları:

  • Transmedya Tüketim

Transmedya Öyküler ya da Yakınsama Kültürü de (Convergence Culture) denilen bu kavrama aslında hiçbirimiz yabancı değiliz. Teknoloji, çeşitli yeni medya kanalları ve bilgi yoğunluğu ile artık izleyici ya da tüketici pasif değil, her türlü kaynağı kullanarak ona sunulanı sadece tüketmiyor, onu baştan yazıyor, eleştiriyor, büyütüyor ve dönüştürüyor. Bu kavramın en somut hali popüler dizilerin yarattığı kendi dünyaları yani sinema + TV + oyun birliktelikleri. Yüzüklerin Efendisi, Mario Bros ve en yeni örnek sayılabilecek Game of Thrones; kendilerini tek tip bir medyayla kısıtlamıyor, hayranları düzenli olarak bu türe ait kitapları, oyunları, posterleri, çizgi romanları, alternatif hikaeleri ve kahramanları, figürleri, hatta hayat tarzlarını her türlü medyadan topluyor, geri sunuyor ve tam bir dünya yaratıyorlar.

  • Sanal Topluluklar (Virtual Communities)

Gerek firmalar tarafından, gerekse akademisyenler tarafından çok cazip bulunan bir diğer konu da internetteki küçük klanlar, bağlılıkları, pratikleri ve güçleri. Örneğin “yalnız seyahat eden kadınlar” kulübü nasıl bir online kültür yarattı, tarzları nedir, ne yer ne içer nerelerden alışveriş yaparlar ve en önemlisi onlara nasıl ulaşılır? Aynı şey ilgi alanına göre online Star Wars hayranlarına en iyi nasıl ulaşabiliriz ya da bu flashmobcular nasıl organize oluyorlar, insanlar nasıl bir anda twitter’da örgütleniyor gibi sorulara da götürüyor bizi.

  • Birlikte Yaratma Pratikleri (Prosumption, Co-Creation)

Çok uzun zaman pazarlama anlayışı şöyle oldu: firma ve pazarlamacı sunar, tüketici tepki verir: beğenir, beğenmez; ikna olur, olmaz; satın alır veya almaz. Artık anlık ve efektif iletişim kanallarının açıklığı ve katılımcı tüketicilerle neredeyse üretici veya pazarlamacılardan çok tüketicilerin söz sahibi olduğu ürünler ve markalar var. Ürünün adından tutun içeriğine, nerelerde satılması gerektiğine, ne kadar olması gerektiğine ve ne şekillerde kullanılacağına artık tüketiciler karar verebiliyor. Bu uygulamaların en önemlilerinden biri crowdsourcing, yani herkesin katılımına açık inovatif fikir toplama uygulamaları. Bunun en iyi örneklerinden biri Doritos’un yeni lezzetini halktan kişilere seçtirme ve karşılığından cipsin satışından hisse vermesi şeklindeydi. Gittikçe bu uygulamaların artacağını, avantajları yanında dezavantajlarının da tartışılacağını öngörüyoruz.

Bu önemli konular dışında viraller, online reklam yöntemleri ve bunların etkinliğinin en doğru biçimde ölçülmesi ve tabi mobil tüketici ve uygulamalar da araştırmaların yeni odakları olacak.

Next Page » Scroll to top